Rojhilat partileri için tehlike büyüdü mü?

Rojhilat partileri
- Rojhilat partileri, rejimin konsolide olmasından beri muhtemelen en iyi fırsatlarla karşı karşıyaydı. Savaş, bu fırsatı gerçek stratejik bir kaldıraç hâline getiremeden biterse daha tehlikeli bir pozisyona düşmüş olacaklar.
ABD ve İran’ın iki haftalık geçici bir ateşkese vardığı bildirilirken, dikkatler artık muhtemel kazananlar ve kaybedenler üzerine çevrilmeye başladı. Bu tartışmaların çoğu devletler üzerine yoğunlaşıyor, ancak bazı durumlarda devlet dışı aktörleri değerlendirmek daha kolaydır, çünkü kazanç ve kayıpları daha somut ve daha hızlı ortaya çıkar. En net örneklerden biri Rojhilatê Kurdistan partileridir. The National Context'e göre; eğer savaş mevcut şartlar altında sona ererse Kürt grupların muhtemelen savaşın en büyük ve en acil kaybedenleri arasında yer alması bekleniyor. TNC, bunu iki temel nedene dayandırıyor;
* Bu gruplardan bazılarının savaşın ilk mantığının parçası olarak kamuoyu önünde defalarca öne çıkarılmasıdır; özellikle İran rejimine karşı olası bir kara harekâtı veya iç ayaklanma ile ilgili haber ve yorumlarda.
* Trump’ın daha yakın tarihli açıklamasıdır. Trump, silahların “belirli bir gruba” İran’daki protestoculara ulaştırılmak üzere verildiğini, ancak o grubun silahları kendine sakladığını ve bunun için “büyük bedel ödeyeceklerini” söyledi. Bu iddiaların gerçekliği ne olursa olsun, bu tür açıklamalar önem taşır, çünkü İran’ın bu grupları eski düzenlemeler altında olduğu gibi bırakamayacağı tezini güçlendirir.
Asıl tehlike Tahran
Tehlike, İran’ın eski statükoya dönmeyi çok daha zor kabul etmesidir. Tahran’ın Irak’la bu grupları silahsızlandırmak ve belirli kamplara hapsetmek üzere bir güvenlik anlaşması zaten mevcuttu. Ancak 2026 başındaki protestoların ardından yaşanan kaos ve bu grupların rejim karşıtı daha geniş bir stratejinin olası araçları olarak tartışılması, İran’ı Federe Kürdistan'daki fiziksel varlıklarının bile hâlâ bir güvenlik tehdidi olduğuna ikna etmiş görünüyor. TNC'ye göre; İran, bu şartlar altında çok daha sert koşullardan aşağısına razı olmayacaktır. Federe Kürdistan, Tahran ateşkes çerçevesinde daha fazla baskı uygularsa direnecek çok sınırlı alana sahip olacaktır. Washington ile Tahran arasında olası daha geniş bir mutabakatın da onlar için anlamlı koruma içermesi pek olası değildir. İran için eskisi gibi tolere edilmesi çok tehlikeli, diğerleri için ise kendilerini savunmaya değecek kadar faydalı değiller.
Kimi ne kadar etkiler?
Rojhilatê Kurdistan partileri, İran Devrimi’nden ve 1980’lerde İslam Cumhuriyeti’nin konsolide olmasından bu yana muhtemelen en iyi fırsatlarla karşı karşıyaydı. Savaş, bu fırsatı gerçek stratejik bir kaldıraç hâline getiremeden geçmişe benziyor. Bununla birlikte, kayıpların tüm Kürt grupları arasında eşit dağılmasının beklenmediği kaydeden TNC'nin değerlendirmesi şöyle:
PAK: En sert ve acil sonuçlarla karşılaşması muhtemel gruptur. Hewlêr’de üslenmiş olması, KDP kontrolündeki bir ortamda bulunması, İsrail ile ittifakı en açık şekilde teklif etmesi nedeniyle en kolay baskı altına alınabilecek ve gerekirse dağıtılabilecek gruptur. İran hızlı ve görünür bir örnek oluşturmakta ısrar ederse PAK en net adaydır.
KDPI ve Komala: İkisi de son derece kırılgan durumdadır, ancak muhtemel seyirleri biraz farklı olabilir. Üst düzey liderleri büyük ölçüde Avrupa veya ABD’de bulunduğundan, baskı artarsa en olası sonuç sadece liderler için değil, kalan kamp ve savaşçı altyapılarının büyük kısmı için de zorla sürgüne gönderilmeleridir. Yani mesele yalnızca silahsızlandırma veya daha sıkı kamplara alınma değil, tamamen Federe Kürdistan'dan çıkarılma olabilir.
PJAK: Muhtemel istisnadır. Savaş boyunca diğer gruplardan farklı bir konumda oldu ve bu fark şimdi önem kazanıyor. PJAK, bu savaşa dahil olmayacağını net bir şekilde belirtti ve İran’a yönelik saldırılara bağlı ilk plana katılmayı reddetti. Silah veya lojistik destek aldığı rapor edilen gruplar arasında da yer almadı. Bunun bir kısmı kendi duruşundan, bir kısmı da PKK bağlantılı aktörlere herhangi bir destek konusunda Türkiye’nin hassasiyetlerinden kaynaklanıyor. Washington’un uzun zamandır anladığı ve genellikle aşmamaya çalıştığı bu hassasiyetler nedeniyle PJAK’ın sınır altyapısının, diğerleri çok daha acil ve varoluşsal tehdit altındayken, baskı altında da olsa yerinde kalması daha olasıdır.







