Dünya emperyalizminin etnik ve dini milliyetçilik üzerinden birbirine kırdırılmaya çalıştığı Ortadoğu halkları sahte Arap baharlarına rağmen halen büyük bir yıkım ve acı içerisinde özgür geleceğini bekliyor. Ortadoğu bataklığında baskıcı diktatörlüklerin yanında emperyalizm beslemesi gerici barbar örgütlemeler adeta halkların başına bela olmuş durumdadır.
DAİŞ, El Nusra vb. gerici barbar insanoğlunun kanını donduracak vahşetlere imza atmakta ve adeta uygarlık bu barbarların elinde her gün Ortadoğu’da gerilemektedir. Yaşanan vahşetin sorumlusu bu barbarlar kadar bunların yaratıcı olan emperyalistler ve yerli işbirlikçileridir. Bölgenin gerici ulus devletleri, bölgesel hesapları yüzünden barbarları gizli-açık desteklemekte, insanlığın yaşadığı trajedinin sorumlusu olmaktadırlar.
Yaşanan trajedi, yıkım ve vahşet politikalarına karşı Kürt özgürlük hareketinin geliştirdiği yeni paradigma ise bu karanlık içerisinde umut ışığı olmaya devam ediyor. Barbar DAİŞ’e karşı insanüstü bir direniş ve kahramanlıkla demokratik devrimin büyütüldüğü Rojava, tüm bölge halkının ve dünya ezilenlerinin umudu olmaktadır.
Kobanê direniş ateşinin dünya ezilenleri ve ilericileri arasında yarattığı etki, yeni bir devrimsel sürecin uzak olmadığını gösteriyor. Rojava’da, Kobanê’de ve Kürdistan’da halkların özgür, eşit, demokratik birliğini savunan özgürlük hareketinin ve önderliğinin paradigması tek kurtuluş alternatifi olarak öne çıkıyor. Halklar, inançlar yeni paradigma etrafında kendi demokratik geleceklerini örüyorlar.
Toplumsal değişim ve dönüşümün hızlandığı, dahası sonuç verdiği Rojava Devrimi’ne karşı emperyalistlerin, gerici diktaların ve hesabı olan işbirlikçilerin karşıtlığı anlaşılırdır. Anlaşılır olmayan ise isimlerinin başına ilerici, devrimci vb. etiketler koyan yapıların hasmane yorumlarıdır.
Eleştiri geliştiren bir silahtır, lakin ölçüsünü tutturamaz, doğru niyetle yapılmazsa sorgulanır. Kimi çevrelerin toplumsal değişimi görmeyen, halen emperyalist bağ arayan, halen küçümseyen, karalayan yaklaşımları siyasi körlük değilse, tamamen farklı değerlendirilmeyi hak eder.
Rojava’da yanan ışığı görmeyip de karanlıkta beklemekte ısrar edenlerin halklarımızın geleceğine katkısı olamaz. Bu kesimler bırakalım doğru bir ideolojik hattı, çizgiyi, insani temelde dahi biraz vicdan sahibi iseler, Ortadoğu bataklığında ezilen halklara yol gösterici olan Rojava Devrimi’ni doğru anlamaya çalışmalılar.
Hergün insani ve vicdani değerlerin yok edildiği bir coğrafyada Kürtlerin büyük bedellerle yarattığı ve halklara ortaklaştırdığı insanlık umudu kazanırsa, insanlıkta kazanacaktır. Ve biliyoruz ki, Rojava’da insanlığın zaferi kesindir.
Kırıklar 2 nolu F Tipi Cezaevi