Bu fırtınadan olumsuz anlamda en az etkilenmesi gereken sanat cephesinde ise -üzülerek yazıyorum- tam bir girdap var. Sanatçılar, bu zulüm ve asimilasyona yaratımlarıyla karşı durup, tarihsel rollerini oynayabilirlerdi. Bu anlamda bazı kıpırtılar oldu. Ama birçoğu popülizmin rüzgarında kirliliğe alet oldu. Elbette bunun birçok nedeni var. Burada bunları sıralamayacağım. Ama böylesi önemli bir süreçte, bir kadın, Kürdistan’dan sürgüne zorlanmış, yüreğinde birçok acıyı taşıyan bir kadın; sanat adına güzel bir ürün sundu halkına. Geçtiğimiz aylarda çıkan Şengül’ün “Pak” albümü, yetmezlikleri, sanatsal eksik ve küçük hatalarına rağmen adı gibi temize en yakın, pak bir eser.
Şengül’ü yıllardan beri tanırım, MKM okul geleneğinden geliyor, burada birçok olumlu doğruların sahibi oldu. Yüreğindeki Kürdili acılar da üzerine eklenince, bu çalışmada müzik adına güzel, doyurucu, tarihsel tanıklığı olan eserleri seçmesine neden olmuş.
Pak çalışmasında Kürtçe'nin Kirmanckî lehçesini en yalın, en anlaşılır şekilde dilendirmesi, dilimizin inkâr edildiği böylesi bir süreçte çok önemli bir vurgu. Şengül, Dêrsim'in acılarını, alışık olduğumuz tarzda, yani ağlaya sızlaya, birazda melankolikleştirerek ve hatta son yılarda bunu bir rant haline getiren kimi kişilerin arabesk deyişler söyleme tarzından dile getirmemiş. Bir Kürt kadınının yüreğinden seslenmiş. Şengül’ün bu vurgusu çok önemli, demek ki acılarımızı, arabeske, melankolikliğe, duygu sömürüsüne başvurmadan da anlatabiliyoruz. Şengül’ü dinlerken kimi şarkılarda belki de ağlayacaksınız. Çünkü gençlerimiz hala Türk devleti tarafından kimyasal silahlarla katlediliyor. Şengül, birçok eserinde bu acıları, tarihten gelen acılarla birleştirmiş, ama boyun eğmeden anlatmış.
Şengül genç yaşta öldürülen yeğeni için yazdığı 'Şîn ê Mae’ şarkısı, bu süreçte Kürt annelerinin yaşadığı acıyla da örtüşüyor. Yorumu çok etkileyici. Çünkü acıya direniş penceresinden bakıyor. Bu şarkıyı dinlerken, katledilen canlarımızı anımsıyoruz. Ama onların acısıyla yıkılmıyoruz, daha bir öfkeleniyoruz. Şarkılara ruh veren, şarkıcının yorumudur. Şarkıcının yorumuna anlam kazandıransa, onun tarih-kültür-düşünce zenginliğidir. Tarihsel olay ve olguları kavrayamayan, düşünce derinliği yeterli olmayan bir sanatçı, düzeltilmesi zor yorumlara, şarkılara imza atabilir. Birçok halk şarkısında, bestede sözler ölümü, katliamı veya acıyı anlatırken, melodi ve ritim, insanı hayli hareketli bir dansa davet eder. Bu yaman bir çelişki, sanat anlamında ise öz-biçim uyumsuzluğu ve toplumsal duyguları kirleten bir yaklaşımdır. Örneğin “Malan Barkir” ezgisi Dêrsim katliamını anlatır. Ama ne yazık ki, Şiwan onu halay şarkısı yaptı.
Melê, Xerîv, Lawika Bavayî ezgilerinde ise, o bildik Kürt Alevi geleneğinin zengin yaşam felsefesinin penceresinden bakmış ve yorumlarını oldukça doğruya yakın yapmış. Xerîv ezgisinde, Kürt Alevi inancında ermiş bir Seyîd’in bilgeliğini, hoş bir öyküsel melodi tarzıyla anlatmış. Sözcükler net, telaffuz doğru ve yorum tarihten süzülerek geliyor gibi. Lawika Bavayî ezgisinde, Şengül’ün ahenkli yorumuyla Dêrsim'deki jenoside tanık olan bir Kürt annesinin acılı yüreği seriliyor orta yere.
Şengül bu anlamlı ve zorlukları göğüsleyerek yaptığı çalışmada, yetmezlik ve hataları da var. Kember Zêr şarkısı biraz zorlayan, kendini ayrıksı tutan haliyle, Şengül’ün sesine de uyum sağlamamış.
Botan ve Gimgim’dan okuduğu halk ezgilerin ve de özelikle Karakoçan’ın “Mi Digo Melê” ezgisini çok hoş yorumlamış. Bu ezgileri ne aşırı pop ritimlere boğup yozlaştırmış, ne de farklılık adına kilise müziğinin çok sesli ama renkleri yitiren özentisine kapılmış. Halkın yorumlama şekline en yakın ve doğru şeklide yapmış.
Albümde yetersiz mixten kaynaklı şan, zaman zaman ritim sazlarının tınısına boğulur gibi olmuş. Oysa mix daha dingin yapılmalıyd. Özellikle Kürt nefesli sazlarını yeterince tanımayan batılı müzisyenlerin mixi, bu tür küçük hatalara yol açıyor.
Yasin Poyraz, yüreğindeki zengin Kürdili müzik nefesi ve halk ezgilerini düzenlemedeki yeteneğiyle bu güzel çalışmaya hayli renk katmış, başarılı olmasında önemli bir pay sahibi.
Şengül gibi doğru yorumların, güzel nefeslerin Kürt müziğindeki bu kulak kirliliğini temizlenmesinde büyük etkisi olacağına inanıyorum. Spas Şengül! Müzik, doğru yorumlamak, Kürt kadınlarının acılarını direngen rengiyle aktarma ve en önemlisi Kürt müzik arşivine sağlıklı eserler kazandırma adına “Pak” iyi ki yapılmış.
ROTÎNDA YETKİNER: PAK