
Girê Sipî zaferini kutlayan KCK, “Bu zafer, Kobanê direnişinin, bu direniş etrafında birleşen halkların zaferi, kantonların birleşmesi Suriye halklarının birleşmesidir” diye belirtti.
KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı yazılı açıklama yaparak, Girê Sipî zaferini, Cizirê ve Kobanê kantonlarının birleşmesini kutladı. Suriye halkları başta olmak üzere Ortadoğu halklarının başına bela olan DAİŞ’in Girê Sipî’den atılmasının sadece Rojava devrimcilerinin değil, tüm Suriye halklarının başarısı olduğunu kaydeden KCK, “Bu başarıda rol alan devrim şehitlerini saygı ve minnetle anıyor, YPG/YPJ gerillalarını ve Burkan El Fırat güçlerini kutluyoruz. Bu başarının demokratik Suriye ile taçlanmasını diliyoruz” dedi.
“YPG ve YPJ’nin başarısı sadece Cizîrê ile Kobanê kantonlarının buluşması değil, aynı zamanda Suriye halklarının buluşmasıdır” diyen KCK açıklaması şöyle devam etti: “Girê Sipî Arap, Kürt ve Türkmenlerin birlikte yönettiği ortak bir yönetime kavuşacaktır. Bu yönetim gerçeği Demokratik Suriye için model olacaktır. YPG ve YPJ komutanlarının açıklamaları bunu göstermektedir. Zaten Rojava Devrimi’nin en çarpıcı karakteri demokratik ulus zihniyetiyle halkların birlikte yönetim olmalarıdır.
Halkların zaferi
Girê Sipî’nin alınması, Kobanê direnişini daha da anlamlı hale getirmiştir. Girê Sipî’deki zafer, aynı zamanda Kobanê direnişinin zaferidir; Kobanê direnişi etrafında birleşen dünya halklarının zaferidir. Girê Sipî zaferi aynı zamanda Kobanê’de ve Rojava Devriminde şehit düşen enternasyonalist devrimcilerin zaferidir. Girê Sipî zaferi sadece Kürtlerin değil, Arap halkı dahil, Süryani ve tüm farklı ulusal ve inanç topluluklarının zaferidir. Bu zafer, IŞİD gericiliğinin sonunun başlangıcı olmuş ve demokratik Suriye devriminin başarısının da bugünden ilan etmiştir.”
Suç ortaklığının itirafı
KCK, Türk devlet yetkililerinin DAİŞ’in Girê Sipî‘nin temizlenmesinden duyduğu rahatsızlığı da, “DAİŞ’le suç ortaklığının açık itirafı” olarak nitelendirdi.
Türk devletinin DAİŞ’e savaşçı, her türlü lojistiğin Akçakale üzerinden aktardığını hatırlatan KCK, “Türk devletinin Kürt karşıtlığı onu IŞİD’in en büyük ortağı yapmıştır. AKP Hükümetinin Ortadoğu’daki politik çıkmazını yaratan da Kürt düşmanlığı olmuştur. Kürt düşmanlığı, Türk devletinin Girê Sipî’nin düşmesine üzülmesinin de en temel etkenidir. Türk devletinin Kürt düşmanlığını bırakmadan içeride de dışarıda da doğru politikalar yürütmesi mümkündür değildir” dedi.
Tekçi zihniyet yenildi
KCK, Girê Sipî‘de bu nedenle aynı zamanda AKP’nin Kürt karşıtı politikalarının yenildiğine dikkat çekerek, şu ifadeleri kullandı:
“AKP Hükümeti’nin IŞİD’in Kürtleri bulundukları yerlerden sürmesini hiçbir biçimde dile getirmezken, IŞİD’ten ve IŞİD’in kendisine canlı kalkan olarak kullanmasından kaçan insanları PYD’den kaçtılar diye göstermesi ikiyüzlülüktür; kendi suçlarını örtmek amaçlıdır.
Herkes bilmelidir ki, Önder Apo’nun düşüncesinin bulunduğu her yerde halkların kardeşliği, demokratik ulus ve ortak demokratik yönetim gerçekleşir. Tek devlet, tek millet, tek vatan ve tek bayrak, Erdoğan ve AKP hükümetinin karakteridir. Rojava devrimcileri IŞİD’i yenerek bu tekçi zihniyeti de yenmişlerdir.”
Bu kafayla çözüm olmaz
KCK, bu zihniyetle Kürt sorununun çözümünün de mümkün olmadığına işaret ederek, açıklamasını şöyle sürdürdü: “Tayyip Erdoğan ‘Kobanê düştü düşecek’ zihniyetini Girê Sipî’de de açıkça ortaya koymuştur. Bu kafa ile Türkiye’nin Kürt halkı ile barışması zordur. Gerçek anlamda bir çözüm sürecinden söz edilecekse her şeyden önce bu Kürt düşmanlığının bırakılması gerekmektedir. Birkaç Türkmen köyü için kaygı belirten Türk devletinin Kobanê’de olduğu gibi Kürtler için bir kaygı taşımaması; Girê Sipî’den Kürtler sürgün edildiğinde bunu gündem yapmaması Türk devleti için Kürt karşıtlığını ifade etmektedir.
Türk devletinin bu Kürt karşıtlığını bırakmadan ‘Kürt-Türk kardeşiz, ayrımız gayrımız yoktur’ demesinin bir inandırıcılığı olmayacaktır. Bu kafa bırakılmadan da Kürt sorununu halkların kardeşliği ve demokratik ulus içinde çözmek, barış ve istikrar sağlamak mümkün değildir. Türk devletinin bu politikayı bırakması, Türkiye’de yaşayan başta Kürtler olmak üzere tüm halkların birliğini sağlaması, sadece içeride değil, Ortadoğu’da yaşadığı siyasi çıkmazdan kurtulması anlamına gelecektir. IŞİD’le işbirliğinin Türkiye’ye hayır getirmediği görülür ve Kürt Özgürlük Hareketi’nin demokratik ulus çözümü benimsenirse bundan en fazla Türkiye ve Türkiye halkları kazanacaktır. Türkiye için en doğru politika, Rojava Devrimi ile barışıp içeride ve dışarıda yeni bir politik dönemi başlatmak olacaktır.”
Yeni bir dönemin başlangıcı
KCK, Girê Sipî zaferiyle birlikte tüm Suriye halklarını da demokratik Suriye’yi gerçekleştirme mücadelesinde birleşmeye, ortak mücadeleyle demokratik Suriye’yi yaratarak Ortadoğu’da yeni bir dönemi başlatmaya çağırdı.
ANF/BEHDİNAN
Muslim: Kürt fobisinden kurtulun
PYD Eşbaşkanı Salih Muslim, Girê Sipî’nin özgürleştirilmesinden rahatsızlık duyan Türk yetkililere seslenerek, “Kürt fobisini bırakın” dedi. Muslim, kentin güvenliği sağlanıp sivillerin dönüşü ardından kontrolün sivil bir yönetime devredileceğine dikkat çekti.
Girê Sipî, 2 yıl aradan sonra DAİŞ çetesinden temizlenerek özgürlüğüne kavuştu. Girê Sipî’nin özgürleşmesi DAİŞ’e darbe vurmak kadar, BAAS rejiminin Kürdistan’ı parçalamak adına uyguladığı Arap Kemeri’ni de yerle bir etti.
Girê Sipî zaferini ANF’ye değerlendiren PYD Eşbaşkanı Salih Muslim, DAİŞ’in beslendiği en önemli can damarlarından birinin kesildiğini belirterek, “DAİŞ’ın bu bölgeyi üs olarak kullanma durumu ortadan kalkmıştır. Bu operasyonla birlikte aynı zamanda DAİŞ’in hep destek gördüğü ve birebir yardım aldığı bir noktanın önü kesilmiş oldu” dedi.
Ambargo kırıldı
Muslim, operasyonun en önemli boyutlarından birisinin de 2 yıldan uzun bir süredir ambargo altında tutulan Kobanê Kantonu’nun, Cizîrê Kantonu ile birleşmesi olduğunu söyledi.
Akçakale sınır kapısının uzun dönemdir bir sınır kapısı olmaktan çıkıp DAİŞ’in merkezi haline geldiğini vurgulayan Muslim, “Akçakale artık DAİŞ’in destek gördüğü bir sınır kapısı asla olamayacak. YPG ve birleşik güçlerin denetiminde kalacak” şeklinde konuştu.
Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Türk devlet yetkililerinin Girê Sipî’nin DAİŞ’ten temizlenmesinden duyduğu rahatsızlığı da değerlendiren Muslim, “Bütün dünyanın terörist olarak gördüğü bir çete örgütünü savunma pozisyonunda olmaları anlamsız” dedi.
Türkiye için de hayırlı
Türkiye’nin artık Kürt fobisini bırakması gerektiğini belirten Muslim şunları söyledi: “Biz hiçbir zaman Türkiye için tehdit oluşturmadık. Bugün Rojava’da bütün halklar birbirini kendi renkleriyle kabul ederek birlikte kardeşçe yaşıyor. Bu durum hem Suriye’nin geleceği için hem de komşu devletler için iyi bir durum olarak görülmeli. YPG’nin bu bölgede olmasından kaynaklı duyulan kaygıların hepsi boşunadır. Artık Türkiye Kürt fobisinden kurtulmalı.”
YPG ve birleşik güçlerin operasyonundan kaynaklı sivillerin mağdur olduğu yönündeki haberlerin tamamen antipropaganda amaçlı olduğunu vurgulayan Muslim, “YPG bugüne kadar girdiği bütün alanlarda hiçbir ayrım gözetmeden halkların güvenliğini esas almıştır. Temel amacımız ve yaratmak istediğimiz bütün halkların eşit ve demokratik bir şekilde beraber ve özgürce yaşamasıdır. Til Ebyad halkların birlikte ve ortak yaşaması için oluşturacak noktalardan birisi olacak” diyerek tepki gösterdi.
Salih Muslim, Radikal gazetesinden Fehim Taştekin’e de Girê Sipî’nin özgürleştirilmesi ardından izlenecek yol haritasını değerlendirdi.
Öncelik kentin güvenliği
Salih Muslim’in verdiği bilgiye göre, öncelikli olarak kent merkezi savaş artıklarından, mayın ve bombalı tuzaklardan temizlenecek.
Savunma hatlarının oluşturulması ve şehrin güvenliğinin sağlanması ardından sivillerin dönüşü organize edilecek. Dönüşler ardından kenti oluşturan halkların temsilinden bir sivil yönetim oluşturulacak. YPG ve diğer savaşçı güçler, kentin güvenliğini oluşturulacak asayiş birimlerine teslim edip dış hatlara çekilecek.
Kapı birleşik güçlerin denetiminde
Salih Muslim, sınır kapısının kontrolünü de, kentin özgürleşmesini sağlayan güçlerin denetiminde olacağını belirtti. “Özgür Suriye Ordusu ile birlikte sınır kapısının kontrolünü sağlayabiliriz. Türkiye’nin bu konuda rahat olmasını istiyoruz. Birlikte hareket ettiğimiz Burkan el Fırat, Liva el Tevhid ve Suvar el Rakka gibi gruplar var. İşbirliği içerisinde işlerimizi yürütebiliriz” diye konuştu.
HABER MERKEZİ