
Suriye’de sonu gözükmeyen bir savaş devam ediyor. Buna rağmen şiddete karşı dayanışmacı direnişin mekanları mevcut. Medico International, Kürt kenti Kobanê’de ve Rojava’nın diğer kentlerinde insani yardımda bulunuyor. Bu şüphesiz politik bir destekdir de aynı zamanda.
Birleşmiş Milletler’in World Food Program’ı, Suriye’de hergün yaklaşık 2 milyon insana gıda yardımı yapıyor. Komşu ülkelerde temel ihtiyaç paketi alan 1,9 milyon Suriyeli yaşıyor. Suriye halkının yüzde 90’ı yoksulluk sınırının altında yaşıyor. Suriye devleti artık idari bir birim olarak etkinliği azalmış ve 2011 halk ayaklanmalarından bu yana gittikçe de silikleşiyor. Daha önce aşırı merkeziyetçi olan ülkede şuanda dört ana güç var. Bunlardan biri Devlet Başkanı Beşar Esad’a bağlı rejim gücü, DAİŞ çeteleri, El-Qaide’ye bağlı El-Nusra Cebhesi ve Kürtler. Esad hükümeti ülkenin yaklaşık yüzde 40’lik bölümünü kontrol ediyor. Esad, halen radikalleşmiş ve yoksullaşmış kırsal nüfustan korkan şehirli orta ve üst sınıfları şuna inandıracağını düşünerek şunları söylüyor “Suriye devrimi’ hep bir hayaldi, uluslararası güçler tarafından yönlendirilen ve buna karşı savaşılması gereken bir ‘terörizm’ var ülkede.”
DAİŞ de ülkenin yaklaşık yüzde 40’ında hüküm sürüyor ve bu alanın içinde özellikle nüfus yoğunluğunun düşük olduğu çöl bölgeleri var. El-Nusra Cephesi ülkenin takriben yüzde 5’ini kontrol ediyor. Ülkenin yüzde 5’lik bir oranı da eski “Özgür Suriye Ordusu’nu” oluşturan yüzlerce milis gücü ve grup kontrol ediyor. Merkezi bir kontrol rejiminden, neoliberal savaş lordlarından oluşan bir devlet meydana geldi. Bu devlette dini kimlik, bölge ve aile-soy gibi geleneksel bağlılıklar, ulusal bağlılığın önüne geçti. Ulusal düzeyde -özellikle de muhalefet içerisinde- taraftar toplayabilen tek ideoloji var; o da İslam.
Neredeyse herkesin birbirine karşı savaştığı bu uzun süreli savaşın genel umutsuz ortamında Kürtler bir alternatif olarak öne çıkıyor. Kürtler ülkenin neredeyse yüzde 10’unu kontrol ediyor ve Türkiye sınırında üç kantonda mevcut bölgeleri var: Efrîn, Kobanê ve Cizîrê. Bu kantonlarda geniş bir özyönetim geliştirilmiş durumda. Bu özyönetim biçimi, açıkça devlet erkinin ademi merkeziyetçi ve komünalleştirilmesinin bir biçimidir, aynı zamanda doğrudan demokrasinin oluşturulması ve bir vatandaş devletinin kurulmasının bir biçimi olarak hayat buluyor. Bu gelecekteki demokratik bir Suriye için de bir örnek oluşturabilir.
İnsani yardımdan öte
Halk meclisleri, doktor, yerel gazeteci veya siyasi temsilciler; Kürt demokratik özerk yönetimin bütün temsilcilerinin tek istemi, insani yardımların ulaştırılmasıdır. Bu talep, Medico International’in Suriye’de son iki yılda gerçekleştirdiği ziyaretlerde de açıkça ortaya çıktı. Fakat şu da bir gerçek ki sorun sadece ihtiyaç duyulan insani yardımın acil olarak sağlanması ve sağlıklı olarak ulaştırılması değil. Suriye’deki savaş ve kaos ortamında özyönetimin siyasi vizyonu da önemli. Çünkü Rojava’da acil olan sadece insani yardım eksikliği değil. Bölgeye sığınan çok sayıda göçmen -en son 2014 yılının sonbaharında Şengal’de DAİŞ‘ten kaçan binlerce Êzîdî Rojava’ya sığındı- için de eksik olan bölgesel ve uluslararası güçler tarafından siyasi olarak tanınmalarıdır. Suriye içindeki demokrasi savaşı bazı güçler tarafından suistimal edilerek, çıkarlar için kanlı bir istismar savaşına dönüştürüldü.
Bu en çok da üç Kürt kantonun küçüğü olan Kobanê’de bariz olarak görünüyor. Kobanê’ye yönelik DAİŞ’in 2014 yılı sonbaharından itibaren başlattığı saldırılar püskürtüldü. Ama sembolleşen bu direnişin çok ağır bir bedeli oldu; aylarca süren saldırılar sonucunda kentin yüzde 80’i tahrip oldu.
Medico International, tek Alman insani yardım örgütü olarak defalarca savaşın yıktığı bu kente çalışanlarını gönderdi ve kentteki yıkımın boyutlarını tespit etti. Aylarca süren çatışmalar ve bombardımanda neredeyse bütün evler, okullar ve hastaneler yıkılmıştı ya da ağır hasar görmüştü. Su, un, yiyecek vb. tüm temel ihtiyaçlar dahi kent dışından getirildi. Çünkü kentteki, değirmen, fırınlar tahrip edilmiş, ambarlar kirletilmiş ve içme suyu şebekesi havaya uçurulmuştu. Halen de Kobanê’nin yeniden inşasının başlatılabilmesi için Türkiye devleti sınır kapılarını açmış, geçişlere izin vermiş değil.
Medico International Kobanê’nin tarafını seçti
Tüm engellere rağmen Medico International Kobanê’ye yönelik yardımlarını sürdürüyor. Kurumun sağladığı bir ambulans ve kan bankalarıyla Kobanê’deki doktorların zor durumdaki halka sağlık hizmeti sunmaları için destek sunuyor. Bu çerçevede ilaçlar gönderildi ve DAİŞ çetelerinin saldırılarından hemen önce kent kliniği için bir kan bankası oluşturuldu. Buna ek olarak aynı şekilde acilen ihtiyaç duyulan bir ambulans da kente ulaştırıldı. Böylece yaralılar hızlı taşınabilir ve insan hayatı kurtarılabilirdi. Hastane binası çatışmalarda tamamen yıkılınca, Medico International kan bankasını yeniledi ve kent idaresini sağlık sisteminin yeniden inşası konusunda destekledi. Bunun dışında Medico International, Dêrik’teki Newroz Kampı’nda kalan Êzîdî sığınmacıları gıda paketleri ile desteklemeye devam ediyor. Halen ambargo altında bulunan Efrîn’e de ilaç ulaştırdı.
Medico International, Suriye’nin Kürt bölgelerindeki demokrasi mücadelesini başından beri destekledi. Kürtlerin eski kolonyal güçler ve ardılları olan otoriter Arap devlet modellerini reddederek bağımsızlığı tercih etmesi onların tarihsel bir hakkı olmasına rağmen, onlar özyönetimle birliği seçti. Bizim istemimiz de Kürtlerin Suriye’den kopmasından yana değil. Medico International Kobanê’nin tarafını seçti, çünkü burada Suriye’nin geçmişi boyunca görülen aşırı dinci şiddet, etnik temizlik ve yozlaşmış otoritarizmden öte, muhtemel bir demokratik topluluk oluşmakta.
Onyıllarca Suriye’nin ötekileştirileni olan Kürtler konuşma, kültürel hak, görünürlük ve özyönetimsel siyasi olarak bugün kendilerini var ettiler. Ve onlar kendilerini gelecekteki federal, özgür topluluk olarak, bütün Suriyelilerin ayrılmaz bir parçası olarak görüyorlar.
Bizler hem Kürtlerin hem de Suriyelilerin özgürlük ve eşitlik taleplerini destekliyoruz. Rojava’daki demokratik deneyim Suriye’nin etnik-kültürel, dini ve demokratik, siyasal çok renkliliğine yeniden hayat verdi. Suriye’nin şu an barış ve demokrasiye ihtiyaçı var. Rojava’nın şu an bizim onu tanımamıza ve onunla dayanışmamıza ihtiyacı var. Bu sebeple insani acil yardım Kobanê’de ve diğer kantonlarda aynı zamanda bilinçli bir siyasi dayanışma eylemidir ve Medico International bunu gelecekte de devam ettirecek.
Bağış Hesabı:
Hesab sahibi: medico international e.V.
Bağış hesabı: 1800 (IBAN: DE21 5005 0201 0000 0018 00)
BLZ; 500 502 01 (BIC: HELADEF1822)
Sözcük (Stichwort): Rojava
Banka adı: Frankfurter Sparkasse
MARTIN GLASENAPP / Medico International