Birkaç gündür Rojava’daki siyasi güçlerin bir araya getirileceği söylenmektedir. Yakın zamanda Rojava’dan Güney Kürdistan’a sokulmayan Salih Muslim’in de Hewlêr’e gideceği vurgulanmaktadır. Kuşkusuz bu haberler vahiy yoluyla alınmıyor, bir yerlerden çıkıyor. Tabii önemli bir gerçeklik payı da var. Özellikle Kürt halkı Rojava’da bir birlik ve beraberlik istediği için bu haberlere ilgi daha fazla gösterilmektedir.

Rojava Devrimine Kürtler ve bölge halkları büyük ilgi göstermektedir. Özellikle Rojava halkının devlet olmadan ve devlete gerek duymadan kendi kendini yönetmesi heyecan yaratmaktadır. Bu açıdan başta Kürtler olmak üzere halklar Rojava Devriminin başarılı olmasını istemektedirler.
Kuşkusuz bu başarıda Kürtlerin birliği önemli rol oynamaktadır. Bu açıdan Kürtler 2012 yazında oluşan Desteya Bilind’a büyük değer vermiştir. Ancak daha sonra bazı siyasi partiler dış etkenlerle çekilerek Desteya Bilind’ı işlemez hale getirmişlerdir. Ondan sonra da sorunlar başlamıştır. Bu sorunlar genelde de ulusal birlik konusunda olumsuzluklar orta çıkarmış ve tüm Kürtler içinde kaygılar uyandırmıştır.
Bu durum Rojava’da küçük büyük tüm siyasi güçleri rahatsız ettiği gibi, Kürdistan genelindeki siyasi güçler açısından da giderilmesi gereken bir sıkıntı olarak görülmüştür. Çünkü bu durumun yarattığı siyasi olumsuzluk tüm siyasi güçleri etkilemektedir. Hiçbir güç biz şu kadar içinde ya da dışındayız diyerek seyredemeyeceği bir durum ortaya çıkmıştır. Rojava’da büyük devrim yaşanırken şu ya da bu gerekçeyle bu devrime ilgisiz kalmak mümkün değildir. Çünkü Rojava Devrimi büyüklüğü ve tüm çıplaklığıyla orta yerde durmaktadır.
İşte bu durum Rojava Devrimine, Rojava halkına ilgisiz kalınmayacağını göstermiştir. Bu nedenle Rojava Devrimiyle en yakından ilgilenen güçleri yan yana getirmiş ve bir çözüm bulma arayışına götürmüştür. Nitekim bunun sonucu son günlerde PKK ile KDP, ya da Kürdistan hükümet yetkilileriyle KCK yetkilileri arasında görüşmeler yapılması bekleniyordu. Basına yansıyanlara göre bu görüşmelerin yapıldığı ve bazı konularda mutabık kalındığı anlaşılmaktadır. Rojava’daki partilerin ve iki meclisin bir araya gelmesi de üst düzeyde yapılan görüşmede varılan mutabakatın sonucu gerçekleşmektedir. Yoksa Leyla Zana ve Osman Baydemir’in arabulucu olması sonucu bunlar ortaya çıkmış değildir. Çünkü sorun iki kişi arasında değildir, bu nedenle üçüncü bir kişinin araya girmesiyle çözülemez. Zaten sorunlar ancak PKK ile KDP’nin görüşmesiyle bir sonuca bağlanabilecek bir karakterdeydi. KDP ve PKK sonunda bu gerçeklik doğrultusunda hareket ederek üst düzeyde görüşüp bazı sonuçlara ulaşmışlardır. Yoksa basına yansıyan gelişmeler olamazdı. Rojava’yla ilgili görüş ve yaklaşımların birkaç hafta önceki hali dikkate alındığında ancak Kürdistan’daki en etkili partiler arasında üst düzeyde bir görüşmeyle sorunlara çözüm bulunabilirdi. Nitekim bu yönlü gelişmeler sonucu mevcut durum ortaya çıkmıştır.
Rojava Devrimi sadece Rojava halkını değil, tüm Kürtleri ilgilendirmektedir. Rojava’nın Kürtlerin Filistin’i olduğu bilinmektedir. Filistin nasıl ki tüm Arap halkları ve siyasi güçleri ilgilendiriyorsa, Rojava’ya da Kürtler bu düzeyde ilgi göstermektedir. Öte yandan tüm parçalardaki mücadeleyi etkileyecek karaktere sahiptir. Bu açıdan Hewlêr’de yapılacak görüşmelerin başarılı geçmesi, Kürtlerin Desteya Bilind olarak Cenevre’ye bağımsız muhalif güç olarak birlikte katmaları tabii ki Rojava’nın geleceğini etkileyecektir.
Bu açıdan tüm Kürt halkı ve bölge halkları Rojava Kürtlerinin ulusal demokratik birlik kurmalarını beklemektedir. Bu konuda her gücün mütevazi ve sorumlu davranması, ille de benim dediğim olmalı düşüncesinden vazgeçip ortak bir noktada buluşmaları önemli olacaktır. Rojava halkının iki yıldır verdiği mücadele ve yaptığı fedakarlık bunu gerekli kılmaktadır.
Rojava’da Kürtler yaşadıkları toprakları özgürleştirip kendi kendilerini yönetir hale gelmişlerdir. Bu yönetim gücüne tüm siyasi güçler katılarak bu kazanımları birlikte sahiplenmeleri Kürtlerin bir statüye sahip olmalarını kesinleştirecektir. Cenevre konferansı Kürtlerin statüsünü kabul etmek zorunda kalacak, bu da demokratik Suriye’nin temeli olacaktır. Özgür ve demokratik Kürdistan tüm Suriye’yi de özgür ve demokratik kılacaktır.
Rojava’da kazanırsa tüm Kürtler kazanacak, kaybederse tüm Kürtler kaybedecektir. Bu açıdan tüm Rojava’da şu ya da bu nedenle anlaşamamak ve kavga etmek ne anlaşılır ne de kabul edilir bir durumdur. Zaten Hewlêr’de yeniden bir araya gelme gerçeği bunu kanıtlamaktadır.
Tüm siyasi güçlerin ve parçaların Rojava Devrimine karşı ahlaki ve siyasi sorumluğu vardır. Rojava Devrimi ve siyasi güçleri de Kürdistan genelindeki mücadeleden güç alan bir konumdadır. Dolayısıyla Rojava ile tüm Kürdistan parçaları et ve tırnaktan öte kopmaz bir birlik içindedir. Bu birliğin gerekleri yerine getirilmeden ne Kürdistan’ın tüm siyasi güçleri ne de Rojava Devrimci güçleri sorumluluklarını yerine getirmiş olur. Rojava Devriminin birleştirici gücü tüm Kürdistan’ın özgür ve demokratik yaşamı konusunda tarihsel bir rol oynayacaktır.
Yeniden başlayan Hewlêr görüşmeleri bu sorumlulukla yerine getirilirse sadece Rojava Devrimi yenilmez hale gelmez, Kürdistan’ın tüm siyasi güçleri de kazanacakları moral değerle yenilmez hale gelirler.