Bugün Rojava’da bir işgal saldırısı vardır. Dışarıdan gelen ve çoğu Arap milliyetçisi olanlar tarafından Rojava devrimi boğulmak istenmektedir. Kendine muhalif diyen silahlı çeteler devletle savaşmayı bırakmış, Kürt şehir, kasaba ve köylerine saldırmaktadır. Kuşatma yaparak bu saldırıların sonuç almasını sağlamaya çalışmaktadırlar. Bugün Rojava Kürdistan’da tarihin en büyük kuşatmalarından biri yapılmaktadır. Kürtler aç-susuz bırakılarak teslim alınmak istenmektedir. Kürtlere teslim olmaları dayatılmaktadır. Buna karşı da büyük bir onur savaşı yürütülmektedir. Onurunu koruyamayanların özgürlük ve demokrasiyi de hak edemeyeceği açıktır.
Rojava’daki işgal saldırısında en trajik durum ise Güney Kürdistan sınırının boydan boya tutulup kuşatma ve ambargo uygulanmasıdır. Bir Kürt siyasi partisi bunları yapıyorsa kim diğer ambargoculara ne diyebilir? Bu nedenle en tehlikeli ve kabul edilemez olan Güney Kürdistan’daki ambargodur. En kötü ambargo ve kuşatma Güney Kürdistan sınırında varken, bazı KDP yetkilileri “bizim kapılarımız açık” diyerek kamuoyunu aldatmaya çalışmaktadır.
Bazı kişiler kapıdan geçiyormuş, bazı siviller geçiyormuş! Bu tamamen aldatmaya yönelik bir durumdur. Biz biliyoruz ki bazı PYD yetkilileri de kapıdan geçip Güney Kürdistan’a görüşmeye gidiyor. Sorun bazılarının gidip gelmesi değildir. Eleştirilen ve kabul edilmeyen ambargo ve kuşatmadır. Bazı insanların geçmesi ambargo ve kuşatma olmadığı anlamına gelmiyor. Bu açıdan KDP yetkilileri toplumu aldatmasın, şark kurnazlığı yapmasın, ciddi ve samimi olsunlar!
Rojava ile Başur arasında ticaret oluyor mu, olmuyor mu? Sınır boydan boya tutulmuş mu, tutulmamış mı? Bu sınırda insanların ihtiyacını karışlayacak ticaret olmuyor. Öyle ki sınırda silahtan duvar örülerek hiçbir şeyin geçmesine izin verilmiyor. Bundan beter kuşatma ve ambargo olabilir mi? Gerçek buyken “kapımız kapalı değil” demek Rojava halkı ve Kürt kamuoyuyla alay etmek değil midir?
KDP yetkilileri ya kuşatma ve ambargonun ne olduğunu bilmiyorlar ya da bile bile insanları kandırmak için demagoji yapıyorlar. Kapıdan 15-20 kişinin geçmesini de kendi demagojilerini yutturmada kullanmaya çalışıyorlar. Bu kadar ciddi bir konuda bu kadar ciddiyetsizlik olamaz. Böylece kendilerini daha da kötü duruma düşürüyorlar.
Açıkça biz ambargo uyguluyoruz, kuşatma yapıyoruz deseler daha dürüstçe olur. Ambargo uygulayarak Rojava halkını teslim alacağız ve kendi yandaşlarımızı halkın üzerinde ağa yapacağız deseler gerçeği söylemiş olurlar. Aslında Rojava Kürtleri üzerinde de bir talancı, rantçı ve sömürücü kesim oluşturmak istiyorlar. Halka böyle bir kesimi musallat etmek için bu ambargo ve kuşatmayı uyguluyorlar.
Aslında Rojava Kürtlerinin iradesini kabul etmiyorlar. Biz irade tanımayız, para, silah ya da başka gücümüzle teslim alırız diyorlar. Güney’de uyguladıklarını Rojava’da da yapmak istiyorlar.
KDP’nin çok dar bir politika izlediği anlaşılıyor. Bu politikanın ulusallıkla, ulusal çıkarla alakası yoktur. Türkiye’de karınca ile cırcır böceğinin hikayesi anlatılır. Karınca kış için hep hazırlık yaparmış ve kışa hazırlıklı girermiş. Cırcır böceği ise hep cırcır etmiş, çalışmamış ve kışa hazırlıksız girmiş. Kış gelince de kendini her tarafa vurmuş, bana elinizdeki avucunuzdakini verin demiş. Şimdi KDP’ye bağlı partinin durumu da budur. Bu devrime hazırlıksız girmiş, Rojava’da bir şeyler olursa birileri bana Rojava’yı teslim eder diye hareket etmiş. Tam bir cırcır böceği gibi zaman geçirmiş. Şimdi PYD’nin toplumdaki gücünü zorla, tehditle, şantajla kuşatma ve ambargoyla kırıp Rojava’nın kendisine teslim edilmesini istiyorlar. Bunu hangi din ve vicdan kabul eder? KDP şimdi bunu yapmaya çalışıyor.
Kuşatma ve ambargonun gerekçesi olmadığından KDP sıkışmış durumdadır. Tüm Kürtler ambargo ve kuşatmanın kalkmasını istiyor. Bu, KDP’yi sıkıştırınca Barzani hazırlık komitesine çağrı yapmış, bir komisyon gönderip durumun öğrenilmesini önermiş. Rojava’daki durumu bilmeyen mi var? Savaştan daha açık, net, örtüsüz bir gerçek olabilir mi? Halkın durumu ve beklentisi bilinmiyor mu? Bu gerçek ortadayken bazı KDP’lilerin “gerekirse peşmerge göndeririz” demesi gayri ciddilik değil midir? Halkın temel ihtiyaçlarının geçmesine engel ol, tek bir silah ve merminin geçmesini engelle, ondan sonra ben peşmerge göndereyim de! Bunun inandırıcılığı olabilir mi? Sen hele önce ambargo ve kuşatmayı kaldır, ondan sonra bu tür şeyler söyle! Kaldı ki halk peşmerge değil, ihtiyaçların karşılanmasını istiyor.
Rojava’da peşmerge ve savaşçı sorunu yoktur. Eğer bir iyilik yapılacaksa erzak, cephane ve silah gönder ya da geçmesine izin ver. Bunları yap da bir iyilik yapmış ol. Yoksa bazı silahlı adamlar gönderip orada iç savaş çıkarmak, sonra da bunu bahane edip Rojava’da bir Kürt savaşı içine girip Rojava’yı ele geçirme hesabı yapmak hangi akıl ve mantığa sığar? Kurnazlık olur da bu kadarına pes doğrusu!
Rojava gerçeği!