Zozan Dêrîk sunumunda, emperyalist güçlerin Rojava'da oturtulmaya çalışılan Demokratik Özerklik sisteminin tüm Ortadoğu'ya barış ve huzur getireceği korkusuyla DAİŞ çetelerini Ortadoğu topraklarına saldıklarını belirtti. Dêrîk, Rojava parçasında yaşayan Kürtlerin de diğer tüm parçalarda yaşayan Kürtler gibi sistematik asimilasyon ve baskıya tabi tutulduğunu, bunun sonucunda halk direnişine geçtiklerini ifade etti. Rojava'da kurulan sistemin ekolojik eksenli kadın özgürlükçü paradigmaya dayalı olduğunu kaydeden Dêrîk, "Kadın, tüm yönetim kademelerinde eşbaşkanlık sistemi ile temsiliyetini buluyor. Hakeza diğer etnik ve dini toplumlar da yönetimlerde temsil ediliyor. Efrîn Kantonu eşbaşkanının Alevi bir kadın olması, bunun bir göstergesidir. Rojava Devrimi, bir kadın devrimidir. Çünkü Ortadoğu'da hiçleştirilen ve içi boşaltılan kadın kimliğinin tekrar özüne kavuşturulması mücadelesi sürdürülüyor. Kadın Savunma Birlikleri YPJ'nin DAİŞ gibi çağdışı bir örgüte karşı en ön saflarda yer alması buna örnektir" dedi.
Dêrîk, sunumunun ardından ise katılımcılardan kendisine yöneltilen sorulara yanıt verdi.
Uluslararası Kürt Kadın Hareketi temsilcisi Têkoşîn ise İsviçre'li feministler ve sistem karşıtlarından Kürt halkı ve kadınlarıyla dayanışmayı artırma çağrısı yaptı.


 Y.ÖZGÜR POLİTİKA/ZÜRİH