F-16’ların katlettiği 34 Kürt’ün ailesi, Hükümetin örtbas çabasını protesto için karalar giyerek Şırnak Adliyesi önünde açıklama yaptı ve Başbakan’a seslendi: Bu adaletsizliğe, hukuksuzluğa derhal son verin. Faillerin adalet önünde cezalandırılmasının sağlayın.
Şırnak’ın Uludere İlçesi’nin Roboskî (Ortasu) Köyü’nde 28 Aralık 2011’de TSK’ye ait savaş uçaklarıyla düzenlenen hava saldırısında 34 sivilin katledilmesinin üzerinden neredeyse 2 ay geçti ancak AKP Hükümeti hala sorumluları yargı önüne çıkarmamakta kararlı. Genelkurmay Başkanlığı, Diyarbakır Özel Yetkili Savcılığı, Uludere ve Şırnak savcılıklarının başlattığı soruşturmalarda da sonuç yok. Meclis Uludere Komisyonu üyesi milletvekilleri, Roboskî’deki incelemelerinin ardından döndükleri Ankara’da katliam öncesi ve sırasında çekilmiş Heron (İnsansız Hava Aracı) görüntülerini izlemişlerdi. Komisyonun CHP’li ve BDP’li üyeleri, 9 saatlik görüntünün net olduğunu ve görüntülerdeki kişilerin kaçakçı olduğunun belli olduğunu vurgulayarak, 34 sivilin göz göre göre katledildiğini açıklamışlardı. Ancak ne Genelkurmay Başkanlığı ne de Hükümet hala „Vur emrini kim verdi? Görüntüleri hangi birim izleyip değerlendirdi? Hedef tayinini kim yaptı?“ sorularına yanıt vermiş değil. 


Ailerin yası sürüyor
Katliamda 34 canı yitiren acılı aileler, bu sessizliğe karşı dün Şırnak Adliye önünde basın açıklaması yapmak istedi ancak polis engeliyle karşılaştı. Bunun üzerine aileler adliye bahçesinin kapısında açıklama yapmak durumunda kaldı. Hala süren yasları nedeniyle karalar giyen aileler, katledilen yakınlarının fotoğraflarını taşıdı, zaman zaman gözyaşları içinde ağıtlar yaktı.

Başbakan kapatmaya çalışıyor

Aileler adına açıklamayı katledilenlerden Serhat Encü’nün ağabeyi Veli Encü yaptı. Veli Encü, akıl ve vicdan sahibi olan her kişinin bu katliamın bilinçli ve planlı bir şekilde yapıldığı gerçeğini gördüğünü söyledi. AKP Hükümeti ile özellikle Başbakan Erdoğan’ın, insanlık suçu olarak nitelendirdikleri katliamın üzerini örtmeye çalıştığını söyleyen Encü, „Yaklaşık iki ay geçmesine rağmen tek bir kişinin bile görevden alınmaması ve tutuklanmaması bu katliamın üzerinin örtülmeye çalışıldığını gösteriyor“ dedi. 


Bu adaletsizliğe derhal son verin
Başbakan ve Hükümet sözcülerinin basın önüne çıkarak geçmişte yaşanan bir iki olayı gösterip bu katliamı meşru göstermeye çalıştıklarını dikkat çeken Encü şunları söyledi: „Bu da yetmezmiş gibi Genelkurmay’ını tebrik ederek, ailelerin adalet taleplerini zedelemiştir. Biz aileler olarak buradan Başbakan’a sesleniyoruz. Bu adaletsizliğe, hukuksuzluğa derhal son verin. Faillerin adalet önünde cezalandırılmasının sağlayın. Bu katliamın failleri cezalandırılana kadar her türlü yasal yollara başvuracağız. Bu katliam sonucunda gelişen olaylarda hayatını kaybeden insanların yakınlarını tutuklayarak, vicdanları zedelemeye devam ettiler. Hak, hukuk, demokrasi ve adaletten bahsedenler bu adaletsizliğe ne zaman son verecekler?“

Tutuklananlar bırakılsın

Katliam sonrası sağ kalanların da tutuklandığına işaret eden Veli Encü, „Bu yapılanlar hangi kanun kitabında yazar, hangi vicdana sığar siz söyleyin?“ diye sordu. Tutuklananlardan Faruk Encü’nün cezaevinden mektup yazarak haksızlıklar karşısında intiharın eşiğine geldiğini açıkladığına işaret eden Veli Encü, „Bizler şehit aileleri olarak Cumhurbaşkanı, Başbakan, İçişleri Bakanı ve Adalet Bakanı’nı açık bir şekilde uyarmak istiyoruz. 34 canın üzerine başka bir can eklenmesin. Bizlere dayatılan bu hukuksuzluğa ve adaletsizliğe son versin“ dedi. Tutuklanan yakınlarının serbest bırakılmasını isteyen Encü, aksi takdirde yaşanabilecek başka ölümlerin sorumlusunun hükümet ve kamu kurumları olacağını söyledi.

Kampanyaya destek verin
Roboskî’deki adaletsizliğe kendisine insanım diyen herkesin karşı durması gerektiğini kaydeden Encü, „Biz Roboski mağdurları olarak katledilmeyi ve tutuklanmayı hak edecek hiçbir eylemde bulunmadık. ‘Sınırlara İnat Roboski’ye Adalet’ şiarı ile başlatılan kampanyaya sahip çıkılmasını istiyoruz. Eğer o bombalarınız adaleti katletmemişse Roboskî’ye adalet istiyoruz“ dedi.

 DİHA/ŞIRNAK




Roboskî'yi protesto suç!


Roboskî Katliamı'nın sorumlularına yönelik sessizlik sürerken, katliamı protesto edenler sorusturma ve tutuklamalara maruz kalıyor. Roboskî katliamını protesto etmek amacıyla yürüyüş ve basın açıklaması yapan Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi'nde okuyan 24 öğrenci hakkında soruşturma açıldı. Amed'de de Roboskî katliamını protesto ettikleri gerekçesiyle 3'ü tutuklu 5 Dicle Üniversitesi öğrencisi yargılanıyor.

24 öğrenci soruşturmalık oldu

Şırnak'ın Uludere İlçesi Roboskî (Ortasu) Köyü'nde 34 sivilin Türk savaş uçakları tarafından katledilmesini, 30 Aralık'ta öğrencisi oldukları Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi kampüsünde yürüyüş ve basın açıklamasıyla protesto eden 24 öğrenci hakkında Bolu Cumhuriyet Savcılığı tarafından soruşturma açıldı. Öğrencilerin, yürüyüş sırasında attıkları "Katil Erdoğan", "Katil TSK" sloganları ile "devleti ve devlet organlarını yıpratma" ve "devlete ve devlet organlarına hakaret etme" gerekçesi ile soruşturmaya tabi tutuldukları belirtildi.
Turizm ve Otelcilik Bölümü öğrencisi Çağlar Kazak soruşturmaya tepki göstererek, basın açıklamasının demokratik bir hak olduğunu vurguladı. Kazak "Kürt halkına yönelik inkar politikaları devam ederken ve 34 yurttaşımız yaşamını yitirmişken bizden susmamızı beklemesinler" dedi.

Amed'de 5 öğrenci yargılanıyor
Amed'de Roboskî Katliamı'nı protesto ettikleri gerekçekçesiyle yargılanan Dicle Üniversitesi öğrencisi 3'ü tutuklu 5 kişinin dava duruşması da Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Öğrencilerin 'örgüt adına suç işlemek' iddiasıyla yargılandığı dava duruşmasında, Diyarbakır Barosu Başkanı Avukat Mehmet Emin Aktar suçlamalara tepki gösterdi. Aktar katliamı protesto edenler için gösterilen özenin katliamı yapanlar için gösterilmediğini, aylar geçmesine rağmen 34 kişinin ölümü ile ilgili soruşturmada şüphelilerin ifadelerinin bile alınmadığına vurgu yaptı.Duruşma sonunda mahkeme heyeti tutuklu 3 sanığın tahliyesine karar vererek, duruşmayı 8 Mayıs tarihine erteledi. 

HABER MERKEZİ