
Rojava Devrimi'nin 19 Temmuz'da birinci yılına girmesi ile birlikte buraya yönelik El Kaide uzantılı çetelerin saldırıları da yeniden başladı. Rojava'da yaşanan çatışmalar ardından, uygulanan ambargo ile halka yönelik insani yardımların ulaştırılması da engelleniyor. Her gün çetelerin geçiş yaptığı, ağır silahlar geçirdiği sınır kapılarından, insani yardım gönderilmesine izin verilmiyor. Rojava'daki çatışmalar ve uygulanan sıkı ambargo üzerine DTK öncülüğünde 5 kişilik bir komisyon oluşturuldu. Komisyonda DTK ve BDP temsilcilerinin yanı sıra STK temsilcileri de yer alıyor. Komisyonun önümüzdeki günlerde bir basın toplantısı ile deklare edilmesi bekleniyor. Komisyonda yer alan BDP PM üyesi Mazhar Zümrüt, Rojava'daki Kürtlerin Kuzey Kürdistan halkına her zaman kapılarını açtığını belirterek, şimdi bu vefa borcunu ödeme sırasının kendilerinde olduğunu söyledi.
Rojava halkının cefakar bir halk olduğunu dile getiren Zümrüt, Kürdistan'ın diğer bölgelerinde yaşayan Kürtlerin, yaşadıkları topraklarda tehlikeli bir durumla karşılaştıklarında Rojava'daki kardeşlerine sığındıklarını hatırlattı. Rojava'da Kürt halkı öncülüğünde gerçekleşen ve bir yılını geride bırakan 19 Temmuz Devrimi'nin dünya üzerinde özel bir devrim olduğuna dikkat çeken Zümrüt, "Rojava halkı bugün kendi topraklarını savunuyor. Bu nedenle uluslararası güçlerin de desteğini alan çetelerin saldırısıyla karşı karşıyalar. İşte bu yüzden Kürt siyasi parti ve kurumlarının yardım etmesi ve destek olması gerekir. Bugün hem kapımızı hem de yüreğimizi oradaki halkımıza açmalıyız" diye konuştu.
'Türkiye çetelere desteği kesmeli'
Zümrüt, Türkiye'nin çetelere verdiği desteğin başlatılan çözüm sürecine zarar vereceğini vurgulayarak, "Kürt sorunun çözümünü tartışacağız, barış süreci diyeceğiz, ama düşmanca bir yaklaşımla Suriye'ye yaklaşılırsa bu süreç de tehlikeye girer. Biz istiyoruz ki; hükümette bu yanlışlardan dönsün. Bizler bu yaklaşımlara karşı demokratik bir mücadele içerisinde olacağız. Eğer Ortadoğu'da onurlu bir barışın kalıcılaşması isteniyorsa, bu yaklaşımlardan bir an önce vazgeçilmelidir" çağrısında bulundu.
Türkiye'nin Suriye'ye yönelik her hangi bir müdahale içerisinde yer almasının "delilik" olacağını vurgulayan Zümrüt, "Ancak bizler her anlamıyla hazırlıklarımızı ve çalışmalarımızı sürdürmeliyiz. Olası bir müdahaleye karşı da hazırlıklarımız olmalıdır" dedi.
BDP PM üyesi Mazhar Zümrüt, komisyonun siyasi çalışmaların yanı sıra, insani ve manevi olarak da sivil toplum örgütleriyle birlikte hareket edeceğini dile getirdi.
HAYRİ DEMİR/DİHA/AMED