Kürtler açısından böylesi tarihi gelişmelerin yaşandığı bu süreç, tüm Kürt oluşumları açısından da tarihi yaklaşımları zorunlu kılıyor. Bu da birliği ve birbirini güçlendirmeyi esas alan politikalarla Kürdî ve Kürdistanî kazanımlara odaklanmaktan geçiyor.
Bunun tersi, yani başkalarının politikalarının sözcülüğü ve pratikçiliğini yapmak ise, yine yalnızca Kürtlere zarar vereceği gibi, elde edilen kazanımların da heder olmasına yol açabilir...
Rojavalı Kürtler, bayramı, kutlama etkinlikleri yerine, şehitlerinin yasını tutma ve El Kaideci çetelerin saldırılarına karşı kendini savunma pozisyonunda geçirdi. Kuzey, Güney, Doğu ve diyasporada yaşayan Kürtler ise, Rojava'ya destek etkinlikleri kapsamında bayramda meydanlardaydı. Ortaya çıkan bu tablo, Kürtler açısından ulusal birlik ve ulusal tavır konusunda oldukça anlamlı bir netleşmenin yakalandığını gösteriyor; yani halkta sorun yok!..
Bu durumda, Kürdistan'ın tüm parçalarındaki kazanımları korumak için tüm siyasi yapıların da halktaki bu duyarlılığa denk bir söylem ve pratik sergilemeleri gerekiyor. Ve her parçadan Kürtler, tüm siyasi oluşumlardan bunu bekliyor.
Bu gerçeklik gözönünde bulundurulduğunda; dil ve pratiğin de ulusal birliğe hizmet eder nitelikte olması gerekiyor. Böylesi bir süreçte özellikle egemenlerin dili ve söyleminden sakınmak büyük önem arz ediyor...
Güney Kürdistan yönetiminin ve ondan beslenen irili ufaklı yapılanmaların, Rojava ve PYD'ye yönelik demeçlerinin, Türkiye'de AKP sözcüleri ve Suriye'de Kürtlere saldıran çetelerle aynı argümanlardan oluşması hem oldukça dikkat çekici hem de tüm Kürtler açısından oldukça incitici.
Bu söylemin, her dört parçada halkın yakaladığı ulusal bilinç ve duygularla uyuşmayan, tamamen egemenlere ve yabancılara ait bir dilin ifadesi olduğu görülmelidir. Kürtler açısından en hayırlısı; Güney yönetimi, hiç laf cambazlığı yapmadan Rojava sınır kapısını insani yardımlara hemen açmalı ve bunu politik bir koz olarak kullanmaktan da vazgeçmelidir...
Rojava için birleştirici dil
Bir yandan Rojava'daki gelişmeler ve bununla bağlantılı olarak artan diplomasi trafiği, bir yandan Hewlêr'de yapılacak olan Ulusal Konferans'ın hazırlıkları ve Kuzey Kürdistan'daki barış ve çözüm süreci...