Hewler’de, ABD Başkanı Obama’nın IŞİD’le Mücadele Özel Temsilci Yardımcısı Brett McGurk başkanlığındaki heyet ile Federe Kürdistan Başkanı Mesud Barzani ve PYD Eşbaşkanı Salih Muslim arasındaki görüşme (15 Eylül 2015) sonrası, “Peşmerge Rojava’ya geçiyor” tartışmalarının yanı sıra “Duhok Anlaşması pratikleşiyor mu, ya da yeni bir anlaşma mı geliyor” sorularını doğurdu.

KDP-ENKS ile Rojava inisiyatifi üç anlaşma yapmıştı. Üçü de Federe Kürdistan evsahipliğindeydi. Üç anlaşmaya rağmen ilişkilerde denge-istikrar tutturulamamıştı. I. Hewler Anlaşması (Temmuz 2012), II. Hewler Anlaşması (Aralık 2013), Duhok Anlaşması (Ekim 2014), SUK, SMDK ve Türkiye’nin politikalarına angaje olan KDP ve koçbaşı olarak kullanılan ENKS, anlaşmaların çökmesine neden olmuştu. Ya yeni Duhok? Şartlar ve dengeler çok değişti. Örneğin Türkiye’nin Kandil’e yönelik hava harekatına destek vermesi (Temmuz-eylül 2015) ağır yara açtı. Duhok artık canlanmaz. Süreçler yeni anlaşmaların merkezinin de artık Rojava olacağına işaret ediyor.


ABD görüşmek istedi

Hewler’deki görüşmeyi PYD Hewler Temsilcisi Xerib Hiso’ya (Heso) sordum: “Bu daha önceki toplantılar gibi içerde ve dışarda Amerika’yla yapılan görüşmelerdendi. Amerika heyeti Sayın Salih Müslim’le görüşmek istedi. Bu görüşmeye Sayın Mesud Barzani de katıldı. Bu tür görüşmeler hem Amerika’yla ve hem de diğer devletlerle diplomatik faliyetlerin önünü açmaktadır. Toplantıda daha çok DAİŞ terörüne karşı nasıl mücadele verileceği ele alındı. Suriye’de, Irak’ta DAİŞ terörüne karşı savaşabilecek büyük bir gücün nasıl oluşturulacağı, nasıl eğitim verileceği üzerinde tartışma oldu. Hem Kürdistan bölgesinde Peşmerge’nin rolü hem de Rojava Kürdistanı’nda DAİŞ’e karşı direnen YPG ve YPJ gibi güçlerinin nasıl güçlendirilmesi, nasıl yardım edilmesi ele alındı. Çünkü DAİŞ bütün halkların güvenliğini tehdit ediyor. Sadece Ortadoğu’yu değil bütün devletleri tehdit ediyor. Bu teröre karşı verilen mücadele uluslararası kolalisyonun başını çeken Amerika’nın Ortadoğu’nun içinde olduğu hassas aşamada DAİŞ terörüne karşı verilen savaşta taraflarla yan yana gelip tartışması gerekliydi.” 


Yeni Duhok’un kapısı aralandı mı?

Hiso’ya Rojava’da ABD’nin eğitim veren kara birliğinin olduğu haberlerini de sordum: “Hiçbir yabancı asker Rojava’da yok. Var olan bir zamanlar YPG’ye katılan yabancı savaşçılar. Yani bu ‘devletler burda’ manasına gelmiyor.”

Yeni bir Dohuk Anlaşması’nın kapısı mı aralandı? Hiso yanıtlıyor: “Doğrusu Dohuk Anlaşması bizim açımızdan stratejikti. Bu anlaşma Kürt halkının iradesinin bir araya gelmesi gibi bir anlam taşıyordu. Duhok Anlaşması Ortadoğu’da Kürt halkının irdesinin pratikleşmesi anlamına geliyordu. Ancak malesef anlaşmanın diğer tarafı olan ENKS bu stratejiyi, Kürt halkının iradesinin bir araya gelmesini engelledi. ENKS anlaşmanın başarıya ulaşmasını istemedi. Dolayısıyla Hewler-1, Hewler-2 Anlaşmaları gibi zayıf kalmasına ve pratikleşmemesine neden oldu. Bu son yapılan zirve yeni anlaşmaların önünü açar mı açmaz mı? Yeni anlaşmalar olursa öyle inanıyorum ki, bu Rojava’da olur. Başur’da (Federe Kürdistan) olmaz diye düşünüyorum.”


Kobanê: Peşmerge geçişi yok

PYD Avrupa Örgütlenme Sorumlusu Zuhad Kobanê‘ye de sordum. Duhok Anlaşması gibi yeni bir anlaşmanın henüz ufukta olmadığını söyledi. KDP Peşmergelerinin geçişi tartışmalarını sorduğumda “Öyle birşey yok. Görüşmeler iyiydi. Fakat Peşmergelerin Rojava’ya girmesi gibi birşey yok” yanıtı geldi. ABD ile ilişkilerin seyri ne durumdaydı: “ABD ile ilişkilerimiz koordineli. ABD, Brett McGurk, bizim PYD heyetiyle, sayın Barzani ile bir görüşme yaptılar. DAİŞ’e karşı nasıl mücadele etmek gerektiği konuşuldu.” Sonuç olarak yeni anlaşma zemini için KDP siyasetinde dönüşüm şart. 20 Eylül 2003’ten beri büyük sıçramalar yapan PYD’nin Rimelan’da yaptığı 6. kongresi de diplomasinin artık Rojava kentlerine kayacağının önemli göstergesi.