Rojava Devrimi’nin 6. yıl dönümü kutlanıyor. Ortadoğu’da başlayan Arap Baharı denilen süreçte ayakta kalan ve gerçekten halka dayanan tek devrim Rojava Devrimi oldu. Mısır dahil halk ayaklanmalar demokratik bir başarıyla sonuçlanmadı. Hüsnü Mübarek gitti ama yerine gelenler dine dayalı, kendi merkezli bir süreç başlattılar. Ordu buna karşı harekete geçti ve darbeyle Mursi iktidarı alaşağı edildi. Kaddafi vahşice ve aşağılanarak katledildi. Ardından Libya tam bir kaos ve parçalanma girdabına yuvarlandı. Suriye’de ise tam bir kan banyosu yaşandı.
Suriye’de 19 Temmuz 2012’de Kürt halkının yaşadığı bölgelerde devrime cesaret etmesi ve kaderini eline alması kimsenin tahmin etmediği büyük sonuçlara yol açtı. Devrim Kürtlerle sınırlı kalmadı. Reqa’nın DAİŞ’ten alınmasıyla Ortadoğu’da bir ilke imza atıldı. Suriye dediğimiz gibi bir kan banyosundan geçirildi. Ülke tam bir yıkıntı haline geldi. Milyonlarca insan evlerini, topraklarını terk etmek zorunda kaldı. Rejimin baskıcı ve milliyetçiliğe dayalı ideolojisi karşısına çıkarılan DAİŞ, El Nusra gibi dini maskeli faşist gruplar insanlığa karşı işlenen tüm suçlara imza attılar. Tarafların hiç birisi barışı, halklar ve kültürler arası birliği, demokrasiyi gündemine almadı. Tamı tamına kör bir iktidar kavgası ve kıyıcı bir saldırganlık sergilendi.
Bu vahşi ortamda Rojava Devrimi güneş gibi aydınlatıcı oldu. Milliyetçilikten, tekçilik ve dincilikten uzak çoğulcu bir demokrasiyi hem savundu hem de pratikleştirdi. Suriye gibi bir ülkede bu çizgide kalmak mucizevi bir başarıdır. Suriye ki, dünya içine girmiş. 3. Dünya Savaşı’nın merkezi olarak adlandırıldı. Rusya, İran ve Hizbullah rejimin saflarında yer aldı. ABD ve etrafında topladığı koalisyon güçleri DAİŞ’e karşı mevzilendi. Bunlar başlarda Esad’ın gitmesini de dayatıyorlardı. Birçok grubu eğit donat projesiyle silahlandırdılar. Başta Türkiye olmak üzere bazı ülkeler DAİŞ’i besleyip palazlandırdılar. Türkiye DAİŞ’in yönünü Kürtlere çevirdi. Kobanê saldırıları savaşın yönünü değiştirdi. Türkiye Kobanê’de sonuca ulaşamayınca 24 Temmuz 2015’te Kürtlere karşı topyekûn savaşı başlattı. Bunun devamı olarak Efrîn’e saldırıp işgal etti.
Rojava başlarda yoğun bir ambargo altına da alındı. KDP de bu ambargoya katıldı. Devrimin boğulması için çok yönlü bir kuşatma ve saldırı düzenlendi. Kazanımların tasfiyesi ve devrimin kalıcılaşmaması ve meşrulaşmaması için yoğun bir diplomatik saldırı ve psikolojik savaş yürütüldü. Bütün bunlara rağmen devrim yol almaya devam etti. Devrimi yapanlar ulus devlet yerine demokratik ulus perspektifini önlerine koydular. Bu sayede Süryaniler, Türkmenler, Araplar ve diğer halklarla ortaklaştılar. Kendilerini örgütleme ve yönetme yeteneğini gösterdiler. Üstelik bu kadar el Suriye’nin içindeyken ve karıştırıyorken.
Rojava Devrimi artık bir Suriye devrimi olarak tanımlanabilir. Çünkü fiili etkisi ve örgütlenmesi Reqa ve Derazor’a kadar yayıldı. Suriye’nin kuzeyini kapsadı. Suriye’yi demokratik bir dönüşüme ve değişime de zorluyor. Çünkü halkları ve tüm Suriye’yi cezbedecek bir başarı pratiği var. Devrim dar kalıplara ve bir halka indirgenmedi. Su ve petrol gibi doğal kaynaklar tüm Suriye’ye aittir denildi. Egemen devletler ve yerleşik iktidar anlayışlarının tersine halklar arası barış ve zenginlikleri paylaşma çizgisini uyguladı. Bugün kuzey Suriye’de tüm halklar, farklı inançlar parlak bir birlik örneği sergiliyorlar.
Kuzey Suriye demokratik birliği tüm Suriye’de birliği sağlayacak en etkili modeldir. Ancak bu modelle Suriye siyasi birliğini ve toprak bütünlüğünü koruyabilir. Bu açıdan Türkiye ısrarla bu kazanımları ortadan kaldırmak ve iç karışıklıklarla Kürt Arap çatışması çıkarmaya çalışmaktadır. Egemenlikleri için her yolu mubah görüyorlar. Egemenlerin kanlı ve çözümsüz politikaları yerine halkların kalıcı barışı ve kardeşliğini temsil eden Rojava Devrimi bu açıdan Suriye ve Ortadoğu için yegane çözüm modelidir. Rojava Devrimi kadını Ortadoğu’da gün yüzüne çıkardı. Devrim kadın rengini aldı. Bu bile başlı başına büyük bir sosyal ve toplumsal devrimdir. Ortadoğu ve Suriye’nin buna ekmek ve sudan fazla ihtiyacı var. Ve Rojava Devrimi etkisini sürdürmeye devam edecek.