Rojava’ya yönelik 2012 yılı sonlarından itibaren başlayan ve halen devam eden saldırılarda etkileri olan güçler, şimdiye kadar çeşitli biçimlerde bilgi ve belgelerle ortaya çıktı. Bu güçler hala devrimi hazmedememelerinden ötürü bu saldırıların arkasında olduğu bilinen bir gerçek.

Bu güçler savaş halinde dahi olsalar Kürtler ve Kürdistan söz konusu olduğunda birleşebilen, tarihsel süreç içinde Kürtlerin inkar ve imhası temelinde oluşturulan statü ile Kürdistan’a egemen hale getirilen güçler olduğu bir kez daha berrak bir şekilde ortaya çıktı. Türkiye Suriye, Türkiye İran, Türkiye İrak, İran Suriye, İran Irak, Suriye İran ve Suriye Irak ilişkileri ve ittifaklarına bakıldığında bu rahatlıkla görülebilir.
Ancak son dönemlerde özellikle de Rojava’da gerçekleşen halk devriminden sonra bu güçlerle ittifak ve ilişki içinde olduğu başka bir güç ortaya çıktı. Bu da Kürtler adına sözüm ona yıllarca mücadele ettiği söylenen ve hatta uluslararası güçlerin desteği ile şimdi Güney Kürdistan’da zorla yönetimi elinde tutan KDP’dir. Son dönemlerde izlediği politikalarla ne kadar Kürtlerin özgürlüğü için mücadele ettiği, ne kadar kölelikleri ve zor düzenin kurulması için çalıştığı artık tartışma götürmez bir şekilde ortaya çıktı. Aslında çizgisi gereği her zaman için KDP böyle olmuştur. Onu kurduran ve geliştiren güçler onu böyle bir rol için yapılandırdıkları, geliştirdikleri ve güçlendirdikleri bilenen bir şeydi.
Son dönemlerde KDP'nin attığı adımlar çok tehlikeli adımlardır. Hatta Kürtler arasında yeni bir kardeş kavgasına götürebilecek adımlardır. Bu tutumuna Rojava’daki halk devrimini resmen paylaşmak için Hewlêr'de Mart ayı başında Rojavalı olduğu ancak Rojava’da hiçbir etkinlikleri olmayan dört parti için yaptığı kongre ile başladı. Aynı dönemde Rojava-Güney sınırlarında hendekler kazılmaya başlandı. Yine kurdurduğu partinin KDP eliyle Rojava’da bombalamalar gerçekleştirmek için insan görevlendirdikleri, bu kişiler patlayıcı yaparken kaza ile ellerinde patlaması sonucu bazı gerçekler açığa çıktı. Bu kişilerin yaptığı itiraflar gösteriyor ki, olaylar KDP’nin teşvikiyle, desteğiyle yapılıyor. Bu itiraflarda şimdiye kadar Rojava'ya yönelik gerçekleştirilen tüm saldırıların içinde KDP ve uydusu olan partilerin olduğu dile getirildi. Bu itiraflarda, yapılan saldırıların amaçları da sıralanıyordu. Amaçları Rojava’da istikrarsızlığı yaratarak Rojava yönetimi ile Rojava paylaşmaya mecbur etmek olduğuydu.
Bu itiraflardan sonra KDP'nin Rojava'ya yönelik aslında bilinen politikaları bir kez daha açığa çıkmıştır. Yani kısmen hala gizli bir şekilde yürüttüğü el atma olayını açık bir şekilde yapmaya başladı. Artık sadece kendisine bağlı olan partilerle değil de Suriye Baas rejimi ile bazı saldırılar geliştirmek için harekete geçti. Bu amaçla Mart ayı ortalarında Suriye Güvenlik Konseyi Başkanı Ali Memluk ile Hewlêr'de Rojava petrolleri üzerine bir görüşme yaptı. Ardından Suriye'deki sorunu çözme yerine daha da derinleştirecek seçimlerin arifesinde KDP yetkililerinin Şam’da bazı görüşmeler yapmak için ziyarette başlamasıydı.
KDP ile Suriye Baas rejimi arasında Şam ve Hewlêr'de görüşmelerin başladığı bir dönemde Rojava Özerk Kanton yönetimleri seçimlere ilişkin açıklamalar yaptı. Bu açıklamalarla kendi bölgelerinde bu seçimleri yaptırmayacaklarını duyurarak bu seçimlerle sorunun çözülmeyeceği aksine daha da derinleşeceğini söylediler. Henüz bu açıklamalar tam yapılmadan ve Hewlêr ile Şam’daki görüşmeler sürerken Suriye Baas rejimi Haseki, Halep ve Qamişlo çevresinde Kürtlere yönelik saldırılar gerçekleştirmeye başladı.
Saldırıların böyle bir dönemde başlaması KDP ile Suriye Baas rejimi arasında Şam ve Hewlêr’de başlayan ve halen devam etmekte olan görüşmelerin Rojava üzerine olduğunu gösteriyor.  Aynı zamanda seçimlerde KDP’nin Beşar Esad’a destek verdiğini de. Zira bunu başka türlü okumak siyasi ve diplomatik açıdan mümkün değil.
Bu görüşme ve ardından başlayan yeni saldırılar aslında tarihsel bir gerçeği daha gösteriyor; oda Kürdistan ve Kürtlerin özgürlüğüne yönelik tarihsel süreç içinde Türkiye-İran-Irak-Suriye arasında oluşturulan ittifaka KDP’nin dahil olduğunu gösteriyor. Çünkü tarihsel süreç içinde Kürt inkarı ve imhası için oluşturulmuş ittifak içinde yer alarak Rojava Devrimine karşı geliştirilen planlar içinde yer aldığını artık gizlemeden yapıyor…