Son on-onbeş yıldır kendisini gösteren su krizi sonucu, toplum tarafından kullanılan su miktarında ve su kalitesinde hissedilir düşüş vardır. Burda su krizinin ne sorunlara neden olabileceğini: su olmadan beslenmede ciddi sorunlar ortaya çıkar, sağlık tehlikeye girer, tarımsal üretimde düşüş olur, elektrik üretiminde aşırı gerileme olur ile sanayi üretim ve imalatta ciddi sıkıntılar kendisini gösterir.
Birçok şehire verilen su miktarında düşüş var. En başta Hesekê bundan etkilenmektedir. Yarım milyonluk kent Hesekê’ye üç günde bir 6 saat boyunca içme suyu verilmektedir. Hesekê bölgesindeki yer altı suyunun kalitesinde düşüş yaşandığı için, içme suyu Serêkaniyê bölgesindeki kuyulardan gelmektedir. Hesekê’nın içme suyu daha önce yer altı sulardan alınmaktaydı. Ancak son onyıllardaki endüstriyel tarımın de etkisiyle bu suların kalitesi düştü. Bütün Cizirê bölgesinin akarsuları Hesekê’de birleşmekte ve tarımda kullanılan su ve suyun içindeki ilaçlar da buraya doğru akmaktadır. Serêkaniyê’den Hesekê’ye gelen su hattını YPG kontrol etmektedir. Bu su son aylarda devlet ile YPG/Asayiş arası kontrolü birçok defa değişen su deposuna gelip kentte dağıtılmaktadır. Her bina kendisine bir su deposu kurup gelen suyu orda depolamaktadır ki tüm günler boyunca suyu olsun.
Rojava’da içme suyu tarih boyunca genelde yer altı sulardan temin edilmektedir. Yer altından gelen suyun kalitesi halen iyi durumdadır ki halk bu suyu içmektedir. Ancak daha önce 10 ile 20 metre alttan su çıkarılırken, su seviyesi son yıllarda ciddi bir şekilde düştü ve şu an 50 ile 150 metre derinlikten su çıkarılmaktadır. Bunun bir kaç nedeni var: 1) Su kullanımı arttı, özellikle de tarımda. 2) Yağış bütün Dicle havzasında son 20-30 yılda düşüş gösterdi. İklim değişikliği sonucu yüzde 10 gibi bir azalma sözkonusu. 3) Kuzey Kürdistan’da (özellikle de Mardin ve Urfa illerinde) akarsulardan değişik amaçlar için alınan suda hızlı artış var. Yine kuyuların sayısında aşırı artış var, TC devletletin hiç kontrolü yok (Suriye devleti Cizirê’de bunu kontrol etmeye çalışıyordu!)
Serêkaniyê kenti ismini yanı başındaki su kaynaklarından almaktadır. Ancak bu su kayaklarından on yıldır hiç su çıkmamaktadır. Munzur gözelerine benzer iki yerden büyük su çıkmaktaydı. Nedeni yer altı su seviyesinin düşmesidir elbette ki bunu oranın belediye başkanı da bize doğrulamaktaydı. Bırakın bu su kaynağını, iki yıldır Xabur deresi artık hiç akmamaktadır (kışın iki ayı dışında). Nice kültür, efsane ve şarkılara ev sahipliği yapmış bu akarsu artık kuru bir dere oldu!
Yağışlar o kadar azalmış ve yer altı su seviyesi o kadar düşmüş ki Cizirê’nın en büyük barajı olan Hesekê’de hiç su kalmamış. 25 yıl önce bitirilen dev barajda bu Mayıs ayında bir kaç tane göl kalmış. Yine Derik’e yakın iki küçük barajda da su yok kadar az. Sadece Derik’in en büyük barajında halen ciddi miktarda su var. Bu baraj göl ile yaz aylarında su azalan Qamişlo’nun içme suyu sağlanmaktadır. Qamişlo çevresindeki su kuyuları da artan nüfusa yetmemektedir.
Qamişlo’da başka bir inanılmaz sorun daha var. İçme suyuna en fazla 1 km uzakta kentin büyük çöp depolama ve yakma alanı var! Bu su kuyuların yanına 16 yıl önce devlet (ve belediyesi) bu vahşi çöp depolama alanını halkın sağlığını düşünmeden kurdu. Çünkü depolama alanına düşen yağış yer altına sızarken çöpün zehirlerini de birlikte almakta ve bir süre sonra içme suyu kuyularına doğru hareket etmektedir.
Cizirê’de birçok kişi tarımı geliştirmekten ve suyun daha fazla kullanılmasından bahsediyor. Ancak kimse suyun son yıllarda ciddi düşüş yaşadığını gerçekten düşünmüyor. Bu konuyu 1-2 kişinin dışında eleştirel bir şekilde ele alan kimseye maalesef rastlamadık. Su yokken tarımda sulamayı geliştirmek akıl dışıdır.
Yapılması gerekenler şunlar: çok sınırlı oranda alanları sulamak (en başta sebze ve meyve alanları olabilir ki bunlar sınırlıdır), bu alanlarda çok etkili sulama metodları kullanmak (bu çerçevede vahşi sulamayı yasaklamak), evlerde ve üretim tesislerinde su kullanımı sınırlandırmak, suyun kalitesini mutlaka korumak. Ayrıyeten TC devletinden ve Kuzey Kürdistanlı belediyelerle görüşüp su kullanımı azaltmasını talep etmek.
Rojava’da su sorunu
Rojava’nın Cizirê bölgesinde yaşamın en temel sorunlardan biri su sorunudur. Ciddi bir su krizi yaşanmaktadır. Kobani bölgesi de benzer bir durumdadır. Sadece Akdeniz iklimin de etkisinde kalan Efrîn bölgesi su konusunda daha avantajlı konumdadır.