Demirtaş ve beraberindeki heyeti Roboskîliler alkış ve zılgıtlarla karşıladı. Aileler, Demirtaş’ı katliamda yaşamını yitirdikleri çocukların resimlerini taşıyarak ve siyah elbiseler giyerek karşıladı. Burada katliamda yaşamını yitirenler anısında saygı duruşu yapılırken “Çeaxa şoreşê” marşı okundu. Yurttaşlar sık sık “Şehîd namirin” sloganını atarken Roboskîli aileler adına konuşan Ferhat Encü, 2.5 yıldır Roboskî Katliamı’nın yaşandığını hatırlatarak, o günden beri bayramı yas olarak ilan ettiklerini söyledi. Bu bayramın barışa ve kardeşliğe vesile olmasını dileyen Encü, Roboskîliler adına ziyaretinden dolayı Demirtaş’a teşekkür etti.

Demirtaş, bayramın Kürt halkı başta olmak üzere, bu coğrafyada yaşayan ezilen halklara barış ve demokrasi getirmesini dileyerek konuşmasına başladı. 301 insanın devlet eliyle katledildiği Soma’nın ardından 34 gencin katledildiği Roboskî‘ye geldiğini belirten Demirtaş, Soma’daki acılı annelerin ve ailelerin bayram selamlarını getirdiğini söyledi. Bu ülkede herkesin devletin haksızlığını gördüğüne ve bu devletin hiç kimseye insanlık muamelesi yapmadığına dikkat çeken Demirtaş, “Devlet, Kürt halkının dilini yok saydı. Kürt’ü yok saydı, zülüm yaptı. Artık Türkiye’deki diğer halklar da Kürt halkına yapılan bu haksızlığı görüyor ve artık barışın vakti olduğunu anladı” dedi.

Acıların birleştirilmesi
Türkiye ve Kuzey Kürdistan’da yaşayan halkların devletin zulmünden artık bıktığını ifade eden Demirtaş, halkların kendisine bağıran, çağıran bir başkanı istemediğini belirterek halkların artık barış, adalet ve kardeşlik içerisinde olan bir devlet istediğini ve bunu cumhurbaşkanlığı seçimi ile gerçekleştireceklerini söyledi. Erdoğan’ın Soma ve Roboskî halkından şu ana kadar özür dilemediğini vurgulayan Demirtaş, böyle bir insanın acılı ailelerin başkanı değil de, ancak sermayenin başkanı olabileceğini dile getirdi. Hükümetin Roboskî Katliamı’nın üstünü yargı ile kapattığını söyleyen Demirtaş, “Bu tepelerin arkasında 34 genci katlettiler. Bir onbaşına bile disiplin cezası vermediler. Roboskîli aileler kimseye bir haksızlık yapmadı. Erdemli ve onurlu bir duruş sergileyerek çocukların katillerinin yakalarına yapıştılar. Demek ki çözüm Erdoğan’ın iki dudağı arasından geçmiyor. Çözüm ve barış annelerin acıların birleştirmesinden geçiyor. Bu ülkede evlatları katledilen aileler bir oldu, gözyaşları aynı aktı” şeklinde konuştu.