SSCB’nin olmadığı bir dünyada tek güç ABD ve Avrupa ikilisi oluyordu. Askeri, ekonomik ve siyasi olarak istedikleri ülkeye müdahale ettiler.
Önce Afganistan ve Irak’a askeri müdahalede bulundular ve yönetimlerini değiştirdiler. Ardından Libya’ya Kaddafi muhalefetini de silahlandırarak müdahale ettiler. Avrupa ve ABD, Afganistan, Irak ve Libya müdahalelerinde istediklerini elde ettiler.
ABD’nin Suriye müdahalesi karşısında Rusya karşıt bir pozisyon aldı ve bunun neticesinde müdahale başarısız olmuş durumda. Suriye krizi ve ardından Rusya’nın konumlanışı işlerin artık ABD ve müttefikleri için hiçte kolay geçmeyeceğinin işareti gibiydi. Bugün Ukrayna krizinde de benzer bir gelişme var.
Ukrayna’da neler oldu?
Ukrayna 1919 yılında SSCB (Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği) üyesi oldu. SSCB dağılınca 1991 yılında referandum ile bağımsızlığını ilan etti.
2004 yılında Başbakan olan Viktor Yanukovych yapılan seçim ile Başkan seçildi. ABD ve Avrupa’ya yakın olan Yushchenko, Yanukovych’in hile yaptığını ve bu nedenle seçimi tanımadığını söyledi. “Turuncu Devrimi” olarak adlandırılan protestolar neticesinde seçimler yenilendi. Ve Yushchenko başkan oldu. Başarısız bir yönetim neticesinde seçimleri kaybeden “Turuncu Devrimi” lideri 2010 yılında yerini yeniden Yanukovych’e bıraktı.
Yanukonych, 2013 yılından itibaren Avrupa’dan kopan ve Rusya’ya yakın bir siyaset izleyince “Turuncu Devrimi” güçleri “Ukrayna Avrupa’dır” sloganlarıyla protestolara yeniden başladı. ABD ve Avrupa Birliği ülkeleri açıktan protestoculara olan desteklerini açıkladılar. Bu destek neticesinde Ukrayna Parlamentosu Başkan Yanukonych’nin tüm yetkilerini aldı.
Putin tüm bu gelişmelere Kırım Özerk Yönetimi’nin havaalanına asker çıkartarak ve parlamentodan askeri müdahale yetkisi alarak yanıt verdi.
Suriye krizindeki tutum ve Kırım’da Rus askeri çıkarması Rusya’nın siyaset sahnesine çıktığının işaretleri. Putin Libya, Irak, Afganistan ve Mısır krizlerindeki atıl tutumunu terk ediyor. İşte bu nedenle Suriye ve Ukrayna krizinde aktif bir pozisyon almış durumda.
ABD, Avrupa ikilisi politik, askeri ve ekonomik olarak Rus etkisini daha çok hissedecektir.
Rusya’nın Ukrayna ilgisi nedeniyle ABD ve Avrupa Birliği haziran ayında Socide düzenlenmesi olarak planlanan G8 Zirvesi’nin hazırlıklarını askıya aldılar.
ABD, Rusya ile askeri ilişkilerin yanı sıra ticari ve yatırım görüşmelerini de askıya aldı.
“Eğer Batılı liderler gelmek istemiyorsa gelmek zorunda olmadıklarını” ifade eden Putin ülkesine karşı alınacak olası ekonomik yaptırımlarına yönelik “Rusya’ya yönelik tüm tehditler ters etkili ve zararlıdır” diyerek gözdağı verdi.
Putin’in ekonomi danışmanı Sergey Glazyev ise yaptırım kararı çıkması halinde Rusya’nın uluslararası ticari işlemleri Dolar’la yapmaya son verebileceğini söyledi.
Yine Glazyev, Rusya’nın doğu ve güneydeki ortaklarıyla ticari ve ekonomik ilişkilerini kullanarak kendi ödeme sistemini yaratacağını söyledi. Glazyev’in bu uyarısı Şanghay İşbirliği Örgütü’ne bir atıf olarak değerlendirmek mümkün.
Şangay İşbirliği Örgütü daha önce uluslararası ticari işlemlerde Dolar yerine altın ya da oluşturulacak ayrı bir para birimi kullanmayı gündeme getirmişti.
Glazyev, AB için birliğin yaptırım kararı almasının Avrupa adına bir “felaket” olacağını söyledi. Rusya’nın gaz akışını durdurabileceği uyarısında bulundu.
Dolayısıyla işler ABD ve Avrupa için daha zor olacaktır ve Putin’li Rusya siyasi, ekonomik ve askeri olarak sahnede daha etkin ve güçlü olacaktır.
Rusya yeniden sahnede
Ekim Devrimi ile kurulan SSCB’nin 1991 yılında yıkılmasının en önemli sonucu ABD, Avrupa ikilisinin ekonomik, politik ve askeri olarak tek kalmaları oldu.