NAZIM DAŞTAN/DİHABER/REQA


Kentin yarısı DAİŞ’ten kurtarılan Reqa’da hemşirelik yapan Esma Nur, Êzîdî kadınların kurtulmak için sık sık intihar girişiminde bulunduğu bilgisini verdi.

Demokratik Suriye Güçleri’nin (QSD) DAİŞ’in kalesi Reqa’yı özgürleştirmek için "Büyük Savaş" adıyla başlattığı operasyonlar kritik bir eşiğe girdi. Operasyonlar 55’inci gününe girerken, kentin yarısını kontrolüne alan QSD’li savaşçılar, doğu, batı ve güney cephelerinde DAİŞ'e ev ev operasyon yapıyor. Güney cephesinde Nezlet Şihade Mahallesi’nde ilerleyişini sürdüren savaşçılar, bu cephede de ilk mahalleyi özgürleştirmek üzere. Kentin genelinde şiddetli çatışmalar yaşanırken, kurtarılan binlerce Reqalı özgürlüğün tadını çıkarıyor. 


‘Onlardan hesap soracağım’ 

Nezlet Şihade Mahallesi’nde kurtarılan 38 yaşındaki Esma Nur adlı kadın, kurtarıldığı an savaşçılardan silahı alıp havaya kaldırarak, DAİŞ’ten hesap soracağını haykırdı. Hemşire olan Nur, Nezlet Şihade Mahallesi’nde bulunan bir hastanede çalıştığını ifade etti. Silahı eline alıp, “DAİŞ’e karşı savaşacağım” diyen Nur, “Neden silah?” sorusuna ise “Onlardan hesap soracağım” diye yanıtladı. DAİŞ'in Reqa’yı işgal ettiğinde bütün yaşamlarına da müdahale ettiğini aktaran Nur, onun için herkesin bir öfke kustuğunu dile getirdi.


‘Her şeyi kendilerine göre düzenlediler’

Çocukları başta olmak üzere birçok yakınının DAİŞ’in elinde rehin olduğunu kaydeden Nur, rehin alınan insanların haftalarca aç ve susuz bırakıldığını, sivillerin depoladıkları erzakların da zorla alındığını söyledi. DAİŞ’in kent işgalinde sağlık alanına da el attığını dile getiren Nur, “Hastanelere gelip, her şeyi kendi düzenlerine göre değiştirmeye başladılar. Hastanelerde tamamıyla kendilerine göre yasalar asmaya başladılar. Artık kadınların hastanelerde çalışmasını yasakladılar. Onlara çok para veren kişilere farklı davranıyorlardı. Benim çalıştığım yerde de aynı durum geçerliydi. Hastane sahipleri DAİŞ’e ücret ödüyordu” dedi.


‘Êzîdî kadınlar intihar ediyordu’

Buna uymayan birçok hastaneyi kapatıp, askeri yerler olarak kullanmaya başladıklarını söyleyen Nur, esir alınan Êzîdî kadınlara ilişkin de önemli bilgiler verdi. Êzidî kadınların kurtulmak için sık sık intihar ettiğini aktaran Nur, şöyle devam etti: “Birçoğu hastanelere getiriliyordu. Kimi silahla kimi kesici aletle kimi de ilaç içerek intihar ediyordu. Bu şekilde birçok kişiye tanıklık ettim. Ne yazık ki aralarında yaşamlarını yitirenler de oluyordu. Bazen yaşananlardan dolayı ağır psikolojik travmalar geçirenler oluyordu.” 





Son üç yılı yaşanmamış sayacak


21 yaşındaki Norelhuda Şerkırçi, ailesi ile birlikte 10 gün önce kurtarıldı. Son üç yıldır yabancı hiç kimseyle konuşamadığını söylüyor. Sabah sabah Arap dünyasının sevilen sanatçılarından Feyruz’un sesiyle uyanmanın verdiği hazzı yaşıyor. 

Norelhuda Üniversite'de Arap Edebiyatı birinci sınıf öğrencisiyken, çetelerin üniversiteyi kapatarak kendi üsleri haline getirmesi ve öğrenimi yasaklaması nedeniyle devam edememiş. "DAİŞ bize sadece kara elbise giydirmedi, hayatımızı da kararttı. Ev hapsinde, korku ve endişe içinde yaşıyorduk. Kendi evimizde bile sesimizi yükseltemiyorduk" diye anlatıyor içinde yaşadıkları düzeni. ‘Kent özgürleştikten sonra son üç yılı hayatımdan çıkaracağım’ diyerek, kentin kurtarılmasını umutla bekliyor. 


 HEYSEM MISLIM-ANF/REQA