Buğdayın öğütüldüğü su değirmenleri (Aş) bir zamanlar Kürdistan’ın vazgeçilmez üretim araçlarındandı. Zamanla yassı, yuvarlak taşlara yerini bırakan değirmenler, günümüzde ekmeği doğallığından uzaklaştıran fabrikalara dönüştü. Daha çok kırsal kesimin ihtiyaçlarını karşılayan değirmenler, teknolojiye inat el emeği katılarak arpa, mısır ve buğday öğütmeye devam ediyor. Rıha’nın (Urfa) Heweng (Bozova) ilçesinde değirmencilik (Qeraş) yapan 41 yaşındaki Suphi Avcı, fabrikalarda una katkı maddesinin konulduğunu ve sağlıksız olduğunu, kendilerinin ürettiği unun ise saf ve daha sağlıklı olduğunu söyledi.


Fabrika unu sağlığa zararlı

Avcı, aile mesleği olarak bildikleri qeraşlıktan geçimlerini sağladıklarını dile getirdi. Mesleğin bitme aşamasına geldiğini vurgulayan Avcı, “Şimdi fabrikalar benim günde öğüttüğüm 10 torba yerine bin torba öğütüyor” diyerek, teknolojinin mesleklerini vurduğunu söyledi. Yurttaşların da hazır una rağbet ettiğini kaydeden Avcı, “Bize gelen buğday doğal ortamda ve katkı maddesi olmadan una döner. Ancak fabrikalar birçok katkı maddesi katıyor. Bu sebeple bizimki doğal ve sağlıklıdır. Fabrikalar beyazlatmak için kattıkları maddeleriyle sağlığa zarar veriyor. Yurttaşlar bunu bilmeden gidip fabrikasyon un alıyor ve sağlıklarına zarar veriyor” dedi.


Dastalıklara deva un

Kendi ürettikleri unun bağırsakları daha iyi çalıştırarak sindirim sistemine ve içindeki kepekle şeker hastalığına faydalı olduğunu belirten Avcı, qeraşlık mesleğini şöyle anlattı: “Bir torba buğdayı 2 TL’ye öğütüyoruz. Bize gelen buğdayı selektör makinesine atarız. Selektör makinesi buğdayı taş ve toprak gibi maddelerden ayıklar. Ondan sonra öğütme makinesinde öğütülür. Son olarak ta elek makinesinden un ile kepek ayıklanır, ayrı torbalara boşaltılır.” Buğdaydan çıkan kepeği genelde hayvan yemi olarak sattıklarını dile getiren Avcı, elde edilen kepeğin aynı zamanda una karıştırılıp kepekli ekmek üretimi içinde kullanıldığını belirtti. 


 DİHA/RIHA