
Belki nüfusu çok fazla olmayan bir toplumun devrimidir, ama etkisi küçüklüğüne ters oranda büyük olmaktadır. Türk devletinin, İran’ın, KDP’nin, tüm Arap dünyasının ve Suriye’deki İslamcı muhalefetin Rojava devrimi ile çok ilgili olmaları, en fazla da olumsuz yaklaşmaları devrimin etkisinin büyüklüğüyle ilgilidir. Rojava devrimi mevcut durumda çok stratejik konumdadır. İkinci yılında stratejik önemi ve üzerinde yürütülen mücadele daha fazla artacaktır. Muhalefetin saldırılarının artması, Türk devletinin muhalefeti daha fazla kullanması, KDP’nin sınır kapısını kapatmada olduğu gibi devrim üzerinde baskı kurmak istemesi, İran’ın Suriye devletini oradaki Kürt özgürlük güçlerine saldırtması bunu göstermektedir.
Suriye’de bir devrimden söz edilecekse bu tam anlamıyla Rojava Kürdistan’da vardır. Kuşkusuz Suriye’de eski devlet yapısı önemli oranda parçalanmıştır. Siyasal ve toplumsal dalgalanmalar ve altüst oluşlar yaşanmıştır. Devletin bir daha eski devlet olamayacağı; merkezi otorite yönünün büyük darbe yediği önemli bir gerçekliktir. Bu da iyi bir şeydir. Bunun üzerinden önemli devrimsel gelişmeler sağlatılabilir. Ancak Rojava’daki gibi köklü bir devrim olmamıştır. Muhalefetin de iktidar olmak dışında başka bir şey düşünememesi, hatta bazı yönleriyle daha muhafazakar ve devrimsel gelişmelere karşıt olması Suriye’deki devrimci gelişmeleri frenlemiştir.
Ortadoğu’nun iki temel zaafı vardır. Birincisi iktidarların çok katı ve merkezi olması. Devletçilik toplumların ve bireylerin bile iliklerine kadar işlemiştir. Dolayısıyla toplum hep daraltılmış ve iktidarın her dediğini yapan cüceler toplumu haline gelmiştir. Bununla bağlantılı olarak kadın da sosyal ve siyasal yaşamdan fazlasıyla uzak tutulmuştur. Rojava devrimi bu iki temel zaafı ve geri direniş noktasını kırmaktadır. Şu anda Rojava’da topluma dayalı bir siyaset anlayış gelişmektedir. Toplum örgütlenip güçlenerek siyasal yaşama mücadele eder hale gelmiştir. Topluma dayalı demokratik siyaset anlayışı Rojava’da önemli gelişmeler göstermiştir. Her ne kadar eski siyaset ve yönetim anlayışı zaman zaman kimi bireylerde ve pratikte görülse de buna karşı da bir duruş ve mücadele yürütülmektedir.
Rojava Kürdistan’da toplumda büyük bir zihniyet değişimi gerçekleşmektedir. Toplum devletsiz ve iktidarsız yaşanabileceğini öğrenmektedir. Her ne kadar KDP ve yandaşı bazı partiler halkın güç olmasını istemese de, bundan kaygı duysa da halk güçlenmiş; artık tepesinde bir iktidar istemediğini ortaya koymuştur. Şu anda Rojava’daki KDP-PYD çekişmesi, iktidarcı zihniyetle; iktidar olayım bazı imkanlara konayım diyen zihniyetle, halkı güç yapmak isteyen zihniyet arasındaki mücadeledir. Diğer görüntüler ve farklı göstermeler sadece bu gerçeği örtmekle bağlantılıdır. Eğer devrim geliştirilip derinleştirilirse tüm Ortadoğu’yu etkileyecek eski iktidarlar, iktidarcı zihniyetler kolay ayakta kalamayacaktır.
Kürt Halk Önderinin etkilediği her yerde olduğu gibi Rojava’da da büyük bir kadın devrimi yaşanmaktadır. Rojava’daki kadın devrimi dünyanın tüm dikkatlerini üzerine çekmektedir. Bu devrimin kapsamı ve büyüklüğü sadece Ortadoğu’da değil, tüm dünyaca kabul edilmektedir. Kadın devriminin şaşırtıcılığı devam etmektedir. Avrupa’dan gelen birçok gazeteci şaşkınlığını yansıtmaktadır. Kürt Halk Önderinin etkisinde gelişen bu devrim bundan sonra da şaşırtmaya devam edecektir. Bu Önderlik, kadın devrimi ulusal ve sınıfsal devrimden daha önemlidir, diyorsa orada tabii ki kadının ayağa kalkışı ve kadın devriminin gelişimi olacaktır. Kürt kadını bugün bu önderliğe fedaice bağlıysa nedeni budur. Kürt kadını bu önderliğin kendilerine çok şey kazandırdığına inanmaktadır. Bir yerde kadın ayağa kalkıyorsa toplum muazzam değişiyor demektir. Bu değişim tabii ki kapitalist modernitenin yarattığı değişimden çok farklı, hatta zıt gelişmektedir. Kapitalizmde kadın metaların kraliçesidir. Bu Önderlikte ise toplumun inşa gücü ve özgürleştiricisidir.
Toplumun tabandan örgütlenerek demokratik konfederal sistemle güç olması, iktidarcı devletçi zihniyete büyük darbe vurulması ve kadının yaşadığı büyük devrim Suriye’yi de derinden etkilemektedir. Suriye’deki demokrasinin merkezi Rojava’dır. Suriye’de demokratikleşme yaşanacaksa kesinlikle Rojava Kürdistan merkezli bir demokratikleşme olacaktır. Suriye, Rojava devrimiyle demokratikleşecektir. Bu açıdan Suriye’nin demokratikleşmesinin kaderi Rojava’ya bağlıdır. Rojava’da devrim derinleşir, kadın etkinliği gerilemezse Suriye mutlaka demokratikleşir. Eğer Rojava devimi ekseninde Suriye demokratikleşirse bunun sonuçları başta Suriye, İran, Irak, Güney Kürdistan olmak üzere her yerde görülür. Bu açıdan Ortadoğu gericiliği bu devrimden ürkmektedir.
Rojava devrimini savunmak, bir bütün olarak Kürdistan ve Ortadoğu devrimini savunmaktır. Rojava devrimini geliştirmek Kürdistan devrimini ve Ortadoğu devrimini geliştirmektir. Rojava devrimi Rojava sınırlarını aşmıştır. Artık kendisini başta Suriye olmak üzere çevreyi etkileyecek düzeyde geliştirmezse başarılı görülemez, hatta kendisini savunamaz. Sadece Rojava ile sınırlı kalan devrim; karşı devrimcilerin, iktidarcı devletçi güçlerin saldırılarını kolaylaştırır. Bu açıdan bu devrimi en azından tüm Suriye’ye taşırmak; bunun için de Suriye’nin devrimci demokrat ve özgürlükçü güçleriyle ilişkilenmek ve özgürlük ve demokrasi mücadelesini ortaklaştırmak karşı devrimin karşısında tüm devrimcilerin görevi olmalıdır.