Belgeselin yapılması 10 kişilik bir kolektif grupla başladı. Belgeselin yönetmeni Sedat Barış, kolektif bir çalışma ile hem kendilerinin hem de arkadaşlarının gelişmelerine katkıda bulunarak, Botan'a bir sinema ekibi kazandırmak, bu ekiple seslerini duyurmak istediklerini söyledi. Barış, "Sinema kolektifimizi kurduğumuz sırada Roboskî Katliamı gerçekleşti. Bu vahşeti dünyaya göstermek için bir şeyler yapabileceğimize inandık ve bu duygularla işe başladık" dedi.

Roboskî'nin hikayeleri çok
Yaklaşık on gün senaryolar ürettiklerini aktaran Barış, "Kafamızda senaryoyu oluşturduktan sonra çekimler için Roboskî Köyü'ne gittik. Burada bizim ekibe köyden de iki arkadaşı kattık. Daha sonra farkına vardık ki, buradaki hikâyeler, yaşam tarzı, köy şartları, ailelerin durumları, her biri bir senaryo, her biri bir kitap" diye konuştu. Köyden katliamla ilgili 60 kişiden röportaj aldıklarını söyleyen Barış, konuya ilişkin otuz saatten fazla görüntü aldıklarını ve Dicle Haber Ajansı'ndan da (DİHA) katliamın görüntülerini aldıklarını kaydetti.
Barış, "Bizim amacımız; acılarımızı, kültürümüzü ve en önemlisi tarihimizi belgelemek ve bunları bütün dünyaya duyurmak, görsel olarak insanların vicdanına seslenmek. Sinemayla uğraşan kişiler olarak Botan halkına kültüre ve sanata dönük adım attırmaktır istedik" diye konuştu. Şimdiden belgesele talebin olduğunu söyleyen Barış, çok kısa bir sürede belgeselin izleyiciyle buluşacağını söyledi.

Bir belgesel yetmez Roboskî'yi anlatmaya
Roboskî Katliamı Belgeseli'nin yapımcılığını üstlenen Botan Sinema Kolektifi çalışanı Kerem Uçar da, Botan bölgesinde sinemanın ilerlemesi için çalışmalar başlattıklarını ifade etti. Uçar, "Sinema çalışmaları yürüten bir ekip olarak hem vicdani hem toplumsal bir olay olan Roboskî Katliamı'nı ele aldık. Ahlaki ve vicdanı boyutu olan Roboskî Katliamı'nı biz Botanlılar omuzlarımıza almazsak ileriye dönük bir çalışma yürütmemiz ve Botan halkının acılarını paylaşmamız olanaksız olur. Bizler sorumluluğumuzu yerine getirdik" diye konuştu. Roboskî'deki çekimler esnasında çok anlamlı hikâyeler ile karşılaştıklarını belirten Uçar, "Roboskî'deki katliamda yaşananları anlatmaya bir belgesel yetmeyecek. Onlarca kitap ve filmlere yetecek kadar hikâye var" şeklinde konuştu.


JİHAT AKÇA/CENGİZ OÐLAÐI-DİHA/ŞIRNEX