
QSD'nin DAİŞ esaretinden kurtardığı kentin son Süryani ailesinden Georg Joseph, "Bize dair ne varsa yok etmeye çalıştılar. Çoğunu da başardılar" dedi.
Kentin kuzey, güney, batı ve doğu cephelerinde adım adım ilerleyen QSD savaşçıları, doğu ve batı cephelerinde açılan koridorlardan siviller kurtarıyor. Önceki gün de doğu cephesinden açılan koridor üzerinden yaklaşık 50 sivil kurtarıldı. Rewda Mahallesi’nde QSD’nin özel ekipleri tarafından kurtarılan Reqlıların arasında, kentte kalan son Süryani ailelerinden biri de vardı.
Kurtarılanlar arasında çocuk, kadın ve yaşlı insanların yanı sıra hasta ve yatalak olanlar da bulunuyor. Savaşçılar tarafından su ve yiyecek verilen siviller, günlerce DAİŞ’in baskılarından dolayı dışarıya çıkamamış. Kaldıkları sürece aç ve susuz bırakılan sivillerin yardımına koşan QSD savaşçıları, Joseph ailesinin de imdadına yetişti.
“Ene Süryan (Ben Süryaniyim)” diyen aile babası Georg Joseph (45), kızı, eşi, kız kardeşi ve onun kızıyla birlikte güvenli bölgeye götürüldü. Joseph, DAİŞ esaretinde kalan son Süryani ailelerden olduğunu söyledi. Halep’in Süryanilerinden olan Joseph, yıllar önce Reqa’ya göç etmiş bir aile. 5 yıldır DAİŞ işgali altındaki kentte yaşamaya çalışıyorlardı.
Arapların dışında Hıristiyan, Süryani, Ermeni ve Kürtlerin de yaşadığını ifade eden Joseph, DAİŞ işgalinden sonra birçok insanın kaçmak zorunda kaldığını kaydetti. Ailesi ve akrabalarının çoğunun DAİŞ yüzünden kenti terk etmek zorunda kaldığını belirten Joseph, kaçamadıkları için 5 yıldır işgal altında yaşamak zorunda kaldıklarını dile getirdi. Joseph, DAİŞ’in kendilerinden cizye vergisi aldığını söyledi. Bu vergi adı altında mal ve mülklerine el konulduğunu dile getiren Joseph, Reqa operasyonu başlamadan önce de kentten çıkmaya çalıştıklarını, ancak DAİŞ’in buna izin vermediğini aktardı.
Kent içerisinde kendilerine ait kiliselerin DAİŞ tarafından askeri karargah olarak kullanıldığını dile getiren Joseph, “Bizim kiliseye gitmemizi yasaklamışlardı. Oraya gidemiyorduk. Zaten hepsine el koyup işlerine göre kullandılar. Halen o kiliseler, askeri karargah olarak kullanılıyor. Bize dair ne varsa yok etmeye çalıştılar. Çoğunu da başardılar. Onların elinden kurtarmaya çalıştık, fakat bizleri evlere kapatarak çıkmamızı engelliyorlardı. Çıkanlar ya onların döşediği mayınlarlar ya da suikastçıların hedefi haline geliyordu” dedi.