
Kürt vali atanmıyor
Konu Kürt vekiller tarafından Parlamento’nun gündemine taşındı. Doğu Kürdistan’ın Seqiz kenti milletvekili Muhsin Bigleri, İran Parlamentosu’nda Çarşamba günü yaptığı konuşmada Kürdistan vilayetlerindeki bazı uygulamaları dile getirerek, yeni Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’ye sert eleştiriler yöneltti. Bigleri, konuşmasında son genel seçimlerde Kürtlerin büyük çoğunluğunun Ruhani’ye oy verdiğini belirterek ancak seçimlerin üzerinden 3 ayı aşkın bir zaman geçmesine rağmen Kürtlere ilişkin tek bir iyi bir sözün duyulmadığını ifade etti. Doğu Kürdistan eyaletine atanan hiçbir valinin Kürt olmadığına dikkat çeken milletvekili, “Aldığımız son bilgilere göre Sine vilayetine atanan vali de Kürt değil” dedi. Seqiz milletvekili konuşmasında, “Ruhani’den beklentilerimiz vardı. Yeni Kabine’de bir Kürt temsilcisine yer verilmesini bekliyorduk. Ama şimdi çaresizlikten daha alt düzeylerdeki temsilciliklere da razı olduk” tepkisinde bulundu. Zira geçtiğimiz ay Urmiye vilayetine Kürt bir vali atanmış, ancak bazı Azeri grupların tepkisi gerekçe gösterilerek, bu atama geri çekilmişti. Oysa Ruhani seçim sürecinde yaptığı propagandalarda Kabine’de bir Kürt bakana yer verileceğini ve Doğu Kürdistan eyaletine Kürt kökenli valilerin atanacağı sözünü vermişti.
Kürtler sınırlarda öldürülüyor
Ruhani’nin 3 Ağustos’ta iktidara gelmesinden sonra Kürdistan vilayetlerinde baskılar arttı. Kürt kentlerinde gözaltı ve tutuklamalar durmazken, sınır hattında yargısız infazlar da sürüyor. Fars Haber Ajansı’nın haberine göre Muhsin Bigleri, sınırda öldürülen sivil Kürtleri hatırlatarak şunları söyledi: “Seqiz ve Bane gibi Kürt vilayetlerinde yaşayan halk yoksulluk ve çaresizlikten dolayı sınır ticareti yapıyor. Fakat bu insanlar İran sınır muhafızları tarafından öldürülüyor. Maalesef aldığımız bilgilere göre son iki ay içinde 6 kişi sınırda ticaret yaptıkları için askerler tarafından vurularak öldürülmüşlerdir. Bunları öldüren güvenlik güçlerinin raporlarında da bu insanların üzerinde yasadışı hiçbir şey yakalanmadığı itiraf edildi.”
İdamlar yeniden devreye kondu
Ruhani’nin seçilmesiyle birlikte iki yılın ardından Kürt siyasi tutsaklar yeniden idam edilmeye başlandı. İdamlar, 2011 yılından bu yana İran’la Demokratik Özgür Yaşam Partisi-PJAK arasında ateşkesin uygulamada olduğu bir dönemde gerçekleşti. BDP, KCK, PJAK ve KONGRA GEL idamları sert bir dille kınamıştı.
PJAK tepkisiz kalmadı
PJAK lideri Haci Ehmedi, idamlara tepki göstererek, “İran’ın Kürt siyasi tutsakları idam ederek 2011’den beri geçerli olan ateşkesi çiğnediğini ve son idamların Türkiye’ye yakınlaşma mesajı olduğunu” söylemişti. İdamlarla İran’ın ateşkesi bozduğuna dikkat çeken Ehmedi, “PJAK da idamlara cevap verdi. Urmiye şehri yakınlarında bir çatışma oldu ve bu çatışmada beş Devrim Muhafızı öldürüldü” demişti. PJAK lideri “saldırıların, idamların ve baskıların sürmesi halinde biz tepkisiz kalmayacağız” diyerek tavırlarının net olduğunu ifade etmişti.
İran barış sürecinden rahatsız
Ehmedi, “İran’ın, Türkiye’nin Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’la görüşmelerinden rahatsız olduğunu ve bunu bozmak istediğine”de dikkat çekmişti. Ehmedi ayrıca, “Ruhani dışarıda kendisini çözüm yanlısı gösterirken, içerde de baskıyı en üst düzeye yükseltti” diyerek yeni Cumhurbaşkanı’nın “ikiyüzlü” politikasını eleştirmişti.
Türkiye’ye mesaj veriliyor
KONGRA GEL Eşbaşkanı Remzi Kartal da idamlara tepki göstererek, “İran’ın Kürt sorununun çözümünde klasik yöntemlerine geri döndüğü ve idamlarla Türkiye’ye mesaj verdiğini” söylemişti. Kartal şunları söylemişti: “Egemen devletler arasında zaman zaman bölge politikaları temelinde, bugün Suriye’de olduğu gibi, bazı çelişkiler çıkıyor fakat Kürt meselesinde eğer uyguladıkları politikalarda sonuç alamazlarsa, yine klasik temelde yakınlaşma durumları söz konusu olabilir. Bu temelde idamları da Türkiye’ye bir mesaj, Türkiye’nin bu konuda İran’la birlikte Ortadoğu politikalarında, özellikle Suriye’de ortak hareket mesajı gibi değerlendirmek mümkün.” Kartal ayrıca “İran’da yönetimin uluslararası kamuoyunda ortaya çıkan yumuşamayı kendi iç politikalarında daha baskıcı, halklara yönelim temelinde bir fırsat olarak değerlendirmeyi esas aldığını” söylemişti.
Gelişmeler birbirini tetikliyor
Gözlemciler, idamların sürmesinin hem İran hem de Ortadoğu’daki siyasi gelişmeler açısından önemli etkiler yaratabileceğine dikkat çekiyor. Suriye’deki iç savaş ve Rojava’da Kürtlerin özyönetim kurma arayışları ile Türkiye’deki barış sürecinin akıbetinin de bu gelişmelerin boyutunu etkileyeceği belirtiliyor.
HABER MERKEZİ