Türk savaş uçaklarının bombardımanı sonucu 34 yurttaşın yaşamını yitirdiği Roboskî‘de inşaatına yaklaşık bir hafta önce başlanan yeni askeri kuleler yükseldi. Katliamda yurttaşların önünü keserek, geçişlerine izin vermeyerek katliamdan sorumlu tutulan ve daha önce köyden kaldırılması için yurttaşların protesto ettiği Gülyazı Taburu’nun çevresinde yükselen dört yeni kule Roboskîli yurttaşları tedirgin ediyor.

‘Defalarca kaldırılsın diye protesto ettik’

Katliamda 19 yaşındaki oğlu Adem Ant’ı yitiren baba Reşit Ant, katliamının en büyük sorumlularından birinin de Gülyazı Taburu olduğunu anımsatarak, taburun katliamı önleme imkanı olmasına rağmen hiçbir çaba sarf etmediğini ve çocuklarının önünü kapatarak katliamın gerçekleşmesine yardımcı olduğunu ifade etti. Ant, katliamın sorumlusu olan bu taburu köyde istemedikleri için defalarca protesto ettiklerini belirterek, inşaatına yeni başlanan bu kulelerin bir savaş hazırlığı olduğunu ve aynı zamanda Roboskîlilerin sürekli gözetim altına tutmak amacıyla yapıldığı söyledi.

‘Gülyazı Taburu’nu istemiyoruz’

Katliamda yaşamını yitiren Yüksel Ürek’in annesi Emine Ürek de katliamda payı olan bu taburun kalması yönündeki taleplerine taburun büyütülerek yanıt verildiğini söyleyerek, söz konusu taburun bu haliyle bile günlük yaşamlarını zorlaştırdığı, yaylaya çıkan çocuk ve çobanlarının buradaki askerler tarafından taranarak gidişlerinin engellendiğini ifade etti. Taburunun çevresine yerleştirilen termal kameralarla köy içindeki hareketliliğin her an gözlendiğini dile getiren Ürek, “Çocuklarımızın katili olan Gülyazı Taburu’nu köyümüzde istemiyoruz. Artık Kürt halkının arasına istediği yere karakol kurup, onların üzerinde tahakküm kurdukları zamanlar geride kaldı. O devir bitti, yeni bir devir başladı. Kürtler baş kaldırdı hakkını kimseye bırakmayacak” diye konuştu.

‘Askerin gölgesi altına alınmak isteniyor’

Katliamda 11 yakınını kaybeden Roboskî için Adalet Yeryüzü için Barış Derneği Başkanı Veli Encü ise diyalog sürecine devletin özellikle sınır bölgelerinde savaş hazırlığıyla yanıt verdiğini söyledi. Encü, katliama ilişkin verilen takipsizlik kararının ardından askerlerin cesaret alarak, Roboskî halkına karşı saldırı ve baskılarından vazgeçmediklerini dile getirerek, inşaatın halkı daha fazla baskı altına alma ve gözetlemeyi amaçladığını söyledi.
İnşaatla birlikte köylülerin askeri gücün gölgesinde abluka altına alınmaya çalışıldığına dikkat çeken Encü, “Roboskili ailelerin mağduriyetini gidermek, onları teselli etmek yerine kalekollar, güvenlik yolları ve kulelerle askerin gölgesi altında bırakılmak isteniliyor. Aileler ve Kürt halkı olarak yapılan güvenlik yoluna karşı nasıl mücadele ettiysek Gülyazı Karakolu’ndaki kulelere karşı da tepkimizi ortaya koyacağız” dedi. Encü, hayata geçirilmek istenen askeri abluka ve baskılara karşı herkesi duyarlı olmaya da çağırdı.