Suriye'de Beşar Esad rejiminin en büyük müttefiki Rusya, ABD'nin 'eğit-donat' programındaki muhaliflere hava koruması sağlayacağı yönündeki açıklamalarına tepki gösterdi. Kremlin Sözcüsü Dimitri Peskov, muhaliflere hava desteği sağlanırken rejim güçlerinin de hedef alınması halinde Esad yönetiminin DAİŞ ile mücadelede zayıflayayacağını ifade etti. Peskov gazetecilere yaptığı açıklamada, "Moskova defalarca bunu dile getirdi, Suriye muhalefetine maddi, manevi ve askeri her türlü yardım ülkedeki durumu daha da istikrarsızlaştıracaktır" dedi. 


ABD'li yetkili açıklamıştı

Reuters'a konuşan bir ABD'li yetkili, Amerika'nın DAİŞ'le mücadelede kapsamında 'eğit-donat' programına katılan muhaliflere havadan koruma sağlayacağını açıklamıştı. Yetkili, bu koruma kapsamında muhaliflerin rejimin hava güçlerine karşı da savunulacağını söylemişti. 


İncirlik'e karşı tampon bölge

Türkiye ile ABD, geçtiğimiz ay DAİŞ ve Suriye konusunda atılacak bazı adımlarda anlaşmıştı. Türk basınında çıkan haberlere göre anlaşmayla İncirlik Üssü ABD öncülüğünde DAİŞ'e karşı oluşturulan koalisyon uçaklarına açılacak. Bunun karşılığında Suriye sınırında 90 kilometre boyunca 'güvenli bölgeler' oluşturulacak. Belirlenen yer ise Türkiye-Suriye sınırındaki Azez-Cerablus arasındaki hat. 'Güvenli bölge'nin derinliği 50 kilometre kadar Suriye içine girecek. O bölgenin havadan güvenliği de ABD liderliğindeki DAİŞ karşıtı koalisyon güçleri tarafından sağlanacak. Gerekli görülürse Türk savaş uçakları da havadan koruma görevini üstlenebilecek. Anlaşmaya göre İncirlik'e kara muharip gücü konuşlanamayacak. Ancak koalisyon uçaklarına teknik bakım yapmak üzere 40-50 kişilik askeri heyet üsse konuşlanacak.


Rojava'yı işgal planı

Aslında uluslararası hukuk terminolojisinde 'güvenli bölge' diye bir kavram yok. Var olan deyim "tampon bölge". Ancak AKP Hükümeti bilerek tampon bölge yerine güvenli bölge kavramını kullanarak, Rojava'yı işgal planını gizlemeye çalışıyor. Kürtlere göre ise planın amacı gayet açık; Rojava Devrimi'nden rahatsız olan Türk devleti, sınır hattında tampon bölge kurarak Batı Kürdistan'ı işgal etme hayali kuruyor. 


Kürtler plana karşı 

Bu nedenle Kürtler, Türkiye ve ABD'nin planına karşı çıkıyor. Bugüne kadar DAİŞ'e karşı büyük bir direniş sergileyen YPG ile PYD, 'tampon bölge'ye oldukça tepkili. Kürtler, Azez-Cerablus hattında kurulacak olası bir tampon bölgenin Kürt bölgesinin yani Rojava'yı işgali hedeflediğine dikkat çekerek, plana sert tepki gösteriyor. Zira Kürtlerin inşa ettiği üç kantondan Efrîn, bu bölgenin batısında, Kobanê ile Cizîre ise doğusunda kalıyor. Yani aslında Türkiye, tampon bölge ile bölgedeki diğer halklar ile birlikte demokratik özerlik sisteminin inşa eden Kürtleri çembere almak istiyor.


'Savaş nedeni sayarız'

PYD Eşbaşkanı Salih Muslim, böylesi bir planın yürürlüğe konmasını savaş nedeni sayacaklarını daha önce açıklamıştı. PYD, Suriye'nin geleceği konusunda katıldığı tüm uluslara arası toplantılarda Rojava'da hayata geçirilen Demokratik Özerk yönetim modelinin tüm ülkenin yararına olacağını belirtiyor. 


'Bu politikaları terk edin'

Muslim, ABD ve Türk yönetiminden ise Kürtleri dışlayan iflas etmiş politikalarından vazgeçmesini, PKK yasağı ile Rojava'ya yönelik ambargonun kaldırılmasını ve Kobanê başta olmak üzere bir çok yerde çete örgüte karşı direnen YPG'ye bağlı güçleri göz ardı etmemesini istiyor. YPG, kendilerine ağır silah verilmesi halinde DAİŞ'i tüm bölgeden çıkarabileceklerini de her fırsatta dile getiriyor. 


'AKP ateşle oynuyor'

Bir kaç ay önce KCK yetkilileri de Rojava sınırına kurulacak olası bir tampon bölgeyi "işgal girişimi" olarak göreceklerini ve buna asla izin vermeyeceklerinin altını çizmişti. "Tampon bölge Kürdistan'ın işgali demektir. Bu olursa çözüm süreci biter, yeni bir savaş başlar" sözleriyle de AKP Hükümeti'ne "ateşle oynuyorsun" mesajı göndermişti. 


  HABER MERKEZİ