Roboskî Türk’ün yüz karası, Kürt’ün bin yarasıdır

Toplum/Yaşam Haberleri —

22 Nisan 2021 Perşembe - 22:00

  • Yönetmen Selim Yıldız Diyalog filmi ardından bu kez Monolog’u çekiyor. Roboskî Katliamı’nı konu alan filmi için Yıldız, "Roboskî Katliamı Kürt sorununun en can alıcı yanıdır. Yüzlerce film çekilse, Roboskî yeteri kadar anlatılamayacak kadar ağır bir yaradır" diyor. 

MUHAMMED KAYA

BERLİN

 

Kürt yönetmen Selim Yıldız, görüntü yoluyla hikaye anlatmaya çalışan, belgesel fotoğraf çalışmalarıyla bilinen ve kendi ifadesiyle "kendi toprağında mülteci çocuklar, Kürt basını ve Êzidî göçü, kişisel fotoğraf çalışmaları"na yoğunlaşan bir sanatçı. İlk film deneyimine ’29’ ile 2013’te yaşayan Yıldız, sonrasında Roboskî Katliamı’nı anlattığı 'Bîra mi têtin/Hatırlıyorum' belgeselini beyaz perdeyle buluşturmuş. Ertesinde bir yolculuk hikayesi olan "Diyalog" belgeselini çekmiş. Şimdi ise 4. filmi "Monolog"u bitirmeye yakın. Roboskî temalı "Monolog" filmi vesilesiyle konuştuğumuz Yıldız ile belgesel sinemacılığını da konuştu.

 

Hikayeyi kurmuyoruz, kaydediyoruz

Konu belgesel sinemacılığı olunca insanın aklına ilk belgesel sinemacılığının gerçeğe dayanma, gerçeği yansıtmaya sadık kalma ile zihinde tasarlanan duygu düşüncelerin kısıtlanıp kısıtlanmadığı oluyor. Kendisine ikilem yaşayıp yaşamadığını soruyoruz. "Belgesel sinema gerçeğin kendisidir" diye cevaplayarak şöyle devam ediyor: "Biz hikayeyi kurmuyoruz, yaşanan hikayeleri kaydediyoruz. Dolaysıyla belgesel sinemacıların çekim esnasında bir yönetme durumları olmuyor. Yaşanan hikayeye tanıklık edip kaydediyoruz. Hikaye nereye giderse peşinden gidiyoruz. Haliyle bir kısıtlamanın söz konusu ancak gerçek olan da bu."

 

Hakikatin kayda ihtiyacı var

Bir yönüyle hakikati en güçlü şekilde izleyiciye aktarmaya çalıştıklarını belirten Yıldız, kendi metodunu anlatırken "Mutlak suretle zihnimdekiler değil yaşananları ve  hikayenin akıcılığının kaydedilmesinden yanayım. Belgesel sineması, gerçek ile olan bağından dolayı kısıtlayıcı olmasının yanı sıra yaşadığın coğrafyada bunları kaydetmek, izleyiciye ulaştırmak gibi daha ağır zorlukları da beraberinde getiriyor" diye ifade ediyor.

 

Biz gidiciyiz, filmler kalıcı

"Belgesel sinemacılığında sanatçı 'bilgi taşıma' ve 'estetik kaygı' arasında kalıyor mu?" sorumuza geniş bir tanım yelpazesi olan estetik kavramının görsel sanatlarda da geniş bir kapsamı olduğunu belirterek, bu ikileme ilişkin "Nereden baktığımızla alakalı bir durumdur" diyor. Belgesel sinemanın belgeleriyle bilgi taşıdığını, anlattıkları hikayelerin görüntü olduğunu ve bu nedenle de bu kaygıyı taşımak zorunda olduklarını belirtiyor. Yıldız’a göre var olan güçlü hikayeleri en güçlü şekilde aktarmak gibi bir sorumluluğu var belgesel sinemacısının. Kendi diliyle "O güçlü hikayeler çok önem arz ediyor biz gidiciyiz; bu filmler kalıcı" diyor.

 

Selim Yıldız’ın Diyalog filmi Londra Kürt Film Festivalinde 28 Nisan’a kadar ücretsiz seyredilebilir.

Kürt sineması ve izleyicisi çok genç

Söyleşimizde belgesel sinemacılığının, özellikle de Kürt belgeselciliğinin pazar ve kaynak sıkıntısına da değiniyoruz. Neticede Yılmaz Güney ile başlayan Kürt sineması 2000’lerde daha bir görünür olmaya başladı. Türkiye’de belgesel sinema pek önemsenmese de Kürt belgesel sinemacılığının diğer türlere nazaran daha çok ürün verdiği görülüyor. Ancak buna rağmen festivallerde geri planda kaldığı, TV satışı yapılmadığı, kaynak yaratmada sıkıntı yaşandığı belirtiliyor. Yıldız konuyla ilgili şunları belirtiyor: "Kürt sineması Yılmaz Güney sinemasından çok etkilendi; ama Yılmaz Güney’in sinema dili Türkçe’dir. Kürt belgesel sinemasına gelince, toplumsal problemlerin, hak ihlallerinin en çok yaşandığı coğrafyalarda belgesel sinema ön plana çıkıyor. Kürt sineması daha çok genç, yeni doğum aşamasında ve sancılarıyla beraber var olmaya, kendini görünür kılmaya çabalıyor. Sinema yeni ama izleyicisi de yeni. 25-30 yıllık genç bir sinemadan söz ediyoruz. Festivaller, TV satışları vs. tabi bunlar Türkiye’de en büyük problemlerden biridir. Ama dünya Türkiye’den ibaret değil. Kaynak mevzusu ise dünyadaki tüm devletler ve devlet kurumları sinemacılarına sahip çıkar ve desteklerler. Bizim böyle bir şansımız olmadı maalesef."

 

Roboskî ağır bir yaradır

Yönetmen Selim Yıldız’dan biraz da filmlerinden bahsetmesin istiyoruz. ’29’, 'Hatırlıyorum' ve Dayika Besna’nın yolculuğunu konu alan 'Diyalog’dan sonra Roboskî’yi konu alan ’Monolog' geliyor. Kürt sorunu özellikle de Roboskî etrafında örülü belgeselleri dikkatimizi çekiyor. Yıldız, "37 yıllık bir savaşın ardında kalan, görünmeyen hikayelere odaklanıyorum, onları görünür kılmaya çabalıyorum" diyor. Roboskî’ye özel bir parantez açan Yıldız, "Roboskî Katliamı Kürt sorununun en can alıcı yanıdır. Yüzlerce film çekilse, Roboskî yeteri kadar anlatılamayacak kadar ağır bir yaradır. Ben payıma düşeni anlatma derdindeyim. Devletin bombalarıyla paramparça edilmiş hayatları unutturmamalıyız. Kimsenin yargılanmaması da korkunç bir barbarlıktır" vurgusunu yapıyor. Sosyal medyada denk geldiğimiz "Roboskî Türk’ün yüz karası, Kürt’ün bin yarasıdır" paylaşımını ve 'Diyalog’dan 'Monolog’a geçişini merak ettiğimiz Yıldız "Daha ağır bir kelime olsaydı onu kullanırdım" diyor ve "bu cümlelerin hiçbiri yeterli gelmiyor!" diye ekliyor.

 

Hikayeler birikiyor, yüküm ağırlaşıyor

Geçiş sürecini anlatırken "Diyalog"tan sonra bir daha film çekmemeye yemin ettiğini, çektiği hikayelerle sürekli yaşamanın canını acıttığı belirtiyor Yıldız. "Hikayeler biriktikçe yüküm ağırlaşıyordu. Bir yerden sonra artık vücut kaldırmıyor. Bu yüzden bırakmıştım, kameralarımı çocuklara verdim 'bu defter kapandı' diye. Sonra "Bîra mi têtin-Hatırlıyorum" filmimdeki Sinan Encü hayatını kaybedince ve Heyam anne yalnız kalınca bir daha Heyam annenin yaşamı üzerinden Monolog ile Roboskî’yi deşmek istedim" diyor.

 

Monolog için kampanya

Peki 'Monolog' ne aşamada? Yönetmen Yıldız’ın bu süreçte karşılaştığı zorluklar var mıydı? Yıldız, ’Monolog’un şu an post-prodüksiyon aşamasında olduğunu, yeteri kadar destek alırsa hedefinin Haziran ayı başında bitirmek olduğunu belirtiyor. Sonrası film, festivallerde izleyici karşısına çıkacak. Yıldız "Monolog" filmini tamamlamak için kampanya başlatmış. Kampanyanın linkine şu adresten ulaşmak mümkün:https://www.indiegogo.com/projects/monologue-documentary-film#/

 

 

Roboskî’de çocuklarla atölye

Sinemacılığının yanında fotoğrafçılık da yapan Yıldız, çocuklarla atölyeler açıyor. Bu yönde yeni bir çalışmasının olup olmadığını sorduğumuz Selim Yıldız şunları aktardı: "Uzun yıllar arkadaşlarımla beraber çocuk atölyeleri kurduk ve yüzlerce çocukla, gençle fotoğraf çalışması yaptık. Son olarak Roboskî’de 60 genç ve çocukla uzun soluklu bir atölye yaptık. Sonrasında fırsat olmadı ama en verimli çalışmalarımız atölyelerdi diyebilirim."

 

 

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.