
Almanya'nın Hamburg kentinde, kapitalizmin yaşadığı kriz ve alternatif sistem olarak demokratik modernite masaya yatırıldı. "Abdullah Öcalan'a Özgürlük, Kürdistan'a Barış İnisiyatifi"nin de aralarında bulunduğu Alternatif Arayış Ağı (Network for an Alternative Quest), Hamburg Üniversitesi'nde "Kapitalist Moderniteye Meydan Okumak 2" sloganıyla bir konferans organize etti. 3-5 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirilen konferansa, 20 ülkeden bilim insanı, akademisyen, düşünür ve siyasetçi katıldı. Kapitalist moderniteye karşı alternatif yaşam nasıl inşa edilir odaklı konferansta; ekonomi, ekoloji, kadın özgürlüğü gibi birçok konu masaya yatırıldı. Rojava Devrimi deneyimleri ve kazanımları da ayrı başlıkta ele alındı.
Konferans "Kapitalist Moderniteyi Teşhir Etmek“, “Kapitalist Modernite karşısında Demokratik Modernite”, “Endüstriyalizm karşısında Ekolojik Endüstri ve Komünal Ekonomi”, “Devrimci Teorinin Engellerini Aşmak”, “Alternatif Pratiklerden Çıkarılacak Dersler” gibi çok sayıda başlıkta gerçekleşti.
Rojava Devrimi umut veriyor
Açılış konuşmasını Prof. Dr. Norman Peach'ın gerçekleştirdiği Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın da mesaj gönderdiği konferansta, kapitalist moderniteyi teşhir eden sunumlar yapıldı. "Kapitalist Moderniteyi Teşhir Etmek“ başlıklı oturumda Hindistan'dan gelen Dr. Radha D’Souza "Sanayicilik-Hukuk, Bilim ve Emperyalizm“ başlıklı bir sunum gerçekleştirdi. Rojava Devrimi'nin Hindistan’daki gençler ve öğrenciler için büyük bir ilham kaynağı ve umut olduğunu söyledi. Kapitalizme karşı alternatif bir yaşam için direniş ve yeniden üretimin önemine vurgu yapan Dr. D'Souza, "Yeni bir bilim geliştirilmesi gerekiyor. Bunun emperyalist ve sanayiciliğe karşı olması gerekiyor" diye konuştu.
Kadınlar tarih sahnesinde
Dr. Muriel Gonzáles Athenas ise "Bilimcilik-Zihnin Yeniden Sömürgeleştirilmesi" konulu bir sunum yaptı. Atheanes, konuşmasında, tarihte kadına yönelik şiddet ve cinsiyet ayrımına değinerek, "Kadın tarih yazımında hiçbir zaman yer almadı. Erkek egemen zihniyet, tarihi hep kendine göre düzenledi. Kendilerine göre bir tarih yazdılar. Kadınlara karşı bir cinsiyet ayrımı söz konusu. Fakat feministlerin bugün daha alternatif bir mücadele yürüterek, buna 'dur' demeleri lazım. Kadınların bu gücü var. Bunu doğru bir şekilde yürütmek gerek” dedi. Atheanes, konuşmasını gösterdiği bir sinevizyonla da destekledi.
İnsanlar 'çağdaş köle'
Konferansın “Ekolojik Sanayi ve Komünal Ekonomi“ oturumunda ise Prof. David Graeber konuştu. Sanayi, komünal ekonomi gibi konulara değinen Graeber, günümüz dünyasında insanların birer 'çağdaş köle' gibi yaşadığına dikkat çekerek şu değerlendirmeyi yaptı: "Tarihte kölelik kılıç ile dayatılıyordu. Ama bugün farklı bir şekilde yapılıyor. Günümüzdeki yaşam çağdaş köleliktir. Eskide köleler köle olduklarının farkındaydılar, sosyal bir ilişkileri vardı. Bugün ise insanlar özgür olduklarını sanıyorlar ama köleler. Aslında köle olduklarının farkında değiller."
Ortadoğu’daki halk ayaklanmalarının bir devrim olarak görülmesi gerektiğini belirten Graeber, Rojava’yı da buna örnek gösterdi.
Anti-kapitalist ve özgürlükçü
Konferansın son günü ise Rojava'da uygulanan kantonlara ilişin tartışmalar yoğunlaştı. "Alternatif Pratiklerden Çıkarılacak Dersler" başlıklı oturumda Kobanê Belediye Eşbaşkanı Mustefa Abdî de bir sunum yaptı. Kobanê’nin tarihi ve sosyo-ekonomi yapısına değinen Abdî, “Saldırı öncesine kadar kurduğumuz komünlerle bir sistem kurmaya çalıştık. Köy komünlerini kurduk, gençlik ve kadınları federal bir sisteme hazırlamak için eğitimler başlattık. Bunu yaparken etrafımız Araplarla çevriliydi. Biz adeta böyle bir ortamda yeni bir yaşam kurmaya çalıştık. Ancak bu sistemimizi gören gerek rejim ve gerek ise bölgedeki sömürgeci güçler, saldırılarda bulundular. Kobanê, DAİŞ denen çetelerin hedefi oldu. 6 ay boyunca Kobanê, bu çetelere karşı destansı bir mücadele vererek, tüm dünyanın sembolü oldu” dedi.
Rojava’da birçok halk ve farklı kesimlerin yaşadığını belirten Mustafa Abdî, "Biz de bu halkların birlikte özgür ve hoşgörü içerisinde yaşamaları için kanton sistemini oturtmaya çalıştık. Bizce bu sistem anti-kapitalist ve özgürlükçü bir sistemdir. Ortadoğu gibi karışık ve feodal bir bölgede ancak bu sistem çözüm olabilir. Bu sistemi oturtmak için Rojava’nın genelinde çalışmalar yürütüyoruz" diye konuştu.
YPJ Komutanı ile canlı bağlantı
Konferansa Kobanê YPJ komutanı da canlı bağlantı ile katıldı. Katılımcıların yoğun ilgi gösterdiği YPJ'liler, "Kapitalist Moderniteye meydan okuyan herkesi selamlıyoruz. Bizler, Rojava'da ona meydan okumakla yetinmeyip ona karşı alternatif bir yaşam kuruyoruz" dedi. YPJ'lilerin konuşmaları uzun süre ayakta alkışlandı.
Yalnız değiliz
Kanada’dan konferansa katılan Dimitrios Roussopoulos "Birçok ahlaksız insan bir araya gelerek dünya ekonomisine yön vermeye çalışıyor" diyerek Davos'u eleştirirken, alternatif olarak Dünya Sosyal Forumu'nu örnek gösterdi. "Ben, oradan geldim. 45 bin aktivist, binlerce tartışma platformuyla krizlere çözüm bulmaya çalıştı. İnan ki biz yalnız değiliz, binlerce insan dünyada buna karşı mücadele ediyor" diyen Roussopolus, "Kürt Özgürlük Hareketi de bu direnişin merkezinde yer almaktadır. Çünkü teori ile pratiği birleştiriyor. Gerçek iktidar sokaktadır bizim bunu bilmemiz gerekiyor" vurgusunda bulundu. Kapitalist sistemin mücadele ile yıkılacağını vurgulayan Roussopoulos, Latin Amerika’da yaşanan sosyal adaletsizliğe karşı gençlerin mücadelesinin anlatıldığı bir sinevizyon da göstererek, bu anlayışın bütün dünyada yayılması gerektiğini söyledi.
Roussopoulos, öğrenci ve gençlerin Montreal'de 2012'den itibaren devam eden mücadelesi ve bunun yarattığı sonuçlara da değindi. Gençlerin iki hükümeti devirerek, halen siyasi gücün sokaklarda olduğunu gösterdiğinin altını çizen Roussopoulos, mahallelerde ve halk meclisleri biçiminde örgütlenerek öz yönetimin sağlanabileceğini ortaya koyduklarını kaydetti.
Y.ÖZGÜR POLİTİKA HABER EKİBİ