Ölen belli! Öldürenler belli! Ama, aradan geçen 15 ayda sanık sandalyasında oturan bir kişi yok.
Bu ülkenin bir başbakanı zamanında “Fırat kenarında bir koyun kayıp olsa, ben sorumluyum” demişti. Burda kaybolan koyunlar değil, 34 Kürt. Bundan dolayı Başbakan Erdoğan da kendini sorumlu tutup özür dilemesi gerekiyor.
Biz bir hukuk devletiyiz! Sorunlarımızı hukuk kuralları içerisinde çözeriz ya! Mecliste bir araştırma komisyonu kuruldu. Titiz ve uzun bir araştırmadan sonra Meclis İnsan Hakları Alt komisyonu bir taslak hazırlamış. Nihayi rapor bu taslağa göre şekillenecek. Hazırlanan taslağa gizlilik kararı konulmuş. Basına yansıdığı kadarıyla: Olayda 34 insan öldürülmüş. Ama kasıt yokmuş. Sadece asker ile sivil irade arasındaki KOORDİNESİZLİK varmış. Peki ama bu koordinesizliği yapan makam veya kişiler kim? Sorma be biraderi koordinesizlik dedik ya dercesine olayın üstünü kalın bir örtüyle örtülmüş.
Sivil irade derken bence valiliği kast ediyor. Valiler ne zamandan beri sınır ötesi bir olayda sorumlu tutuluyor? Benzeri bir uygulama var mı dünyada? Yoksa bombayı atan uçaklar valinin emrindey miydi?
Seneler önce bir müteahhit fazla para kazanmak için yaptığı inşaatın demir ve çimentosunu az kullanmıştı. Yaptığı apartman çökmüş, birçok insan ölmüştü. Gazeteciler, o günün Başbakanı Erbakan’a sormuşlardı: “Sayın Başbakan, bu çökmenin sebebi ne ola?” Erbakan’da: “Canım Taktiri İlahi” demişti.
Sayın Başbakan, ideolojinize de uygun, Uludere olayına Taktiri İlahi de, ya da Ulemalardan bir komisyon kur, olayı onlara devret ve baskılardan kurtul. Malüm “Şeriatın kestiği parmak acımaz!”
Vatandaşın biri, “Hacerlı” isimli bir köye yolu düşüyor. Misafir, odanın en üst köşesine oturtuluyor. Ondan sonra gelen komşular misafirin üst tarafına oturuyorlar. Öyle bir durum oluşuyor ki, misafir odanın dış kapısına kadar itekleniyor. Misafir bir şey demiyor ama hayli canı sıkılıyor. Tam o sırada açık kapıda bir köpek giriyor. Canı burnuna gelen misafir köpeğe “Hacerliysen sende yukarı çık” diyor...
Öyle ya, Nato’nun ikinci büyük ordusuna sahibi olan Türkiye, “terör” sorununu çözmek için neden hala Kürdü korucu olarak kullanıyor? Amaç Kürdün Kürdü öldürmesi. “Körün istediği bir göz”, al sana iki göz. Neden Araştırma Komisyonu “koordinesizlik” demesinler? Bu durumda, bu soruşturmada, insan haklarından yana bir netice bekliyorsak, kendimizi aldatırız...
elbistanliali@fsmail.net
Roboskî’nin sorumlusu ‘Taktiri İlahi!!!