
Altan: Uluslararası meseledir
İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi öğretim üyesi olan gazeteci-yazar Prof. Dr. Mehmet Altan, Roboskî’nin sorumluların AKP Hükümeti tarafından ortaya çıkartılmasının engellendiğine vurgu yaparak, “TSK askerleri, yurttaşları paramparça etti. Hükümet sorumluları bulmak yerine, bulunmasının önünü kapattı. Bu yaklaşım Kürt sorununu ne kadar çözer?” diye sorarak, tepkisini gösterdi. Roboskî’de yaşananların Türkiye’nin bir devlet olmaktan çıktığının kanıtı olduğunu vurgulayan Altan, Roboskî Katliamı’nda medyanın susturulmasını da Takrir-i Sükûn dönemine benzetti.
Hükümetin “mış gibi” yapma yöntemi ile sorunları çözmeye çalıştığına dikkat çeken Altan, “Asıl soru şudur: Türkiye Cumhuriyeti demokratikleşecek mi? Roboskî’de insanları parçaladılar aynı zulmü devam ettiriyorlar. Askeri yargı ile uğraşmıyor, kendi hırsızlığını yakalamaya çalışanlarla uğraşıyor. Roboskî’de bir daha gördük ki askeri yargı hiçbir işe yaramıyor. Paralel bir şey varsa, oda askeri yargıda var” dedi.
Askeri savcılığın takipsizlik kararının Roboskî’ye yönelik baskıyı arttırdığını da ifade eden Altan, AKP’nin, Roboskî’den dolayı bir gün mutlaka yargılanacağını söyledi. Altan, “Roboskî, uluslararası bir meseledir. Oradaki köylüler sınır dışında öldüler. 20 yıl önceki faili meçhuller şimdi nasıl ortaya çıkartılıp yargılanıyorsa, AKP de bu katliamdan mutlaka yargılanacaktır” ifadelerini kullandı.
Türkdoğan: Takipsizlik cesaretlendirdi
İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, Roboskî Katliamı ile ilgili ‘kovuşturmaya gerek olmadığı’ yönündeki kararın, askeri birlikleri cesaretlendirdiğine vurgu yaptı. Asker birliklerin katliamın gerçekleştiği yerdeki izleri silmeye çalıştığına dikkat çeken Türkdoğan, “Bölge halkının da bu anlamda bir hassasiyeti başlıyor. Orayı özel bir yer yapmak istiyorlar. Ancak askeri güçler onlar için değerli olan bu yerdeki izleri silmeye çalışıyor. Tam da burada işte cezasızlık kararının pratiğe yansımasını görüyoruz” dedi.
Roboskî’ye “güvenlik yolu”nun yapılmasının devletin Kürt sorununda değişmeyen politikasına bir kanıt olarak gösteren Türkdoğan, hükümetin giderek otoriterleştiğine işaret etti. Kürt sorununu çözemeyen her hükümetin tasfiye olacağına da vurgu yapan Türkdoğan, Roboskî’de gerilimi düşürmenin yolunu güvenlik yolunun yapımından vazgeçilmesi olarak açıkladı.
Arakon: Bir avuç köylü değil
Süleyman Şah Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Maya Arakon, Roboskî’nin herkesin hayatına değen bir acı olduğunun devlet tarafından idrak edilemediğini dile getirdi. Arakon, “Devlet, nihayetinde bir avuç Kürt bir köylü olarak düşünebilirler. İktidarın onların sadece bir avuç Kürt köylü olmadığını görmesi lazım. Roboskî’de zedelenecek olan adalet duygusu, bütün Türkiye’nin adalet duygusunu zedeleyecek” dedi. Katliamcıların yargılanmamasının bu ülke tarihine kara leke olarak geçeceğinin altını çizen Arakon, “Katliamın sorumluların yargılanmaması, Ermeni soykırımı, Alevi katliamı gibi kara tarihe yazılacak. Bu hükümetin de hesabına yazılacak. Kürtlerin katliamın sorumlularından hesap sorulması için gereken dirayeti göstereceklerini biliyorum” dedi.
Tanbay: Anıt mezar yapacağız
Roboskî Katliamı’nı yakından takip eden isimlerden biri de dans sanatçısı Zeynep Tanbay. Türkiye’de hukukun tamamen çöktüğünü ve çalışmaz hale geldiğini belirten Tanbay, Roboskî’nin bunun açık örneği olduğunu ifade etti. Roboskî’de bir anıt mezar yapılması için çalışmalar yürüttüklerini anlatan Tanbay, “Son dönemde yaşanan gerginlikler. Sorumluların açığa çıkartılmaması hepsi bizim bu konuda mücadele etme azmimizi arttırıyor. Yaşananlar tam bir facia” dedi.
Mansur: Ceberut devlet
Sanatçı Lale Mansur da Roboskî’de yaşanan son gelişmelere tepki gösteren isimlerden biri. Yolsuzluk operasyonları ve ses kayıtlarının ortaya çıkması ile her şeyin toz duman bir hal aldığını söyleyen Mansur, “Ceberut bir devlet var. Ceberut devlet yapacağını yaptı. Artık bir şey söylemek, bir tahmin yürütmek çok zor. Birçok faili meçhul var. Bunun faili de belli de ama yine de sorumlular yargılanmadı. Bir yaptırım uygulansa kendimizi daha güvende hissederiz. Adalet duygumuz zedelendi” diye konuştu.
DİHA/İSTANBUL