Siyasal ve Sosyal Araştırmalar Merkezi (SAMER), çatışma ve sokağa çıkma yasakları döneminde Sur’da zorla göç ettirilen 4 bin 144 kişiyle yüz yüze yaptığı görüşmelerden elde ettiği veriler, “kentsel dönüşüm” ile sürdürülen göçün sonuçlarına ışık tutuyor. 25 Mart-25 Nisan 2016 arasında göç dayatması öncesi ve sonrası sosyoekonomik durumları göz önünde bulunarak ailelerle yapılan detaylı araştırmada, devletin bir planlama olarak önüne koyduğu demografik yapıyı değiştirme politikasının amacına ulaşmadığını gösteriyor. SAMER Koordinatörü Yüksel Genç, bugünkü yıkımın sokağa çıkma yasaklarının devamı olduğunu söyledi.

Görüşmeye katılanların çok büyük bir çoğunluğu (yüzde 82,7), yaşadıkları konutun satılma veya el değiştirme gibi bir durumun olmadığını belirtiyor. Oturduğu konut için satın alma talebinin olduğunu söyleyenlerin oranı ise yüzde 3.1 (128 hane).

Yine işyeri sahiplerinin yüzde 44,2’sinin (144 işyeri) vergi kaydı ve ruhsatı bulunurken, yüzde 55,8’i (182 işyeri) vergi kaydı ve işyeri ruhsatına sahip değil. Göç sonrası işyeri sahiplerinin yüzde 78,7’si (259 işyeri) ticari faaliyetlerine devam etmezken, sadece yüzde 21,3’ü (70 işyeri) devam ediyor. İş kaybı yaşayanların oranı yüzde 30,7 (bin 253 kişi) olarak kaydediliyor.


Aileler birleşerek kaldı

Katılımcıların yüzde 92,8 (3 bin 788 hane) gibi yüksek bir oranı tüm aile bireylerinin göç sonrası birlikte yaşadıklarını ifade ediyor. Amed dışına başka bir kentte/yerleşim yerine göç edenlerin oranı yüzde 7,2 (289 hane); göç etmeyenlerin oranı ise yüzde 92.8 (3 bin 713 hane). 


Türk kentlerine gitmediler

90’lı yıllardaki zorunlu göç ile karşılaştırıldığında Suriçi’nden göçün Türk metropollerine doğru olmadığı, Kürt kentleri sınırları içinde kaldığı ve Türk metropollerinin Kürtler için artık tekinsiz yerleşim yerleri olarak yorumlandığı anlaşılıyor.


Barınma bedelleri düşük

Göç edenlerin yüzde 70.4’ü (2 bin 889 hane) kirada yaşadığını beyan ederken, yüzde 15.9’u (654 hane) akrabasıyla yaşıyor. Katılımcıların aylık harcamasının kaydedildiği rapora göre, yüzde 31,4’ünün (904 hane) aylık barınma harcaması 301-400 TL arasında. Aylık barınma harcaması 400-500 TL arasında olanların oranı yüzde 24.9 (717 hane), 201-300 TL arasında olanların oranı yüzde 18.6 (535 hane), 501-600 TL harcama yapanların oranı yüzde 10,6 (306 hane), 601-700 TL’nin oranı yüzde 6.2’nin (179 hane), aylık barınmaya harcanan en yüksek miktar olan 701 TL ve üzeri harcama sadece yüzde 3.9 (112 hane). Barınma için aylık harcamanın en düşüğü olan 200 TL ve altındakilerin oranı ise yüzde 4.4 (126 hane).


Çok azı yargıya gitti

Katılımcıların yüzde 31.7’si (bin 303 hane) kaldıkları evlerde ya Sur’dan göç eden başka bir aile ile ya tanıdıkları ya da akrabalarıyla birlikte ikamet ediyor. Katılımcıların yüzde 85.4 (3 bin 494 hane) gibi yüksek bir oranı, maruz kaldıkları zorunlu göçten ötürü ulusal ya da uluslararası herhangi bir yargı yoluna başvurmamış. Katılımcıların ancak yüzde 14.6’sı (598 hane) zorunlu göçe tabi tutuldukları için ulusal ya da uluslararası yargı yollarını kullanmış.


Dönmek istiyorlar

Katılımcıların yüzde 64.8’i (2 bin 660 hane) Sur’daki koşulların normale dönmesi halinde tekrar Sur’a dönmeyi düşünüyor. Katılımcıların yüzde 30,3’ü (bin 243 hane) ise Sur’a döndü. Yüzde 4.6’sı (190 hane) ise koşulların iyileşmesi halinde dahi geri dönmeyi düşünmüyor. Yüzde 0.4 (15 hane) ise geri dönüp dönmeme noktasında kararsız.


Kamulaştırmaya karşı

Görüşme yapılanların sadece yüzde 5.5’i (213 hane) kamulaştırma kararını onayladığını, yüzde 94.5’i (3 bin 688 hane) ise onaylamadığını belirtiyor. 


Devlet haklı, diyen 3 hane

Kamulaştırma kararını onaylayanların oranı ise yüzde 5. Bunların içinde ise sadece yüzde 1.9 (3 hane) devletin kararına saygı duyduğu için “Evet” diyor.

Çalışmanın 2015-2016 arasında süren sokağa çıkma yasağı ve ablukalar döneminde yaşanan yerinden edilme haline ilişkin olduğunu vurgulayan SAMER Yönetim Kurulu Üyesi Yüksel Genç, yerinden edilenlerin demografik sosyo-ekonomik ve kültürel dokusuna odaklandığını belirtti. 

Sur’un Alipaşa ve Lalebey mahalleleriyle başlayan yıkımı bu sürecin bir devamı olarak değerlendiren Genç, “Yasaklar sonrası ilk olarak 6 mahalle yıkıldı. Bu sokaklar hala yasaklı. Bu çalışmayı yaptığımız sırada sokağa çıkma yasağı henüz kalkmaya başlamıştı ancak abluka sürüyordu. Buna rağmen dönüşler başlamıştı. Şimdi yıkılan ve hala ablukası süren 6 mahalle dışındakiler dönmüş durumda. Alipaşa ve Lalebey de yıkımla beraber dönenlerin bir kısmı tekrar yerinden ediliyor” diye konuştu. 

Genç, yıkım ve kamulaştırmaya karşı çıkanların özelikle 90’lı yıllarda köylerden gelen zorunlu göç mağduru olduklarına dikkat çekti.  


 AMED