QSD savaşçıları, Reqa kent merkezini DAİŞ çetesinden temizlemek için ‘Büyük Savaş’a devam ediyor.

YPP öncülüğündeki QSD’nin Aralık’tan itibaren çevresini özgürleştirdiği Reqa kent merkezine üç koldan başlattığı ‘Büyük Savaş’, bugün birinci haftasını tamamlıyor. Dün itibariyle kentin doğu, batı ve kuzeyindeki ilerleme devam etti. Savaşçılar Reqa’nın doğusundaki El-Meşleb ile batısındaki Sebahiyê mahallelerinin ardından kentte üçüncü mahalleyi de özgürleştirdi. İki gün boyunca şiddetli çatışmalara sahne olan Romaniyê Mahallesi kurtarıldı.

El Meşleb Mahallesi’nin ardından tarihi surların yakınlarında 4 noktada, dün saat 14.30 itibariyle şiddetli çatışmalar yaşanıyordu.

Kadınlar ön cephelerde

DAİŞ’in merkezine 17 askeri gücün içinde yer alan Arap, Kürt ve Süryani kadınlar, DAİŞ’ten kadınlar adına hesap sorduklarını dile getirdi. 

YPJ savaşçılarından Sema Sarya, kente giren ilk gruplar arasında olduklarını kaydederek, şunları söyledi: “İlk Mahalle olan El Meşleb Mahallesi’ni onlardan aldık. Daha sonra batı cephesinde bulunan Sehebiyê Mahallesi’ni de arındırdık. Kente giren ilk gruplardanız. Şimdi de kent merkezine mahalle mahalle ilerliyoruz. YPJ olarak bu hamle bizim için çok önemlidir. Tüm hamlelerde olduğu gibi yine ön cephelerdeyiz. Çünkü DAİŞ Ortadoğu’da bütün yaşam alanlarını öldürdü, buna da kadınları yok ederek başladı. Bu yüzden bizim için tarihi bir önemi var. Onların zihniyetine karşı kadınlar Reqa’ya yürüyor. Şimdi ev ev kadın düşmanı yapıyı yok ediyoruz. DAİŞ’i kalbinden vuruyoruz. Onları bu şeklide yok edeceğiz.”

Arap kadınlar hesap soruyor

Arap savaşçılardan Sozdar Jin de büyük bedeller ödeyerek Reqa’ya girdiklerini söyledi. Bütün kadınların DAİŞ’i yok etmek için seferber olduğunu dile getiren Jin, “Arap, Kürt ve Süryani kadınlar el ele verip savaşıyoruz. DAİŞ’in en büyük düşmanı kadınlardı. Onlara en büyük darbeyi de kadınlar vuruyor. Bu güne kadar nefes almalarına izin vermedik. Bundan sonra da izin vermeyeceğiz. Ev ev kenti onlardan alarak, bütün kadınları onların esaretinden kurtaracağız. Arap kadınlar olarak DAİŞ’ten intikamımızı almaya geldik. Onların bize çektirdiği acıların hesabını bir bir soruyoruz” dedi. 

Süryani kadınlar umut oluyor

Bethnahrin Kadın Savunma Gücü komutanlarından Mişel Devriye ise Süryani kadınların Bethnahrin adı ile hamleye katıldığını ifade ederek, Şedadê, Hol ve Minbic’ten bu yana DAİŞ ile savaştıklarını hatırlattı. Şimdi de Reqa’ya ilerlediklerini aktaran Devriye, şunları dile getirdi: “Şimdi onlara karşı birleştik. Başkent olarak gördükleri yeri sokak sokak, cadde cadde ve ev ev onlardan alıyoruz. Kısa bir süre içinde tamamını kurtaracağız. Esaret altında bulunan bütün kadınların umuduyuz. O umudun boşa olmadığını göstermeye geldik.”

Şehirlerini özgürleştiren savaşçılar

‘Özgürleştirildi’ kelimesi en çok savaşçıların hoşuna gidiyor. Özgürleştirilen yer savaşçının kendi evi ve mahallesi oldu mu, başka oluyor bu sevinç. Reqalı QSD savaşçısı İbrahim Xelef bu sevinci yaşayanlardan. Xelef bundan iki ay önce yaşadığı Reqa’nın Meşleb Mahallesi’nde DAIŞ’ın zulmünden kaçarak QSD’ye katıldı. Batı cephesinde savaştığı için doğudaki mahallesinin özgürleştirildiğini bizden öğrendi.

Xelef, şunlanı paylaştı: ”Her mahallesinde bir anım var, ancak Meşleb’in yeri bende başkadır. Ben ve arkadaşlarım, birkaç gün önce Cezra Mahallesi’ni kurtardık. Çetelerin saldırı ve direncine karşı, kentimizi karanlık güçlerden temizleme kararlığıyla direndik ve tüm girişimlerini kırdık. Görüldüğü üzere, batı cephesinden kentin içine girmiş bulunuyoruz.”  


21 Türk çete elemanı öldürüldü

YPG, işgalci Türk ordusuna bağlı çetelerin son 4 gün içerisinde Rojava ve Kuzey Suriye topraklarına dönük saldırılarında 21 çete elemanın öldürüldüğünü açıkladı.

YPG Basın Merkezi’nin resmi internet sitesinde yer alan açıklamada şu bilgiler yer aldı:

* Türk ordusunun komutası altında hareket eden çeteler, 06 Haziran’da Efrîn’in Şêrewa ilçesinin Basufanê ve Bircikê Silêman köyleri ile Şera ilçesinin Eyn Deqnê köyüne havan toplarıyla saldırdı. Aynı saatlerde Qestel tepesi ağır silahlarla tarandı. Ayrıca aynı gün akşamdan sabah saatlerine dek Türk ordusunun savaş uçakları ve İHA’ları Kobanê sınır hattı boyunca ve şehir merkezi üzerinde uçtu.

* Türk çeteler, 07 Haziran’da Ezaz tarafından Efrîn’e bağlı Eleqîn köyüne saldırdı. Yoğun çatışmaların ardından saldırı püskürtüldü. Çatışma sonucunda 21 Türk çete elemanı öldürüldü.

* Çeteler, 08 Haziran’da Efrîn’in Cindirêsê ilçesindeki Barîn tepesi, Şehit Şilan tepesi ve Baz tepesine ağır silahlarla saldırdı.  Saldırıya cevap verildi. Aynı gün çeteler havan toplarıyla Efrîn’in Şera ilçesinin Belûniyê ve Vîla Qadî köylerine saldırdı. Ayrıca aynı gün saat 08.00’de Türk askerleri Girê Spî’nin Ebû Zellê köyünde tarım arazisiyle uğraşan bir köylüyü tarayarak yaraladı.


Kaçırılan Kürtlerden haber alınamıyor

Şehba’da Türk subayları komutasındaki ”Fırat Kalkanı” çeteleri tarafından 5 gün önce kaçırılan 100’den fazla Kürt’ten haber alınamıyor.

Türk devleti ve beraberindeki çeteler, 5 gün önce Til Circî, Sosinbat, Numan, Qibşîh ve Kelben gibi birçok köyü basarak çok sayıda sivili kaçırmıştı. ANHA’ya bilgi veren kaynaklar, çetelerin yaklaşık 35 araçlık konvoyla ve Ramazan Osmanoğlu isimli bir Türk subayının komutasında köylerini bastığını söyledi. Her yaştan 100’den fazla kişinin kaçırıldığını söyleyen kaynak, kaçırılanların nereye götürüldüklerini de bilmediklerini söyledi.

Gece yapılan baskın sırasında hakaretlere maruz kaldıklarını belirten kişi, ”Kızları, kadınları dövüyorlardı. Siz DAİŞ’i arayacaksınız. Onun yapmadıklarını yapacağız diyorlardı” dedi.

Baskın yapılan evlerde insanların araba, telefon ve paralarına el konulduğunu aktaran kaynak, ”Siz Kürtlerin bu köylerde yeriniz yok. Çekin gidin diyorlardı” diye konuştu.


ANHA/DİHABER/ANF