
Kürtler söz konusu olduğunda vicdanın kapalı bir odaya kapatılarak karar verildiğini ifade eden Encü, şunları dile getirdi: "Bu karar ben insanım diyen herkesin vicdanında mahkum olacaktır. Biz Roboskî aileleri olarak bu kararı tanımıyoruz, bu hukuksuzluğu kabul etmiyoruz. Burada herkese seslenmek istiyorum; bu hukuksuzluğa sessiz kalmayın, bu adaletsizliğe kulaklarınızı vicdanlarınızı kapatmayın. Biz 18 aydır bu acılarla bu hukuksuzluklara yaşıyoruz, biz artık yeter diyoruz. Artık canımızı yakmayı bıraksınlar, haktan adaletten olmayı tercih etsinler."
Türkiye'deki hukuk sisteminden bir beklentilerinin kalmadığını da ifade eden Ferhat Encü, "Hukuki haklarımızı sonuna kadar kullanacağımızı bu hukuksuzluğa ve adaletsizliğe sonuna kadar direneceğimizi herkese ilan ediyoruz" dedi.
DİHA/ŞIRNAK
'Bilerek ve isteyerek katlettiler'
Mağdur ailelerin avukatlarından Tahir Elçi ve Mehmet Emin Aktar da görevsizlik kararına tepki gösterdi.
Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi, "Suç, sivillere karşı ve sivil bir mahalde işlenmiş. Dolayısıyla soruşturma dosyasının askeri savcılığa gönderilmesi hukuki, yasal açıdan doğru değildir" dedi. Katliamın Genelkurmay Başkanlığı'na ait personeller ve savaş uçakları tarafından; Genelkurmay-Hava Kuvvetleri emir komuta zinciri ile meydana geldiğine dikkat çeken Av. Elçi, "Bunun yine Genelkurmay'a bağlı askeri savcılık tarafından etkili, objektif, adil biçimde soruşturulacağına inanmıyoruz" diye konuştu.
Soruşturmada sorumlular olarak Genelkurmay Başkanlığı'ndan başlanması gerektiğini ve bu nedenle dosyayı askeri savcılığın inceleyecek olmasının sonuç vermeyeceğini ifade eden Av. Elçi, şöyle devam etti: "Bu soruşturmaya ilişkin kaygılarımızı öteden beri ifade ediyorduk. Sebebi şu; soruşturma gizli yürütüldü, kısıtlama kararı konularak yürütüldü. Yani mağdurların, avukatların katkısına kapalı biçimde soruşturma yürütüldü. Birçok kez öldürülenlerin yakınlarının avukatları olarak başvurularımız hep reddedildi. Bugüne kadar zaten neler yapıldı, kimlerin ifadelerine başlvuruldu, bilemiyoruz. Hem mağdur taraftan avukatlardan hem de kamuoyundan kapalı biçimde, denetimden uzak yürütüldü."
Diyarbakır Barosu Başkanı Elçi, en kısa zamanda gerekli hukuki girişimlere başlayacaklarını bildirdi.
Aktar: Meclis zemin hazırladı
Ailelerin avukatlarından Mehmet Emin Aktar da, mahkemenin cinayeti, katliamı görmezden geldiğini belireterk, "Eylem kasıtla gerçekleştirilmiştir, ama kararda 'kasıtsız gerçekleşitirilmiştir' deniyor. Silahlısınız ve karşınızda silahlı unsur yok, karşıdaki silahsız insana ateş edileceğine dair duyuru yapılmış olması lazım, bu da yok... Aldıkları görüntüler üzerine katliamı yaptılar. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir katliam 'taksirle ölüm' olarak yorumlanmaz. Uçakların kaldırılması, bombalama görüntülerinin değerlendirilmesi ve bunlarla ilgili tartışmalar yapılarak emir-komuta zinciri içinde katliamın gerçekleştirildiğini biliyoruz. Buna göre taksirle değil bilerek, isteyerek gerçekleştirilmiş bir eylem anlamı taşıyor" dedi.
Av. Aktar, hükümetin yargıya bu karar için zemin hazırladığını ve askeri savcılıktan da olumlu bir kararın çıkmayacağını düşünüyor: "Katliam olduğu kabul edilmeyecektir, ama bu bir katliam davasıdır. Bir buçuk yıldır zaten soruşturmanın çok etkili olmayacak şekilde sürdürülmesinden, katliamın soğutularak böyle bir karar verileceğini tahmin ediyorduk. Meclis'teki araştırma komisyonu da 'kasıt olmadığını' söyleyip zemin hazırlamış oldu. Savcılık, siyasi gücün gösterdiği istikamette ilerleyerek bir karar vermiş oldu."
Av. Aktar da kararı "son nokta" olarak görmeyeceklerini ve hukuki mücadeleyi sürdürmek için en kısa zamanda mağdur avukatları olarak toplantı yapacaklarını belirtti.