
QSD güçleri, Siwediyê beldesini alarak Tebqa Barajı’nı kuşatmış durumda. DAİŞ’in Reqa’dan gelen ikmal yolu kesildi. Fırat’ın Gazabı Eylem Odası Sözcüsü Cihan Şêx Ehmed, operasyonun üçüncü aşamasının hazırlıklarını yaptıklarını söyledi.
Dihaber’den Nazım Daştan’a konuşan Eylem Odası Sözcüsü Cihan Şêx Ehmed, hamlenin birinci aşamasında olduğu gibi ikinci aşamasında da büyük başarılar elde edildiğini belirtti. Birinci aşamada Reqa’nın kuzeyi özgürleştirildi, ikinci aşamada ise kenti kuşatma amaçlı operasyonlar yapıldı. Operasyonun başarılı bir şekilde ilerlediğini aktaran Cihan Şêx Ehmed, “Güçlerimiz birinci aşamada hedeflenen alanı 7 gün içinde özgürleştirdi. Hatta planlanandan daha fazla alanı kurtardılar. İkinci aşamada Reqa’nın batısına yönelik hareket ettik. DAİŞ’in buralarda kendine merkez olarak seçtiği stratejik alanlar vardı. Özellikle Mehmudlî, Doğu ve Batı Caber köyleri ile Caber Kalesi üstlendikleri yerlerdi. Oraları özgürleştirdik. Bu kapsamda 2 bin 480 kilometreden fazla alan kurtarıldı” dedi.
Sadece askeri kazanım değil
Operasyonlarda esas olanın sivillerin can güvenliği olduğunu söyleyen Şêx Ehmed, yüzlerce insanı DAİŞ’ten kurtardıklarını, sadece askeri kazanımlar elde etmediklerini, siyasi ve toplumsal gelişmelere imza attıklarını vurguladı. Güçlerinin DAİŞ’in insanlarda kırdığı umutları yeniden yeşerttiğini kaydeden Ehmed, “Her özgürleştirdiğimiz yerde yurttaşlar bizi zafer işaretleri ile karşılıyor. Yeniden gülümseyebildiklerini görüyoruz. Bu bize büyük bir moral veriyor. Özgürlük umudu insanlarda yeniden canlanıyor. Hamlenin ikinci aşamasının en önemli gelişmesi ise Reqalı Arap aşiretlerin bize desteği oldu” diye konuştu.
Tebqa kuşatma altında
İkinci aşamanın halen devam ettiği bilgisini de veren Ehmed, Siwediyê beldesini alarak Tebqa Barajı’nı kuşatmaya aldıklarını, DAİŞ’in oraya getirdiği takviyelerin önünü kestiklerini, ikmal yolarının tamamen kesildiğini kaydetti.
Dünya derin nefes alacak
Reqa’nın tamamen özgürleştirilmesi için operasyonun süreceğine işaret eden Ehmed, basit ve kolay olmadığını, alınmasıyla Suriye halkı başta olmak üzere tüm dünya halklarının derin bir nefes alacağını vurguladı. Ehmed, şunları dile getirdi: “Burası onların başkentidir. DAİŞ, yaptığı bütün saldırıları Reqa’da planlıyor. Burası onların beynidir. Reqa’yı özgürleştirmek DAİŞ’i bütün alanlarda geriletecektir. Dolayısıyla hamle 5-6 aşamaya kadar da gidebilir. Bunu herkesin iyi bilmesi gerekiyor. Şimdi üçüncü aşamanın hazırlıklarını yapıyoruz.”
Destek zaferi erkene alır
Özgürlük operasyonu ile birlikte Reqalı birçok gencin saflarına katıldığını anımsatan Ehmed, “Uluslararası anlamda ve yerel anlamda ne kadar çok desteklenirsek DAİŞ’in yenilmesi o kadar çabuk olacak. Adım adım; temkinli ve acele etmeden ilerliyoruz. Hem savunma hatlarımızı iyice sağlamlaştırmak hem de güvenliğimizi iyice kontrol altına alabilmek için böyle davranıyoruz. Bu kaygıyı özellikle toplumsal anlamda güdüyoruz. Büyük bir inançla Reqa’yı özgürleştireceğiz” dedi.
Hazırlık kapsamında destek
Görevi devralan yeni ABD Başkanı Donald Trump yönetimi de YPG öncülüğündeki QSD’ye 4-5 gün önce ilk kez zırhlı araç ve ağır silahlar gönderdi. QSD Sözcüsü Talal Silo, Reuters’e yaptığı açıklamada, Trump’ın göreve başlamasıyla desteğin arttığına dikkat çekerek, daha önce bu formda destek almadıklarını vurguladı. Bunun yeterli olmadığını kaydeden Silo, ancak bunun yeni ve devam edecek desteğin işareti olduğunu söyledi.
Sputnik’ten Hikmet Durgun’a konuşan Fırat’ın Gazabı Eylem Odası Sözcüsü Cihan Şêx Ehmed, ABD öncülüğündeki Uluslararası Koalisyon varılan mutabakattan sonra hamlenini başladığını anımsatarak, her iki aşamada da desteğin olduğunu söyledi. Şêx Ehmed, sahada da Koalisyon savaşçılarının olduğunu aktardı.
Sputnik’e konuşan bir başka yetkili de “Ayrıca ağır silah kullanımı için de güçlerimize eğitim veriyor. ABD bize ısı güdümlü füze, kanas, havan topları, docka ve diğer silahlar ile araçlar veriyor. Silahlar çoğu zaman uçaklarla geliyor. Bazen de Kürdistan (Kuzey Irak) bölgesinden Sêmelka Sınır Kapısı’ndan Rojava’ya getiriliyor. Hummer araçları ve zırhlı personel taşıyıcı araçlar da 4 gün önce ABD’den bize geldi. Bu araçları Reqa operasyonunda kullanıyoruz. Bu araçlar gerekli; çünkü hem saldırılara hem de mayına karşı dayanıklı.”
Ajansa göre; Kanada’da kurulan şu anda dünyanın 8 ülkesinde çok uluslu olarak faaliyet gösteren IAG (International Armored Group) adlı şirketin ABD’de üretim tesisleri de bulunuyor. IAG Guardian APC olarak tanıtılan taşıyıcı, 4×4 yüksek korumalı bir zırhlı araç.Çatışma bölgelerinde askerlerin yanı sıra kolluk kuvvetleri tarafından da kullanılabilen taktik zırhlı araçta tam teçhizatlı 10 askeri personel taşınabiliyor.
IAG Guardian’ın 360 derece dönen taretine, makineli tüfek, füze ve bomba atar monte ediliyor. Araçta yangın söndürme sistemi, taktik tekerlekler, elektrikli vinç, monitörlü termal görüntüleme ve gözetleme kameraları, uzun menzilli ışıklar, VHF ve HF iletişim sistemleri bulunuyor.
ABD’nin öncülüğündeki Uluslararası Koalisyon’da Kanada da yer alıyor.
Reqa 25 kilometre ötede
Dihaber’den Nazım Daştan’a konuşan QSD Sözcüsü Telal Silo, halkların QSD etrafında birleştiğini; Suriye’de çözümün olabilmesi için daha büyük adımlar atacaklarını belirtti. QSD yapısının Suriye topraklarında taban bulduğunu; ülkedeki farklı kimliklerin birçoğunun QSD içerisinde yer aldığını; Suriye’nin birçok sorununa yapıcı projeler ürettiğini kaydeden Silo, “Radikal İslamcılar insanlara zulüm, acı ve katliamdan başka bir şey vermediler. Bu durum Suriye’de daha fazla acının yaşanmasına ve sorunun daha fazla derinleşmesine yol açtı. Halka ne proje sundularsa katliamdan başka bir şey getirmedi. Dolayısıyla Suriye halkı da artık bu yapılara inanmıyor. Nefes alabilecek, yaşayabilecek bir ortam arıyor. İşte QSD bunu sağlayabiliyor. QSD’nin geliştirdiği hava sadece askeri anlamda bir şeylerin gelişmesini sağlamıyor, aynı zamanda siyasi alanda da birçok olumlu gelişmeye yol açıyor” dedi.
QSD’nin yaşanan katliamlara ve acılara “dur” demek için Hol, Şedadê, Sirrin, Minbic başta olmak üzere birçok yeri özgürleştirdiğini hatırlatan Silo, bu yerleşim alanlarının yerel güçleri tarafından da büyük bir destek gördüklerini kaydetti. Suriye topraklarına çözüm getirebilmek için daha büyük adımlar atmaya hazırlandıklarını belirten Silo, şunları söyledi: “Fırat’ın Gazabı Hamlesinin ikinci aşaması kapsamında yüzlerce köy, onlarca mezra ve stratejik alan kurtardık. Req’ya yaklaşık 25 kilometre kaldı. Güçlerimiz operasyonu büyük bir moralle sürdürüyor. İstenilen ve planlan bir şekilde gidiyor. Bu güne kadar bir eksiklik olmadı. Başarılı bir şekilde devam ediyor.”
Reqa’yı özgür Reqalılar yönecek
Reqa’nın da özgürleştirileceğini belirten Silo, kentin hem halk, hem de askeri meclisinin olacağını; kenti yerlilerinin yöneteceğini söyledi. Reqa’nın hiçbir yere bağlı olmadan özgür yönetileceğini kaydeden Silo, “Şimdi cephelerde savaşan gençler Reqalı çocuklardır. O gençler kente gelecekler. Halklarını ve kentlerini DAİŞ zulmünden kurtaracaklar” dedi.
Türkiye hep engel oldu
Türkiye, YPG’nin öncülük ettiği QSD’ye destek verilmesini istemiyor. ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan Marie Harf, Ekim 2014’te PYD’yi terör örgütü olarak görmediklerini açıklamış, Washington yönetimi Eylül 2015’te YPG’yi de terör örgütü olarak görmediğini ilan etmişti. ABD’nin öncülük ettiği Koalisyon, Türkiye’nin tüm baskı, şantaj ve örtülü/açık saldırılarına rağmen desteğini sürdürdü, ancak QSD’nin istediği düzeye de vardırmadı. Trump’ın “güvenli bölgeler kuracağını” açıklamasıyla telaşlanan Ankara yönetiminin, bu son kapsamlı desteğin ardından iyice paniklemesi bekleniyor. Türk Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan da, günlerdir ABD Başkanı Trump ile en azından telefonla konuşmaya çalışıyor. Trump’ın koltuğa oturduktan sonra ilk aradığı liderler arasında Türk Cumhurbaşkanı yer almıyordu.
HABER MERKEZİ