
Rojava Geçici Yönetim Kurucu Meclisi, 12 Kasım 2013 tarihinde gerçekleştirdiği ilk toplantısı ardından dün Qamişlo kentinde ikinci toplantısını gerçekleştirdi. Basına kapalı olarak gerçekleştirilen toplantıda 58 üyeden oluşan Kurucu Meclis'in çoğunluğu yer aldı. Toplantının ardından yapılan açıklamada, alınan kararlar şöyle sıralandı:
*Geçici Yönetim'in ismi ''Demokratik Özerk Yönetim'' olacak.
* Geçici Yönetim, Efrîn, Kobanê ve Cizîrê kantonlarında oluşturulacak 3 özerk bölge çerçevesinde kurulacak. Daha önceki yönetim projesinde her üç bölgenin ortak bir meclise bağlı olduğu belirtilse de, bölgenin şu an içinde bulunduğu koşullar gözönünde bulundurularak, Rojava'nın her üç bölgesi ayrı özerk bölgeler olarak yönetilerek, her bölge kendi özerk yönetimini oluşturacak.
* Geçici Yönetim Genel Meclisi'nin ismi ''Yasa Yapıcı ve İzleme Komitesi'' olarak değiştirildi. Yasa ve kararların alınmasından sorumlu olacak.
* İlk toplantıda oluşturulan 19 kişilik Geçici Yönetim Projesi İzleme Komitesi'nin adı ''Geçici Yönetim Hazırlama ve İzleme Komitesi'' olarak değiştirildi. Komite proje çerçevesinde çalışmalar yürüterek, meclisin aldığı kararlarda da yer alacak. Çalışmalar çerçevesinde meclisi toplama yetkisine de sahip olacak.
Geçici Yönetim Kurucu Meclisi'nin dün gerçekleştirilen toplantısına katılan Kürt Yüksek Konseyi Üyesi Aldar Xelîl, toplantının sonuçları ve alınan kararlara ilişkin gazetemizin sorularını yanıtladı. Geçici Yönetim projesi için oluşturulan Kurucu Meclis'in çalışmaları sonucunda, ihtiyaçlar doğrultusunda bazı önerileri olduğunu belirten Xelîl, son toplantının bu çerçevede gerçekleştirildiğini söyledi. Xelîl, öneriler arasında Rojava'nın üç özerk bölge biçiminde yönetilmesi olduğunu da belirterek, bu konuda alınan kararı şöyle değerlendirdi: ''Daha önceki proje taslağında Kobanê, Efrîn ve Cizîrê'nın daha önce genel bir yönetim tarafından yönetilmesi kararı alınmıştı. Komite, Rojava'da şu an yaşanan koşulların genel bir yönetim için elvermediği görüşünde. Bu nedenle her bölgenin ayrı ayrı olarak yönetimini oluşturarak kendisini yönetmesi yönünde öneri sundu. Yani buna göre ''Cizîrê Demokratik Özerk Yönetimi, Efrîn Demokratik Özerk Yönetimi ve Kobanê Demokratik Özerk Yönetimi biçiminde üç özerk bölge olarak yönetimini oluşturması kararı alındı.''
Xelîl, Rojava'daki savaş koşulları nedeniyle şu an için bölgeler arasında bağlantı sağlanmaması ve coğrafik koşullar nedeniyle böyle bir karara gidildiğini ifade ederek, bunun Rojava Yönetimi için bir ön aşama olduğunu kaydetti.
Genel Yönetim sonraki dönemde
Şu an genel ve ortak bir yönetimin oluşturulmasında yaşanan zorlanmalar olduğunu, bu nedenle genel yani ortak bir yönetim tartışmasını daha sonraki aşamada, önümüzdeki günlerin koşullarını göz önünde bulundurarak ele almayı doğru bulduklarını belirten Aldar Xelîl, zaten öncelikli olarak ilk adımda her üç Rojava bölgesinde yönetiminlerin oluşturulması gerektiğini söyledi. "Bölgelerin özerk yönetimleri oluşturulduktan sonra, kantonlar arasında elbette diyalog ve ilişki olacak, bu tamamen kopuk olacağı anlamına gelmiyor. Özerk bölgeler arasındaki ilişkilerin biçimi ve yöntemi konusu da tartışılarak, buna yönelik kararlar alınacak. Bölgesel yönetimler oluşturulduktan sonra ortak bir yönetime gidilir'' diyen Xelîl, Demokratik Özerk işleyişin esas alınacağını ifade etti. Xelîl, bu yönetim modelinin Suriye'nin diğer bölgelerinde de oluşturulmasını önerdiklerini aktardı.
Xelîl, Rojava Yönetimi için isim konusunun da şimdi belirlenen isim olabileceği farklı bir seçeneğin de olabileceğini vurguladı.
Kurucu Meclis'te ne değişti?
Xelîl, yönetim projesi çalışmalarının sağlıklı yürütülmesi için öneriler doğrultusunda Kurucu Meclis'te yaptıkları değişimi de şöyle açıkladı: "Yasa Yapıcı ve İzleme Komitesi, önümüzdeki süreçte bir yasama meclisi biçiminde çalışma yürütecek. Proje Hazırlık Komitesi, kendi içinde tartışmalar yürüterek, ihtiyaçlar doğrultusunda kendi içinde komiteler de oluşturabilir. Bu komitenin iç işleyişine bağlı bir durum.''
Destek artıyor
DBK Üyesi Aldar Xelil, yönetim projesine ilişkin desteğin de her geçen gün arttığını ifade etti. Tüm kesimlerle görüşmeyi esas aldıklarının altını çizen Xelîl, ''Görüşmeler ardından bazı kesimlerde olumlu yaklaşımlar gördük. Uzak duran ve kaygılı yaklaşan bazı kesimlerde yönetim çalışmalarında ikna ve katılım talebi ortaya çıktı. Şu an ulaşılan düzeyi olumlu görüyor, bunun önümüzdeki günlerde sürdürülen çalışma ve görüşmelerle birlikte daha da ilerleyeceğini umuyoruz'' dedi.
'ENKS'nin katılmasını isteriz'
Xelîl, ENKS'nin yönetim çalışmalarına ilişkin yaklaşımı konusunda henüz net bir tutumun ortaya çıkmadığını belirterek, ENKS üyelerinin 5 Aralık'ta gerçekleştirecekleri toplantıda, Rojava Geçici Yönetimi ve Cenevre'ye katılım konusundaki kararlarını belirleyebileceklerini ifade etti. Xelîl, ''ENKS üyelerinin yönetim çalışmalarına katılmalarını ve Cenevre için de Kürt halkının ulusal çıkarlarını gözeterek davranmalarını temenni ediyoruz. Bu demokrasinin bir gereği, hem de Rojava için en iyi karar olacak. Bunun tersi bir tutum sergilenmesi halinde de Rojava yönetim çalışmalarının engellenmesi sözkonusu olamaz. Kürtler ve diğer etnik kesimler ile birlikte bu konuda genelin taleplerini önemli görüyor ve bunu dikkate alıyoruz. Şu an bunu sağlamış durumdayız. Genel olarak hem Rojava'nın yönetimi hem de Cenevre'ye katılım konusunda Kürt Yüksek Konseyi olarak ortaya koyduğumuz çerçeve genel olarak destek görüyor'' şeklinde konuştu.
Cenevre-2'den önce olacak
''Herkesin Kürtlerin bu meşru hakkını göz önünde bulundurması ve kabul etmesi gerekiyor'' diyen Xelîl, Rojava Yönetimi'nin ilanını daha önce tartıştıkları biçimde, Cenevre-2 Konferansı öncesi yapmayı hedeflediklerini ve Cenevre Konferansı'nda Kürt tarafının katılımına yönelik diğer güçlerin yaklaşımı ne olursa olsun bunu engellemeyeceğini kaydetti. DBK Üyesi Aldar Xelîl, çalışmalarını kesintisiz sürdüreceklerini kaydederek, şunları ekledi: ''Şu anki yönetim projesini geliştirerek, Suriye için örnek bir yönetim modelini oluşturmak için çabalarımız devam edecek. Önümüzdeki süreçte bunun çalışmalarını her koşulda sürdüreceğiz. Bunun oluşturulması konusunda ısrarlıyız. Çalışmalarımız adım adım ve aşama aşama olabilir, gecikmeler de yaşanmış olabilir fakat her koşulda bunu gerçekleştireceğiz. Halkımıza verdiğimiz sözün bir gereği olarak bunu yapacağız. Halkımızın fedakarlığı ve YPG güçlerinin direnişini esas alacağız.''
HABER MERKEZİ