
ÖZGÜR: Fotoğrafı gördüğüm an çok uzun bir zamanın geçtiğinin farkına vardım. Bu uzaklığa ‘artık yeter’ dedim. Uzun bir zaman geçtiğini daha derinden hissettim ve bir hüzün yaşadım. İçimden ‘ayrılığı olmayan bir kavuşmayı hak ettik’ diye geçirdim.
DEVRİM: “Anlamak oluşmaktır”, “ Anlamak adalettir” yargısı ile kendimizi oluşturup adaletli olmaya çalışırken, bize bu noktada perspektif veren Önderliğin fotoğrafı karşısında ancak kendimi sorgulayabilirim. Beni adalete ve oluşmaya çağıran sesin sahibiydi. Önderliğimizin gözlerindeki o bakışı içimizde kalıcı bir iz bıraktı. 15 yıl fiziki olarak O’ndan uzak yaşamanın acılarını derinden duyumsadım.
ROJDA: Evren ve doğa diyalektiğinin muktedirliğini, doğru düşünce tarzının ve insanın gücünü, hem uzaklığı hem de yakınlığı hissettim. O görüntünün her an gerçekleşebileceği, bizimle buluşabileceğinin gerçekliğini gördüm.
ZİNÊ: Daha önce tam olarak tanımlayamadığım bir duygu yaşadım. Hem sevinç hem de burukluk vardı. ‘Önderlikle nasıl yoldaş olacağımız, ne kadar derinleşirsek o kadar Önderliğe yakınlaşabiliriz’ düşüncesi aklıma geldi.
ARJÎN: Bunu iki cümle ile anlatmak çok zor. Hem sevinci hem hüznü bir arada yaşadım. Benim için tarihi bir gündü diyebilirim.
SARYA: Çok mutlu oldum. Ancak Önderliğin fiziğindeki değişim beni üzdü diyebilirim. Ayrıca bunca yıla rağmen halen dinç oluşu da beni sevindirdi. Onun için diyebilirim ki hem üzüldüm hem de sevindim.
EVÎN: Okuldaydım. Fotoğrafın geldiğinden haberim yoktu. Duyduğumda koşarak gittim. Fotoğrafı gördükten sonra kalbim hızlı bir şekilde çarptı ve ardından dizlerimin bağı gevşedi. O an sonsuza kadar bakmak istedim.
SILAV: 22 yıldan sonra tekrardan Önderliği fotoğraf üzerinden de olsa gördüğümde o anda bir daha kararlaşmamı ve sözleşmemi gözden geçirdim. Ağlamaklı oldum, hüzünlendim. Önderliğin esir alınışını hiç kabullenemiyorum. Resmin İmralı’dan geldiğini bilince çıkarmak hala çok zor geliyor.
RONAHÎ: Önderliğin fiziki sağlığını, değişimini, koşulların ve yılların onda bırakmış olduğu izlerin neler olabileceğini hep düşünürdüm. Sonra fotoğrafını ekranda gördüğümde fiziki olarak da beklediğimden daha iyi gördüm. Sadece saçlarının ve bıyıklarının bir kısmı beyazlamıştı. Onun dışında 14 yılın izlerini çok görmedim. Bu beni rahatlattı. Öyle koşullarda ancak Önderlik fiziki olarak bu kadar kendini koruyabilirdi. Önderliğin geçmişteki gibi kendinden emin duruşu beni etkiledi. Saçlarındaki ve bıyıklarındaki ağarmanın Başkanımızı daha da sempatik kıldığını düşünüyorum.
NÛDA: Önderliğin fotoğrafını ilk gördüğümde şaşırdım. Çok dinç gördüm. Yüzü umutla doluydu. Kendine güvenen duruşu dikkatimi çekti.
ZELAL: Kalabalık bir grubun toplandığını görünce Önderliğin resminin gelmiş olabileceğini düşündüm. Yanılmamıştım! Biraz yaşlanmıştı ama yıllara meydan okuyordu. Heybetli duruşu karşısında hayran kaldım. Hem bir hakimiyet hem doğallık vardı. Hem sevindiren hem düşündüren iki duyguyu iç içe yaşadım.
MEDYA DOZ/BEHDÎNAN