Riha’ya (Urfa) özgü yetiştirilen biber türünün yoğunca bir emekle kurutulmuş pul biber haline dönüştürülmesine verilen ad olan isot, yöresel bir lezzet olarak biliniyor. Kentle özdeşleşmiş çiğköftenin olmasa olmazlarından olan, çiğköftenin yanı sıra lahmacun, çorba ve birçok sulu yemeğe de acı tat ve renk veren isot hareketliliği yaşanıyor. Aşırı derece yakıcı acısı bulunmayan, bol miktarda glikoz içerdiği için (Alfatoksin) kansorejen madde içermeyen özelliklere sahip olması Urfa isotunu diğerlerdenayıran en belirleyici özellikleriyle öne çıkıyor. 


‘Acı öldürseydi Urfa’da yaşayan olmazdı’

Gümrük Han’ın Haşimiye Meydanı kapısına yakın baş döndürücü binbir baharat kokusunun iç içe geçtiği İsotçular Pazarı’nda 25 yıldır isot satarak geçimini sağlayan Abdulkerim Avcı, “Urfalı için biber önemlidir. Makbul olan ev isotudur ve yapması hiç de kolay değildir. Her yerden biber alınmaz, her evin biberi de yenmez” diyor. Üç renkte üretilen ve farklı türden yemeklerde kullanılan kırmızı, mor ve siyah isot, bu pazarda kalitesine ve mevsimine göre farklı fiyatlarla satıldığını belirten Avcı, Urfa isotunu “Urfa’nın biberi doğru yapılırsa eşi benzeri yoktur. Çünkü Urfa güneşinde damlarda kurutulur, nem oranı yoktur, dolayısıyla alfa toksin içermez. Eğer acıdan insanlar ölseydi şimdi Urfa’da sağ insan kalmazdı. Urfa’nın biberi tatlıyı ve acıyı bir arada barındıran bir lezzettir” şeklinde tarif ediyor. 


İsot mevsimi yaklaşıyor

İsot hasat ve işleme mevsimine girildiği için tezgahlarda yer alan rengarenk isotların yerini de yeni yapılmış taze isota bırakmasına az bir zaman var. Yapabilenler kendi yıllık isotunu çıkaracak, yapamayanlar ise İsotçular Pazarı’nın yolunu tutacak.  


 DİHA/RIHA