
Rusya ve Çin’in BM Güvenlik Konseyi’nde Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’a kalkan olması, hem Suriyeli muhalifleri hem de Washington yönetimini kızdırdı. Silahlı muhalifler, Rusya’nın Suriye’deki çıkarlarını hedef alacak saldırılar düzenleceğini açıkladı. Esad yönetiminin değişmesini isteyen ülkeler de Suriye’de akan kandan özellikle Rusya’yı sorumlu tutarak Moskova yönetimine psikolojik baskı yapmaya çalışıyor.
Türkiye ve Batı’nın desteğini alan Suriye muhalifler, BM Güvenlik Konseyi’nde Suriye tasarısı öncesi devlet güçlerinin Humus’ta katliam yaptığını öne sürdü. Muhaliflerin iddiasına göre Cuma günü Humus’ta 200’den fazla sivil devlet güçlerince öldürüldü. Şam yönetimi de muhaliflerin bu iddiasıyla BM Güvenlik Konseyi’ni etkilemek istediğini ileri sürdü.
Rusya’nın çekinceleri sürüyor
Muhaliflerin bu iddiasından sonra BM Güvenlik Konseyi’nde Suriye’deki durum ele alındı. Arap Birliği’nin Suriye’de çözüm için hazırladığı plana ‘destek veren’ karar tasarısı Çin ve Rusya tarafından reddedildi. Aralarında Almanya’nın da bulunduğu 13 ülkenin ‘evet’ oyu kullandığı tasarıya Rusya, “kaygılarımızı gidermiyor” diyerek hayır dedi. Almanya’nın Münih kentinde yapılan Güvenlik Konferansı’nda konuşan Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, tasarının tek taraflı çağrıda bulunduğu savundu. İki noktada itirazlarının devam ettiğini söyleyen Lavrov, “tasarıda Suriye’deki şiddet konusunda muhalefeti yeterince suçlamaması ve hükümetin askeri kuvvetlerini barakalara çekmesi gibi gerçekçi olmayan bir çağrıda bulunması” olarak tanımladı. Lavrov, “mevcut tasarıyı kabul etmenin bir sivil savaşta taraf tutma riski taşıdığı” uyarısında da bulundu.
‘Rusya’nın eli kanlı’
Rusya ve Çin’in Esad yönetimine olası bir müdahaleye karşı çıkması özellikle ABD’nin tepkisini çekti. ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, Rusya’nın veto kararıyla birlikte Suriye’de devam eden ‘vahşete’ ortak olduğunu ileri sürdü. Clinton, BM Güvenlik Konseyi’nden bir karar alınmaması halinde Suriye’de bir iç savaşın çıkacağını savundu.
ABD’nin BM Daimi Temsilcisi Susan Rice de, veto kararından tiksindiğini söyledi ve “Bundan sonra akacak kan, onların elinde olacak” ifadesini kullandı.
BM Genel Sekreter Ban Ki Moon oylamayı “büyük bir hayal kırıklığı” olarak nitelendirdi. Ban, “Bu, Suriye makamlarının Suriye halkına karşı yürüttüğü şiddete derhal son vermesi için birleşik bir ses duyması gerektiği bir sırada BM ve uluslararası camianın rolünü baltalıyor” dedi.
Ölü sayısında çelişkiler
Esad yönetimine dış müdahale isteyen Suriyeli muhalifler de veto kararından sonra şok oldu. Esad yönetimine karşı tek ses olamayan muhalifler, Suriye’de bir iç savaş olduğunu görüntüsü vermeye çalışıyor. Genel Devrim Konseyi ile Yerel Koordinasyon Komitesi adlı örgütler, yaşanan şiddet ortamında yaşamını yitiren sivilerin sayısı konusunda farklı açıklamalarda bulundu. Genel Devrim Konseyi, Cumartesi günü Suriye’de 113 kişi yaşamını yitirdiğini duyurdu. Yerel Koordinasyon Komitesi ise ilk önce ölü sayısının 85 olduğunu açıkladı ancak daha sonra ölü sayısı birden 216’ya yükseldi!
Silahlı muhalif örgüt olan Özgür Suriye Ordusu da Rusya’nın Suriye’deki çıkarlarını hedef alacak saldırılar düzenleceğini açıkladı.
İspanya Haber Ajansı EFE’ye konuşan Özgür Suriye Ordusu Komutan Yardımcısı Malik el Kurdi, Rusya’nın Suriye rejimine verdiği desteği geri çekmemesi halinde, Suriye’deki Rusya’nın çıkar merkezlerini hedef alan saldırılar düzenleyeceklerini söyledi. Türkiye’deki mülteci kamplarında yaşayan el Kurdi, “Suriye halkına zarar verenler bizlerin de hedefi olacaktır” dedi.
ŞAM