Demokratik Özgür Kadın Hareketi (DÖKH) öncülüğünde Rojava’yla dayanışmak amacıyla Êlîh’te yapılacak olan mitinge ilişkin çalışmalar köy, mahalle ve ilçelerde tüm hızı ile devam ediyor. Bağlar Mahallesi Koçerler Bulvarı üzerinde düzenlenecek olan miting için 4 gündür çalışma yürüten DÖKH bileşenleri mitingin amaç ve önemine dikkat çekerken, ev ev gezilerek binlerce bildiri dağıtıldı. Çalışmaları yürüten DÖKH aktivisti Akide İdin, Rojava halkına yönelik uzun süredir başlatılan katliama dikkat çekerek, katliamın ağır silahlarla yapıldığını söyledi. Yine Kürt kadınlarının bedeni üzerinde kirli bir politikanın da yürütüldüğünü hatırlatan İdin, Türkiye’nin de var olan bu çetecilere hem destek verdiğini hem de işlediği suça bizzat ortak olduğunu ifade etti.
Sadece miting yapılmayacak
Türkiye’nin Suriye’ye ilişkin sürdürdüğü dış politikasının hem Rojava ve hem de Suriye merkezinde insanların katledilmesine neden olduğunu söyleyen İdin, “Bizde DÖKH olarak bu katliamların ve ölümlerin önüne geçebilmek ve sessimizi Rojava’ya duyurmak için kitlesel bir miting yapacağız” dedi. İdin, çalışmalarının sadece miting ile sınırlı olmayacağını maddi ve manevi her türden desteğin tüm hızı ile devam edeceğini vurguladı.
Tepki dünyadaki tüm katliamlara
Dünya halklarının Rojava üzerinde yürütülen katliamı görmesi gerektiğini söyleyen DÖKH aktivisti Dicle Erdem ise Êlîhli kadınlar olarak Rojavalı yurttaşlara yönelik saldırı ve katliamlara sessiz kalmayacaklarını vurgulayarak, “Rojava’da çocuklar, kadınlar, gençler; herkes hunharca katlediliyor. Bu nedenle kadınlarımız bu katliamlara sessiz kalmamalıdır. Sesimizi buradan Rojava’ya en güçlü şekilde duyurmamız gerekiyor. Êlîh’te vereceğimiz mesajlar, Rojava’daki katliamları durdurmak içindir. Rojava başta olmak üzere tüm dünyadaki katliamlara da tepkimiz olacaktır. Yapılan kırım politikaları nedeniyle her zaman alanlarda olacağız” dedi.
Barış Annesi: ‘Bize oturmak haram’
Miting çalışmalarını yürüten Batman Barış Anneleri İnisiyatifi Sözcüsü Meyaser Akdağ, öncelikle Rojava’da yaşanan katliamları kınadığını belirterek, 29 Ağustos’ta yapılacak miting ve yürüyüşün Rojava halkı için çok önemli olduğuna dikkat çekti. Êlîhli kadınların zılgıt ve sloganları ile Rojavalı kadınlara desteğini duyuracağını söyleyen Akdağ, “Bu mitingin güçlü bir katılım ile gerçekleşmesi gerekiyor. Rojava kadınları ve çocukları üzerinde yürütülen kirli savaş için alanlarda olacağız. Rojava’daki annelerin yüreği nasıl yanmışsa bizimki de yanmıştır. Rojava’daki kadınların ve çocukların üzerindeki ölümleri durdurmak için gerekirse biz Barış Anneleri olarak el ele verip kalkan oluruz. Rojava halkımız için tank ve topların önüne geçerek canımızı kurban edeceğiz. Bu katliamlar oldukça bize oturmak haramdır. Dökülen kanı durdurmak için gece gündüz alanlarda olacağız. Çetelere çağrımdır; akılarını başlarına alsınlar ve efendi efendi yerinde otursunlar. Kürtler hiçbir zaman bitmeyecek. Kanımızın son damlasına kadar elimiz Rojava halkının eliyle olacaktır. O sınıra gittiğimde tel örgünün öbür tarafında gördüğüm o çocukların yoksullukları ve haykırışlarını hayatım boyunca unutamam” diye konuştu.
BİLAL GÜLDEM-DİHA/ÊLÎH
Mitinge çağrıDemokratik Özgür Kadın Hareketi (DÖKH) öncülüğünde “Rojava direnişi direnişimizdir” şiarı ile Êlîh’te yapılacak olan mitinge ilişkin kahvaltılı basın toplantısı düzenlendi. Miting tertip komitesince gerçekleştirilen toplantıya BDP Batman Milletvekilli Ayla Akat Ata, BDP PM üyesi Meliha Varışlı, Batman Belediye Başkan Yardımcısı Gülistan Akel katıldı. Mitingin amacı ve çalışmalarıyla ilgili konuşan BDP Batman Milletvekilli Ata, Rojava’da yapılan katliam ve saldırılara başta Kürt halkı olmak üzere hiç kimsenin buna karşı sessiz kalmaması gerektiğini söyleyerek, Rojava için her gün meydanlarda olduklarını ve bundan sonra bu meydanlara daha güçlü şekilde çıkacaklarını belirtti.
Devrimi dünya tanımalı
Rojava’da yapılan zulmün bir an önce son bulması gerektiğini dile getiren Ata, “Rojava halkının son bir yıldır ortaya koyduğu devrim direnişini, tüm Ortadoğu ve dünyadaki egemen güçlerin tanımasını istiyoruz. Yıllardır Suriye Kürtleri bir zulüm altında yaşarken, bugüne kadar herhangi bir güç bu zulmü gerçekleştirenlerden hesap sormadı. Ne Qamişlo katliamına ne de Efrîn’de Kürt halkına karşı var olan şiddet politikalarına ses çıkardı” dedi. Türkiye sınırlarında çetelere destek amaçlı en ağır silahların karayolu ile teslim edildiğini belirten Ata, Rojava’da Kürt halkına karşı bir katliam gerçekleştirildiğini bütün dünyanın bildiğini dile getirdi. Ata, “Suriye’de yaşanan devrimi tüm Kürt halkının devrimi olarak görüyoruz. Eşitlik, özgürlük ve demokratik birlik temelinde olan kendi geleceğini örme iddiasını kendi iddiamız olarak görüyoruz. Rojava’da yaşanan vahşete karşı sessiz kalmamak için 29 Ağustos’ta alanlarda olacağımızı tüm halkımıza duyuruyoruz” diye konuştu.
ÊLÎH