Geçtiğimiz hafta Paris'te yapılan Batı Kürdistan Konferansı'na katılmak için Avrupa'ya gelen PYD Eşbaşkanı Asya Abdullah, ANF'ye verdiği mülakatta, Batı Kürdistan'da yönetimin halkın elinde olmaya devam ettiğini söyledi. Abdullah, ayrıca Türkiye ile yapılan ittifaktan dolayı, Suriye'de çok zorlu bir mücadele verdiklerine de dikkat çekti. Sağlık, eğitim, güvenlik, belediye hizmeti gibi konularda örgütlemelerini kurduklarını belirten Abdullah "İlk kez buradaki halk devletsiz bir şekilde kendisini yönetiyor" dedi.
Siyasi, kadın, gençlik, eğitim, hukuk, sağlık, güvenlik ve halk hizmetlerinden sorumlu komiteler olduğunu ifade eden Abdullah, bu komitelerin şehir meclisleri bünyesinde çalıştıklarını ve bunun da Demokratik Özerklik projesinin bir sonucu olduğunu sözlerine ekledi.

Yüzde 40 kadın kotası var

Tüm merci ve kurumlarda yüzde 40 kadın kotasını uyguladıklarını söyleyen Abdullah, kadın örgütlülüğünün güçlü olduğu yerlerde, yüzde 40 kotasının aşılması durumuna imkan tanıdıklarını belirtti. Abdullah şunları ifade etti: "Kadınlar kendi öz çabaları ile zaten yüzde 40 kotasını aşıyor. Örneğin Qamişlo ve Kobanî meclislerimizin başkanı kadın arkadaşlar. Ayrıca eşbaşkanlık sistemi ile zaten bir kadın ve bir erkek uygulamasını hayata geçiriyoruz. Bu olumlu gelişmelere karşın, çalışmalarda belli sıkıntılar da yaşanmaktadır. Toplumsal değer yargıları ve erkek egemen sistemden dolayı zaten kadın alanı başlı başına zorlu bir alan oluyor."
Rojava'da kadın hareketinin önemli bir mücadele mirasına sahip olduğunu da belirten Abdullah, yüzlerce Kürt kadının hala cezaevlerinde olduğuna, büyük direnişler sergilediklerine dikkat çekti. Abdullah şunları söyledi: "Kürt Özgürlük Hareketi'nin başlangıcından bugüne kadar kadın devrimin öncüsüdür. Hem siyasette, hem örgütlenme ve serhildanlarda kadınlar önemli bir role sahiptir. Anneler şehit düşen çocuklarını zılgıtlarla toprağa veriyor."


Çocuk eğitimi devam ediyor
Rojava'nın genelinde eğitim kurumlarının olduğunu belirten Abdullah, öğretmenlerin bu kurumlara bağlı çalıştıklarını belirtti. Her alan öğretmen ihtiyacını kendi karşılamaya çalışıyor ve çok sayıda kişi öğretmenlik yapmak istiyor. Eğitimlerde çocuk hakları, eğitim, çocuklara şiddet ile mücadele hususları ağırlıkta işlenen konular arasında. Savaş ve çatışma ortamında büyüyen çocukların çok ağır travmalar yaşadıkları bilinen bir gerçek. Bunun yanısıra eğitimde anadilin önemine de vurgu yapan Abdullah, "Esat yönetimi döneminde, Kürtçenin bir ders olarak verilmesini istemiştik. Ancak bu talep kabul edilmediği gibi, okullar kapatıldı. Bizim öngördüğümüz yaklaşım şöyle; eğer devlet okulları açılacaksa Kürtçe dersler mutlaka olmalı, yada hiç açılmamalı. Mevcut durumda devlet okulları dışında meclislere bağlı her köy ve mahallede halkın kendi imkanlarıyla kurduğu okullar var. Buralarda eğitim aralıksız bir şekilde sürüyor" şeklinde konuştu.

Kadınlara çağrı  yaptı
Abdullah, Kürdistan'ın dört bir yanında kadın mücadelesinin çok zorlu şartlarda devam ettiğine dikkat çekerek toplumsal özgürlüğün, kadının özgürlüğünden geçtiğini belirtiyor. Kadına karşı her türlü şiddetin devam ettiğini, 'namus' adı altında şiddetin meşrulaştırılmaya çalışıldığını da sözlerine ekleyen Abdullah, "Buna karşı örgütlülüğümüzü güçlendirerek mücadele etmeliyiz" diyor. Son olarak da, bugüne kadar Kürdistan'ın bütün siyasi güçlerinin bir araya gelemediğine dikkat çeken Abdullah, şunları belirtti: "Kadınlar iki defa bir araya geldi. Amed ve Hewlêr'de gerçekleşen kadın konferansları, hem kadın açısından hem de ulusal birlik açısından oldukça önemliydi. Kürt kadın hareketi olarak bizim tarihi sorumluluğumuz var. Yine Kürt kadın hareketinin bu gelişme düzeyine gelmesi Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın büyük çabaları sayesinde gerçekleşti. Bu temelde kendi mücadelemiz ve  Önder Apo'nun özgürlüğü için daha çok mücadele etmeliyiz." 

ANF/PARİS