Türk savaş uçaklarının bombardımanı sonucu 28 Aralık 2011 tarihinde 34 yurttaşın yaşamını yitirdiği Roboskî'de her hafta düzenlenen "Perşembe günleri değerlendirmesi" 65'inci haftasında devam etti. Bu haftaki eylemde Meclis İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu'nun kabul ettiği Uludere Alt Komisyonu raporuna tepki gösteren aileler, Gülyazı köyündeki halı sahanın yanında toplanarak, mezarlığa doğru yürüyüşe geçti. Ailelerin katliamda yaşamını yitiren çocuklarının resimlerini taşıdığı yürüyüşte, "Roboski katliamının failleri yoksa, barış da yok" pankartı ve "Onurlu bir barış için Roboski'ye adalet" dövizleri taşıdı. Aileler yürüyüş boyunca "Katil Erdoğan", "Roboski'ye adalet", "Erdoğan nerdesin, Allah belanı versin", "Failler yoksa, barış da yok" ve "Katil devlet hesap verecek" sloganları attı. Mezarlıkta sona eren yürüyüşün ardından aileler adına açıklamayı yapan barış aktivisti İbrahim Yaylalı, barış sürecinde devlet kanadından yapılan açıklamaların barış değil, savaş dili olduğunu belirterek, "Barış süreci için bizim burada yaşadığımız katliam ve katliama yaklaşım tam bir turnusol gibidir. Bugüne kadar görünen devletin yaklaşımı bizim daha önce de ifade ettiğimiz gibi barış dili değil tamamen savaş dili ve pratiğidir" dedi.
Meclis İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu'nun onayladığı raporun hükümet tarafından hazırlandığına dikkat çeken Yaylalı, "Alt Komisyon Başkanı ve AKP'li üyeler hariç, karardan memnun olan hiç bir parti yoktur. Irkçı MHP bile bu karardan rahatsızdır" diye konuştu. Herkesin barışı konuştuğu tarihi günlerden geçildiğini vurgulayan Yaylalı, AKP iktidarının göstermelik, oyalama amaçlı adımlarla süreci çıkmaza soktuğunu belirterek, şöyle devam etti: "Biz Roboskili aileler ve dostları olarak, belki bugün bu kararı önleyemedik ve katliamcılar bir kere daha savaştan yana tavırlarını korudular. Hiç bir şey olmamış gibi yaşamlarını sürdürebileceklerine inanıyorlar. Bu coğrafyada oyalama, göstermelik bir barış gelmeyecek. Bu zamana kadar bize yaşattığınız katliamlarla yüzleşecek, katliamlardan dolayı özür dileyeceksiniz. Ve katliam faillerini yargıya teslim edeceksiniz ki ancak o zaman barıştan ve birlikte yaşamaktan bahsedebiliriz. Bir çok kez yinelediğimiz gibi yaşadığımız katliamların failleri yoksa barış da yok demektir."
Alınan bu kararla silahları gömme söylemlerinin tersine savaş, inkar ve asimilasyonda ısrar kararına devam edildiğini söyleyen Yaylalı, "Bu karar yaşadığımız katliamın üzerine ölü toprağı atmak anlamına geliyor. Bu karar aynı zamanda silahları gömmek değil, tam tersine savaş, inkar, asimilasyon ve yok sayma anlamına geliyor. Bu karar 'biz katletmeye devam edeceğiz' demek oluyor. Barışa sahip çıkmak istiyor ve bu provokatif durumu önlemek istiyorsak, bulunduğumuz her yerde bu alınan kararı protesto edelim. Ancak böyle yapılan katliamların hesabını sorabiliriz. Ve yine ancak bu topraklara onurlu bir barışın gelmesini böyle sağlayabiliriz. Eğer yaşadığımız katliamların failleri yoksa barış da yoktur" dedi.

Açıklamanın ardından aileler attıkları "Şehîd namirin" sloganlarındın sonra yakınlarının mezarı başında dualar okuyarak mezarlıktan ayrıldı.


ŞIRNAK