
Roboskî Katliamı soruşturma dosyası askeri savcılığa gönderildi. Katliamda kardeşi ve yakınlarını kaybeden Ferhat Encü, dosyanın askeri savcılığa bırakılmamasını istedi.
Roboskî'de 34 kişinin Türk savaş uçaklarının düzenlediği hava saldırısında yaşamını yitirmesiyle ilgili Diyarbakır Özel Yetkili Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturma, Adalet Bakanlığı'nın 'yetkiniz yok' yazısı üzerine askeri savcılığa gönderildi. Alınan bilgilere göre, şimdiye kadar hiçbir askerin ifadesine başvurulmadı. Uludere soruşturmasını bundan sonra Diyarbakır 7.Kolordu Komutanlığı Askeri Savcılığı yürütecek.
Meclis'e çağrı
Karar, katliamda yakınlarını kaybedenler tarafından tepkiyle karşılandı. Bombardımanda kardeşini kaybeden Ferhat Encü, “AKP’nin tavrı bunun olacağını başından beri gösteriyordu. Maalesef adaletin ve insanlığın bitti nokta bu” dedi. Encü, Meclis’in gerekeni yapmasını, dosyanın askeri savcılığa bırakılmamasını istedi. Dosyanın askeri savcılığa devredileceği konusunda yaklaşık 5 ay önce duyumlarının olduğunu belirten Encü, Diyarbakır'da savcılıkla görüşme yaptıklarını belirterek, "Böyle bir şey olmadığı, soruşturmayı kendilerinin yürüttüğünü ve en kısa zamanda davayı açacaklarını söylediler" dedi.
Sorumlular gizlenecek
Katliamcı devlet zihniyetinin üstün geldiğini ifade eden Encü, “Katliamın sorumlularının bu şekilde ortaya çıkması engellendi. Askeri savcılık ya da diğer savcılık arasında herhangi bir fark yok. Başbakan, İçişleri Bakanı, AKP Hükümeti'nin göstermiş olduğu tutum bunu gösteriyordu baştan beri. Şaşırmadım ama bir umut vardı. Böyle bir şeyin söz konusu olması Türk adaletinin, hukukunun, ileri demokrasi dedikleri şeyin ne olduğunu gösterdi. Meclis derhal açıklama yapmalı. Kesinlikle askeri savcılıkla bunun yürütülmeyeceğini açık bir şekilde dillendirmeli” diye konuştu.
Adalet yok
Askerlerin sivil mahkemelerde yargılanmasını, sivil savcıların bu konuya bakmasını talep ederken Roboskî için tam tersinin olduğunu kaydeden Encü, “Maalesef AKP ve Başbakan'ın tutumuyla alakalı. Genelkurmay kararını vermişti. İçişleri Bakanı insanların ailelerine hakaret savurmuştu. Bekleniyordu. Bu kadar da insafsızca davranılmaz ve acımasızca yaklaşılmaz. Türkiye’de ne hukuk ne adalet ne insanlık yok” diye konuştu.
Katliamın ardından
28 Aralık 2011 tarihinde Türk savaş uçaklarının 34 insanın sivil köylü ve kaçakçı olduğunu bildiği halde bombalayarak katletmesinin üzerinden 10 ay geçti. Ancak bunca zaman içinde ailelerin, BDP’nin, sivil toplum örgütlerinin onca girişimine rağmen konuya ilişkin ne bir özür dilendi ne de hukuki süreçte bir ilerleme kaydedildi. Tam aksine katliamın kamuoyuna yansımasıyla birlikte Roboskîli aileler adalet arayışını sürdürürken birçok kere tehdit edildi ve katledilenlerin yakınları defalarca gözaltına alındı.
Roboskî’ye giden TBMM Uludere Komisyonu ise konuya ilişkin aylardır kamuoyuna doyurucu bir açıklama yapamadı. Roboskîli aileler katliamdan iki ay sonra Ankara’ya gelerek Meclis’te siyasi parti temsilcileriyle yaptıkları görüşmelerde katliamın faillerinin açığa çıkarılmasını, adalet talebinde bulunmuştu.
Roboskîli aileler katliamdan 7 ay sonra 2 Temmuz’da katledilen 34 insanın arasında PKK’lilerin de olduğunu iddia eden Genelkurmay Başkanı Necdet Özel hakkında suç duyurusunda bulundu. Ancak suç duyurusuna da görevsizlik verildi.
Katliamdan sonra Başbakan Erdoğan bir özür dilemeyi dahi çok gördüğü ailelere tüm insanlığın gözü önünde “tazminat” ödeyeceklerini ifade ederek, katledilen insanlar için adaleti böyle tanımlamıştı.
ANF/AMED