Türk sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın önceki geceki açıklamasına göre; 24 saatte 7 bin 286 test yapıldı, bunların bin 196’sı pozitif çıktı. Toplam hasta sayısı 3 bin 629’a, hayatın kaybedenlerin sayısı ise 75’e çıktı. Türkiye ve Kuzey Kürdistanlı 50 Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı da yurt dışında yaşamını yitirdi. TTB ise açıklanan rakamların, buzdağının görünen kısmı olduğunu bildirdi.
Türk Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Türkiye’de giderek artan koronavirüs vakalarına ilişkin verileri, önceki gece twitter hesabından açıkladı. Koca, “Test sayımız 7.286 olarak gerçekleşti. 1.196 yeni tanı kondu. Hastalar ve temas çevreleri izole edildi. 16 hastamızı kaybettik. Bu sonuçlarla can kaybımız 75’e, hasta sayımız 3.629’a ulaştı” dedi.
Türk Dışişleri Bakan Yardımcısı Yavuz Selim Kıran da dün yaptığı açıklamada bugüne kadar 8 ülkede 50 Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının salgın nedeniyle hayatını kaybettiğini bildirdi. Türk Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, üç gün önce yurt dışında 32 vatandaşın hayatını kaybettiğini açıklamıştı.
Sayı çok daha fazla
Türk Tabipler Birliği (TTB) ise Sağlık Bakanlığı’nın açıklamalarını gerçeği yansıtmadığında ısrarlı.
TTB, uygulanan test sayısının son derece yetersiz ve nüfusu aynı büyüklükte bir çok ülkenin neredeyse onda biri kadar olduğuna dikkat çekti. TTB, şunları ifade etti:
- Yeteri kadar test yapılamamasının sonucunda, Sayın Bakan’ın açıkladığı pozitif test sayısının ülkemizin salgın karşısındaki tablosunu açıklamakta yetersiz kaldığını biliyoruz.
- Sağlık kuruluşlarına COVID-19 şüphesi ile başvuran, klinik özellikleri ve/veya bilgisayarlı tomografi gibi görüntüleme bulguları COVID-19 hastalığı ile uyumlu olan ve çoğu tedavi gören hasta sayısı açıklanan testi pozitif hasta sayısının kat be kat üzerindedir. Bir başka ifadeyle Sağlık Bakanı’nın tweetlerinde açıklanan rakamlar buzdağının görünen kısmını temsil etmektedir. Türk Tabipleri Birliği ve sahadaki hekim arkadaşlarımız hastanelerde durumun böyle olduğunu çok yakından bilmekte ve takip etmektedir. Klinik özelikleri ve/veya görüntüleme bulguları COVID-19 hastalığı ile uyumlu olan hastaların çoğunda ya test sonucu henüz çıkmamıştır ya da ilk testler negatif sonuçlanmıştır.
- Tanıda kullanılan PCR testlerinin duyarlılığının düşük olduğu, öte yandan radyolojik görüntülemenin tanıda bu testlere göre çok daha duyarlı olduğu dünya deneyimlerinden çok iyi bilinmektedir. Bu hastaların test sonuçlarından bağımsız olarak, aksi kanıtlanıncaya kadar COVID-19 olarak kabul edilmesi gerekir.
Bu tespitlerden yola çıkan TTB, şu dört temel talebin dikkat alınmasını istedi:
- Pandemiye ilişkin veriler sosyal medyada tweet ile değil, Sağlık Bakanlığı resmi web sitesinde ayrıntılarıyla açıklanmalıdır. * Bu veriler hastalığın şehirlere, yaş, cinsiyet ve mesleklere göre dağılımını içermelidir. * Testi pozitif olan hastaların yanı sıra test sonucundan bağımsız olarak klinik ve radyolojik olarak COVID-19 ile uyumlu olguların sayısı da verilmelidir. * Klinik ve radyolojik olarak COVID-19 hastalığı ile uyumlu hastaların ve temas ettiklerinin belirlenmesi ve izolasyonu için aktif bir çalışma yürütülmelidir.
Bulgular pozitif, testler negatif
Amed’in farklı hastanelerinde koronavirüs şüphesiyle tedavi altına alınan hasta sayısındaki artış sürüyor.
Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin 5 katı, salgın hastaları için ayrıldı. Her geçen gün hasta sayısında artış sürerken, tedavi altına alınan hastalara salgına ilişkin iki test yapıldığı ve her iki testin sonucunun pozitif çıkması durumunda hastaya korona teşhisi konulduğu bildirildi. Hastalarda yapılan Klinik ve Radyoloji bulgularının pozitif çıktığı; ancak gönderilen testlerin sonucunun negatif geldiği ve bu durumunda karışıklığa neden olduğu bildirildi.
Sağlık çalışanın yetersiz olmasından kaynaklı hastanede kanser, diyaliz ve kronik hastalıkları olan hastaların gereksinimlerinin karşılanması konusunda yetersiz kalındığı aktarıldı. Hastanenin Onkoloji bölümü hariç neredeyse tüm bölümlerinin çalışmalarının durdurulduğu ifade edildi. Yine hastanede çalışan sağlık emekçilerinin başta N-95 maskesi olmak üzere gerekli ekipmanların karşılanmadığı bildirildi.
Korona şüphesiyle Ergani Devlet Hastanesi’nde tedavi gördüğü sırada yaşamını yitiren hastanın testinin de negatif çıktığı belirtildi.
İşveren de hükümet gibi
Salgınla birlikte turizm ve perakende sektörlerindeki binlerce çalışan, işten çıkarma ve ücretsiz izin dayatmasıyla yüz yüze kaldı. Sektördeki sendika temsilcileri, salgının işverenler tarafından da hükümet gibi fırsata çevrildiğini ifade etti.
Milyonlarca işçi halen açık bulunan fabrikalarda, şantiyelerde, tersanelerde çalışmak zorunda. Özellikle yüzlerce işçinin yan yana çalıştığı inşaat ve tekstil gibi sektörler virüsün yayılması için tüm koşullara sahip. Bunlarla birlikte İçişleri Bakanlığı kararıyla kapatılan binlerce kafe, restoran, bar gibi işletmeler ve kendi kararları ile geçici süre kapanan birçok mağazanın binlerce çalışanı salgınla birlikte ya işsiz kaldı ya da ücretsiz izne çıkarıldı. İşten çıkarma ve ücretsiz izinlerin en çok yaşandığı sektörler ise turizm ve perakende sektörleri.
Türkiye Sosyal Sigortalar, Eğitim, Büro, Ticaret, Kooperatif ve Güzel Sanatlar İşçileri Sendikası (Sosyal-İş) Genel Başkanı Mustafa Ağuş, sektördeki örgütsüz birçok işyerinde işçilerin yasal hakları hiçe sayılarak işten çıkarmalar ile karşı karşıya kaldıklarını söyledi. Ağus, yine birçok işyerinde ise ücretsiz izin dayatması yapıldığını ifade etti. Sendika olarak salgının işverenler tarafından fırsata çevrilip faturanın işçilere çıkarılmaması için çabaladıklarını kaydeden Ağuş, “Milyonlarca çalışan ‘paketten bize ne çıkacak, faturalarımızı nasıl ödeyeceğiz?’ diye bekledi. Maalesef paketten işverenlerin vergi, sigorta prim, kredi borçlarına erteleme, emekli maaşlarını bin 500 liraya çıkarıyoruz müjdesi çıktı. Çalışanlara ise dua, sabır çıktı. ‘Evinizden çıkmayın çıktı’. Bu insanlar faturalarını nasıl ödeyecekler, hayatlarını nasıl idame ettirecekler?” diye sordu.
İş aramak zorundalar
Devrimci Turizm İşçileri Sendikası (Dev Turizm-İş) Marmara Bölge Başkanı Turgay Özdemir ise hala faaliyetlerine devam eden otel, kafe ve restoranlar olmasına rağmen buralarda koronavirüse karşı önlem alınmadığını ifade etti. Kapatılan kafe ve restoranlarda çalışan binlerce işçiden bir kısmının işten atıldığını, bir kısmının ise ücretsiz izne çıkarıldığını belirten Özdemir, işçilere hiçbir özlük haklarının ya da yaşamlarını idame ettirebilecek bir ücret ödenmediğini paylaştı. Salgın sürecinin patronların elini rahatlattığını vurgulayan Özdemir, şunları söyledi: “Kapanan yerlerden çıkan işçiler işsizlik rakamının üstüne eklendiler. ‘Evde kalın’ diye anonslar yapılıyor fakat bu insanlar virüs şartlarında bile iş aramak zorunda kalıyor. Bu işçiler sokaklarda dolaşıyor, insanlarla temas içerisinde. Virüsten ölmeseler bile açlıktan ölecekler.”
Kürt kentleri önemsenmiyor
HDP Sözcüsü Ebru Günay, haftalık değerlendirme toplantısını partisinin Amed İl binasında gerçekleştirdi.
Türk iktidarının örgütlü kötülüğüne işaret eden Günay, bu salgın döneminde bile Kürt düşmanlığının bütün gereklerinin yapıldığını söyledi. Belediyele kayyum atandığını, anadilde sağlık hizmeti verilmediğini, Türkçe dışında bir tane kamu spotu hazırlanmadığını, Sağlık Bakanlığının Türkçe dışında hiçbir çalışmasının olmadığını, ekonomik olarak da sert bir ayrımcılığın yaşandığını hatırlatan Günay, şunları kaydetti:
- Kürdistan’ın tamamında sadece 1 vaka tespit merkezi var. Hastaneye gidenler çok kötü durumda değilse eve gönderiliyor.
- Sınır kapılarının kapalı olduğu iddia ediliyor ama bir hükümet politikası olarak her gün onlarca göçmen kentlere giriyor. Daha dün Van’ın Saray ilçesinde 55 göçmen taşıyan bir minibüs kaza yaptı ve 20’si ağır yaralandı.
- Bu hükümet en küçük olayda bile sokağa çıkma yasağı getiriyor, çok yoğun tedbirler alırken ama bu felakette ciddi bir tedbir çağrısı bile yapmıyor.
- Bölgede hastane kapasiteleri yetersiz. Test kitleri yok denecek kadar az sayıda. Tüm bölge illerine test kitleri gönderilmeli.
- İktidar ciddi tedbirler almıyor. Olayları akışına bırakıyor.
Pazar yerlerine düzenleme
Son günlerde halen kalabalıklara sahne olan pazar yerleriyle ilgili düzenleme yapıldı.
Türk İçişleri Bakanlığı “Koronavirüs Tedbirleri” kapsamında 81 ilin valiliğine ek bir genelge daha gönderdi. Genelgeyle il, ilçe ve beldelerdeki mahalle/semt pazar yerlerinde uyulması gereken kurallar yeniden düzenlendi. Mevcut pazar yerlerinde ve yoğunluğu dağıtmak için belirlenen yeni pazar/satış yerlerinde her bir satış yeri (tezgah/sergi) arasında en az 3 metre mesafe olacak şekilde pazar/satış yerleri düzenlenecek, Vatandaşların sebze, meyve, tahıl, bakliyat, temizlik malzemesi gibi temel gıda/temizlik maddelerinin karşılandığı pazarlarda giyim, oyuncak, vb. zaruri olmayan ihtiyaç maddelerinin satışına izin verilmeyecek.
Hac işlemleri ertelendi
Hacca gitmek için kesin kayıt yaptıran ve ilk taksitlerini yatıran hacı adaylarının ödeme ve seyahat işlemlerinin ertelendiği açıklandı.
Bahçeye karantina çadırı
Adıyaman’ın Kahta ilçesine bağlı Şahintepe (Bîldiyan) köyünde bir kişide koronavirüs tespit edilmesi üzerine bölge karantinaya alındı. Köye yakın mesafede olan Mülk köyü de karantinaya dahil edilirken, her iki yere giriş ve çıkışlar da askerler tarafından kontrol altına alındı. Sağlık taramasının yapıldığı her iki köyün de 14 gün süreyle izole edileceği belirtildi. Kahta ilçesindeki devlet hastanesi bahçesinde olası vakalara karşı karantina çadırı kurulması dikkat çekti.
Galatasaray’da 3. vaka
Galatasaray Spor Kulübü’nden yapılan açıklamada, kulübün Başkan Yardımcısı Yusuf Günay’ın koronavirüsü testi sonucunun pozitif çıktığı duyuruldu. Galatasaray da daha önce de yönetici Abdurrahim Albayrak ve eşiyle, Teknik Direktör Fatih Terim de tedavi altına alınmıştı.