Michael Israel, enternasyonalist mücadeleye gönül veren; IWW (Industrial Workers of the World – Dünya Sanayi İşçileri) üyesi bir savaşçıydı. Şüphesiz ki, enternasyonal tugayın hedef alınması rastlantısal bir gelişme değildi. Bob Crow Tugayı’nın da olduğu birliklerin “Fırat’ın Gazabı Hamlesi” için verdiği mücadele esnasında özellikle enternasyonal birliklerin vurulması Türk devletinin ayrı bir öfkesi olduğunun kanıtı. 


Michael Israel’in sosyal medya paylaşımları ve arkadaşlarına aktarımlarından anlıyoruz ki, yaşam mücadelesi her türlü haksızlığa karşı çıkarak devam eden bir yol izlemiş ve tüm yaşamı bunlarla savaşarak devam etmiş. Özellikle Amerika’da bu mücadeleyi vermesi tek başına neleri göze aldığının göstergesi. Eyaletler arası, Amerika’nın Irak politikasına yönelik tepkisini göstermek için yürümesi, Dünya Sanayi İşçileri Sendikası’nda örgütlenmesi onun mücadelesine dair bize ilham veren onlarca örnekten sadece birkaçı. 


Israel’e göre Rojava mücadelesi, günümüzün en dinamik ve çığır açıcı devrimci hareketiydi. Israel, sosyal medyada Rojava deneyimini paylaşırken mücadeleyi böyle aktarmış ve eklemişti: “Tüm dost ve yoldaşlarımı Rojava devrimini ve (YPG’nin) IŞİD faşistlerine karşı verilen savaşa nasıl öncülük ettiğini öğrenmeye çağırıyorum. İmkânı olan herkesi, bu devrimi uluslararası toplumun yardımı ile güçlendirmek için destek vermeye veya bağış göndermeye çağırıyorum.”


Halk Savunma Birlikleri (YPG) gönülleri Amerikalı Michale Israel (27) ve Alman Anton Neshek (Zana Ciwan), ikili ile birlikte Rakka’nın kuzeyinde DAİŞ’e karşı savaşan bir başka enternasyonalist gönüllünün aktardığına göre, 29 Kasım günü Türk savaş uçaklarının saldırısında hayatını kaybetti.


Türk savaş uçakları tarafından hedeflenen grupta yer alan enternasyonalist gönüllünün Facebook sayfasında şunlar yazıyor:


“Gece Türk jetleri tarafından vurulduğumuzda küçük bir köyü alıyorduk. Saldırıda birçok kişi ile birlikte arkadaşlarımdan ikisi, Anton ve Michael da hayatını kaybetti. Altı ayımı doldurmak için burada kalıyorum. Kahrolsun Erdoğan, kahrolsun Türkiye.”


YPG, ölenlerin ailelerini gelişmelerle ilgili bilgilendirdi.


Michael Israel’in bir başka yoldaşı Facebook sayfasında şu mesajı yayınladı:


“Bugün heval Michael Israel’in Rojava’da bir YPG gönüllüsü olarak IŞİD’le savaşırken hayatını kaybettiğini üzülerek öğrenmiş bulunuyorum. Michael son derece güçlü inançlara sahip bir insandı; yalnızca daha iyi bir Kürdistan ve daha iyi bir Amerika için değil, daha iyi bir dünya için hiç kimseye benzemeyen bir şekilde mücadele vermiş; ilham verici, idealist bir savaşçıydı. Tüm yaşamını, barışı inkâr eden adaletsiz sistemlerle mücadeleye adadı ve Irak savaşına karşı halkı bilinçlendirmek için bir eyaletten diğerine yürüdü. Hem Suriye hem de eyaletlerdeki deneyimini ve derslerini herkese aktardı. Nasıl yaşadıysa öyle öldü ve bıraktığı miras, gerçek bir devrimcinin nasıl olması gerektiğinin örneği oldu. Tarih onu, diğer birçok başkaları gibi kuşağımızın en büyüklerinden biri olarak hatırlayacak. Bana çok şey öğretti, onu hiçbir zaman unutmayacağım.”


Ağustos 2016 tarihli bir Facebook gönderisinde, Rojava’da geçirdiği iki görev döneminin ardından Israel şöyle yazmış:


“Yeniden Rojava’dayım ve devrimi savunma konusunda üzerime düşeni yapmak için önümüzdeki aylarda burada olacağım.


Rojava mücadelesi, günümüzün en dinamik ve çığır açıcı devrimci hareketi. Sol müttefiklerin ve enternasyonalistlerin görevinin bu hareketi desteklemek, onun inşa çabalarına yardım etmek ve ondan bu mücadeleyi ve dayanışmayı öğrenmek olduğuna inanıyorum. Bizim sadece teorik metinlerde tasavvur etmiş olabileceğimiz şeyler Rojava’da hayata geçiriliyor, değiştiriliyor, kendi mücadelelerine uyarlanıyor ve gerçeğe dönüştürülüyor. Rojava, 5 yıllık iç savaşın kaos ve yıkımına rağmen tüm bunları yapıyor ve toplumu yeniden örgütlüyor. Devrimin böylesine sıkıntılı ve zor koşullar altında elde ettiği kazanımlar gerçekten kayda değer.


Şimdi tekrar Rojava’dayım, tüm ihtiyaçlarımın karşılanacağını biliyorum. Burada asla parasızlık yüzünden temel ihtiyaçlarım konusunda sıkıntı yaşamayacağım. Ben de Rojava’daki diğerleri gibi, asla aç veya susuz kalmayacağım, sırtıma giyebileceğim bir şey veya gece başımı sokabileceğim bir yer hep olacak. Hareket burada herkesin ihtiyaçlarını karşılıyor.


Ama bu Rojava ve Suriye’nin geri kalanının yardıma ihtiyacı olmadığı anlamına gelmiyor.


Tüm dost ve yoldaşlarımı Rojava devrimini ve (YPG’nin) IŞİD faşistlerine karşı verilen savaşa nasıl öncülük ettiğini öğrenmeye çağırıyorum. İmkânı olan herkesi, bu devrimi uluslararası toplumun yardımı ile güçlendirmek için destek vermeye veya bağış göndermeye çağırıyorum.”


Michael Israel, İslam Devleti’ne karşı Rojava’da savaşırken öldürülen 5. Amerikalı YPG gönüllüsü ama Türk saldırısında öldürülen ilk Amerikalı.


Anton Neshek Kürt güçlerinin safında savaşırken öldürülen 4. Alman.


Hava saldırısında, Rakka’yı IŞİD’den kurtarmak için başlatılan Fırat’ın Gazabı operasyonunu başlatan çok etnikli SDG’nin lider gücü YPG’nin başka kaç savaşçısının daha öldürüldüğü bilinmiyor.