
Halep Asayiş Yöneticisi Bêrîvan Abdo, Halep’te tahliye edilenlerin siviller değil çeteler ile aileleri olduğunu söyledi. Halep’te olup bitenlerin Bab’tan bağımsız olmadığını da vurgulayan Abdo, "Temel hedef Bab’ı ele geçirmek. Halep karşılığında Rusya şimdilik Bab’ı gözden çıkardı diyebiliriz" dedi.
Türkiye ve Rusya arasında varılan anlaşma neticesinde Halep’te bulunan çete örgütler kentten çıkarılıyor. Ancak bunun El Nusra başta olmak üzere çete örgütler arasında memnuniyetsizlik yarattığı da biliniyor. Halep’teki Asayiş Yetkilisi Bêrîvan Abdo, Halep’teki son durumu, Kürt güçlerinin savunma hattına dahil olan yeni mahalleleri, Türkiye’nin hesaplarını ve bundan sonra yaşanabilecekler konusunda dihaber’den Abdurrahman Gök’ün sorularını yanıtladı.
Çeteler ve aileleri çıkarılıyor
Söyleşide Bêrîvan Abdo, Halep’ten otobüslerle tahliye edilenlerin yaralı çeteler ve aileleri ile DAİŞ ve Suriye Ulusal Koalisyonu’na bağlı bazı gruplar olduğu bilgisini verdi. Abdo aileri ile birlikte yaklaşık 5 bin çetenin Halep’ten çıkarılarak İdlib gibi El Nusra’nın denetimindeki alanlara gönderildiğini de söyledi.
İdlib’ten Bab’a aktarılacaklar
Çete örgütlerin Rusya ve Türkiye arasındaki anlaşma ile Halep’ten çıkarılıp önce İdlib’e oradan da Bab’a aktarılmaya çalışıldığını vurgulayan Abdo, "Türkiye ve Rusya’nın anlaşması sonucu çeteler Halep’ten çekilip Bab bölgesine yönlendirileceklerdi. Savaşa katılabilecek güç potansiyelini arttırıp Bab’ta Türkiye’nin hakimiyetini sağlamak için bir girişimdi. Uzun zamandır gizli ve açık görüşmeler vardı. Kamuoyuna da yansıdı. Temel hedef Bab’ı ele geçirmek. Amerika, Türkiye, Rusya, Suriye ve bunun gibi bazı ülkeler bu konuda bir ittifak sağladı. Halep karşılığında Rusya şimdilik Bab mıntıkasını gözden çıkardı diyebiliriz" diye konuştu.
Çıkmak istemeyen çeteler var
Halep Asayiş Yöneticisi "Bu tahliyelerden sonra Halep’in tamamen bu gruplardan arındırıldığını söyleyebilir miyiz?" sorusuna işe şu yanıtı verdi: "Halep'in bütünü çetelerden tamamen arındırılmış demek şu an için mümkün değil. Çeteleri kentten taşıma işlemi bir süre daha devam edeceğe benziyor. Çünkü tahliyeler yapılırken çeşitli sorunlar yaşanıyor. Çıkmak istemeyen bazı gruplar var. Kentte süreli bir çatışma da yaşandı. Dışarıdan müdahale oldu."
Çatışmalar şiddetlenecek
Bêrîvan Abdo, anlaşmaya rağmen çetelerin neden kentten çıkmak istemediklerini de şöyle izah etti: "Halep’te çok sayıda grup var. Tek bir merkezle hareket eden çetelerden söz etmek mümkün değil. Örneğin Şêx Meqsûd’a yönelik saldırılarda 27 grup yer alıyordu. Ve her bir grubun ayrı bir taktiği var. Tamamının Türkiye’nin güdümünde çalıştığını söyleyemeyiz. Ki Ezaz’de çeteler arasında yaşanan çatışmalar, çetelerin Halep’ten çıkıp çıkmama konusunda yaşadıkları tartışmalar ve kavgalar göz önünde bulundurulduğunda Halep’ten çıkıp çıkmama konusunda yaşanan tartışmaların önümüzdeki dönemde çelişkileri daha da arttıracağını belirtebiliriz."
Efrîn’e saldırı olabilir
Halep’te çetelerin elinde bulunan alanların rejimin eline geçmesiyle birlikte kuşatma altındaki bir diğer kent olan Efrîn’in de durumdan etkileneceğini vurgulayan Bêrîvan Abdo, rejimin şu anda Kürtlere karşı bir savaş açma durumunu olmadığını söylese de bu seçeneği tamamen dışlamadı: "Çeşitli dönemlerde kısıtlama ve sınırlandırma etrafında çember kurma gibi yöntemlere başvurabilirler. İleriki süreçte rejim büyük güç kazanırsa askeri saldırı durumu da olabilir."
Türkiye’nin planı bozuldu
Türk devleti ile güdümündeki çetelerin birçok kez Efrîn’e yöneldiğini hatırlatan Abdo, "Şêx Îsa’da büyük bir çatışma yaşandı ve güçleri kırıldı. Şêx Îsa’yı alsalardı oradan Til Rifat, Dêr Cimêl ve Meryemînê’yî alacaklardı daha sonra Efrîn’in üst kısmına kadar geleceklerdi. Hakim pozisyona geçeceklerdi. Ancak planları orada tutmadı. Ondan sonra Bab’a yöneldiler. Ayrıca Türk devleti Ezaz ve Marê’de kendi çetelerini yerleştirmek istedi ama oradaki çeteler Türkiye’nin güdümündeki çeteleri yendi. Bu da Türkiye’nin planlarını bozdu" diye konuştu.
Göç vermiyor, göç alıyoruz
Halep Asayiş Yöneticisi Bêrîvan Abdo ayrıca kontrolleri altındaki bölgelerden sivillerin tahliye edilmediğine aksine göç aldıkları bilgisini vererek şu anda Halep’in doğusundaki Hulok, Heyderiye, Şêx Xidir, Şêx Faris, Bustunbaşa ve Saxur mahalleleri ile kent merkezindeki Şêx Meqsûd’ta toplamda 70-75 bin insanın korumaları altında olduğunu söyledi.
Rejim yardımları engelliyor
Abdo, imkanları kısıtlı olmasına rağmen bölgelerine sığınan insanlara yardımcı olmaya çalıştıklarını da ekledi. Abdo rejiminin özellikle Şêx Meqsûd mahallesine dışardan yardım edilmesine izin vermediğinin altını çizerek, "Bu yüzden bütün ihtiyaçlar hareketimiz tarafından karşılanıyor" dedi.
Üretim savaşa rağmen sürecek
Halep Asayiş Yöneticisi Bêrîvan Abdo, denetimleri altındaki mahallerde 400-450 civarında fabrika olduğu belirterek "Suriye sanayisinin yüzde 25-30 üretimini sağlayan bölge burası.
Fabrikaların çoğu, pamuk, kumaş, iplik, yün, kumaş boyama atölyeleri, tekstil, matbaa, boya üretim yerlerinden oluşuyor. Bütün sanayi kollarından fabrikalar var ama bu bölge savaştan önce özellikle tekstil sanayinin kalbi olarak biliniyordu" diye konuştu.
190 fabrika yeniden açılacak
Hava bombardımanları ile çetelerin saldırılarında zarar gören fabrikaları yeniden faaliyete geçirmek istediklerini aktaran Abdo, "Sanayi komitesiyle bir toplantı yaptık ve fabrikaların bir bölümünü Newroz’a kadar aktif duruma getirme kararı aldık" dedi. İlk etapta 190 civarında fabrikayı yeniden üretime geçirmeyi hedeflediklerini belirten Abdo, "Resmi başvuruda bulunan fabrika sayısı bunlar. Bazı fabrika sahipleri savaş sürecinde ya Suriye dışına ya da Şam gibi kentlere gitti. Oradan geri dönüşler oldukça fabrikaların açılışı olacak" bilgisini verdi.
HABER MERKEZİ