
Rojava’nın Cizîrê Kantonu’na bağlı Çilaxa kasabasında 2013 yılında yaşanan çatışmalarda şehit düştüğü geçtiğimiz günlerde açıklanan YPG’li Mehmet Ali Babat’ın (Baran Medya) hayatı, Kürdistan’ın dört parçasında yaşanan zulme karşı başkaldırının hikayesi. Türk devleti ve işbirlikçilerinin zulmünün yoğun olduğu 1991 yılında Şirnex’in (Şırnak) Şêxan (Hilal) beldesinde dünyaya gelen Mehmet Ali’nin ailesi korucuların baskısı nedeniyle Şêxan’dan göç ederek Sêgirk (Şenoba) beldesine yerleşti.
En yakın arkadaşıydı
8 çocuklu bir ailede büyüyen Mehmet Ali, başarılı bir öğrenci ve tiyatro meraklısıydı. Etrafına neşe saçan Mehmet Ali’nin hayatının dönüm noktası ise 2011 yılında aralarında 19 çocuğun da bulunduğu 34 sivilin Türk savaş uçaklarıyla bombalanarak katledilmesi oldu. Katliamda en yakın arkadaşı ve adaşı Mehmet Ali Tosun’u kaybeden Babat, bundan sonra yönünü özgürlük mücadelesine çevirerek, Rojava Devrimi’ne katıldı.
Çilaxa’nın Sefa köyünde şehit düşen Babat’ın annesi ile ablası DİHA’ya konuştu. Anne Hanım Babat, “Roboskî’den sonra çok değişti. Katliamda hayatını kaybeden 34 genç için çok üzülmüştü. Roboskî’de şehit düşenlerin içinde çok samimi olduğu bir arkadaşı vardı. Onun ismi de Mehmet Ali idi. Katliamdan birkaç ay sonra bir akşam oğlum eve gelmedi. Sonra gerillaya katıldığını öğrendik” dedi. Anne Babat, oğlunun devletin katliamlarını ve kirli politikalarını kabul etmediği için 19 yaşında yönünü özgürlük mücadelesine çevirdiğini söyledi.
YPG’li Babat’ın ablası Gülistan Babat ise kardeşinin gittiği günü şu sözlerle anlattı: “Roboskî Katliamı‘ndan sonra çok değişti, devamlı Roboskî’ye giderdi. Bir gün kalktı ve kahvaltısını yaptıktan sonra evden çıktı. Yüreğimiz yanıyor. Erdoğan çok annenin yüreğini yaktı ve hala yakıyor. Allah’tan dileğim onunda yüreği yanar.”
DİHA/ŞIRNAK