
Türkiye yeni bir genel seçime doğru gidiyor. Bu seçimde ya AKP'nin otoriter hegemonik zihniyeti ve politikası durdurulacak ya da Türkiye şiddetli bir çatışma dönemine girecek. Çünkü AKP'nin mevcut hegemonya kurma anlayışı başka bir biçimde sonuç ortaya çıkarmaz. Zaten AKP'nin yeni güvenlik yasa paketini gündemleştirmesi de bu hegemonyasına karşı çıkacak halkı bastırmak içindir.
AKP'nin hegemonya kurma çabasını önleyecek demokratik siyasi bir hamleye ihtiyaç vardır. Bunun da gerçekleşmesinin tek yolu HDP etrafında bir seçim bloğunu ortaya çıkarmaktır. HDP etrafında kurulacak bir seçim ittifakı esas olarak AKP'nin gasp ettiği milletvekillerini geri alacaktır. AKP'nin seçim barajı nedeniyle çaldığı 25-30 milletvekili HDP etrafında oluşan ittifaka geçecektir. AKP seçimden ancak böyle darbe yiyerek çıkar. Hiçbir ittifakın, hiçbir partinin, hiçbir seçim çalışmasının AKP'den almayacağı milletvekilini HDP alacaktır. Birazcık seçim mühendisliğinden anlayan herkes bu gerçeği görebilir. Zaten AKP'nin ''HDP barajı aşmaz'' diye bir algı yaratmak istemesi bu nedenledir.
Kaldı ki HDP etrafında oluşacak bir ittifak sadece AKP'nin meclis aritmetiğini bozmayacak, oluşturacağı toplumsal tabanla güçlü bir halk muhalefeti ortaya çıkaracaktır. Meclisteki güçlü demokratik siyaset grubuyla bu toplumsal taban birleşerek her türlü hegemonya eğilimini durduracaktır. 12 yıllık AKP hegemonyasına bu demokratik ittifak son verecektir. AKP hegemonya peşinde koşmaktan vazgeçecektir. Ya halk muhalefetini dikkate alacak ya da aşılacaktır.
HDP etrafında oluşacak bir radikal demokratik ittifak ve sol güçlerin HDP etrafında bir blok oluşturmasını AKP de CHP de istemiyor. Çünkü her ikisi de mevcut siyasal sistemi kendi iktidarları altında sürdürmek isteyen güçlerdir. AKP böyle bir ittifakla saltanatının sona ereceği korkusunu yaşarken, CHP ise bu ittifakla sahte demokratik, sahte sol yüzünün açığa çıkarak gerçek bir demokratik hareket ve demokratikleşme seçeneğinin ortaya çıkmasından ürkmektedir. Böylece Türkiye halklarının demokrasi özlemini kendinde tüketen ve bitiren bu siyasal yapılanma aşılacaktır. Bu eşik aşılarak gerçek demokrasi ve özgürlüklerin önü açılacaktır. Solu saptıran, solu devlet ipoteğinde tutan bu baraj da yıkılacaktır. Böylece Türkiye'de sağ da sol da gerçek zeminine oturacaktır.
CHP hala solu kendi yedeğine almak istiyor. HDP etrafındaki sol ittifakı boşa çıkartarak sisteme, dolayısıyla AKP'ye son hizmetini yapmak istiyor. CHP ile seçim ittifakı yapacak bir sol, hiçbir sinerji ve artı ortaya çıkarmayacaktır. Bu nedenle ''CHP ile ittifak yapalım, AKP'nin önünü keselim'' tezinin hiçbir gerçekliği yoktur. Sadece milletvekilleri biçiminde düşünsek bile böyle bir ilişki bırakalım 25-30 milletvekilini, AKP'den 5 milletvekili bile zor koparır. Kaldı ki böyle bir ilişki ve ittifak toplumda bir heyecan ortaya çıkartmaz. Türkiye'nin devrimci demokratik potansiyelini harekete geçirerek AKP'nin önünü kesmez. Ancak HDP'nin devrimci demokratik potansiyeli diğer sol, sosyalist ve diğer devrimci demokratik güçlerin ortaklaşması Türkiye'de yeni bir dönem ve tarih başlatır. Bunu görmemek gerçekten de ya kafayı kuma gömmek ya da sistem karşıtı bir irade gösterme gücünde olmamaktır.
CHP ile HDP ortaklaşsın diyenler ise gerçekçi olmayanlardır. CHP ne HDP'ye 50-60 milletvekillik kontenjan verir, ne de HDP ile açık bir ittifak içine girer. CHP, HDP ve çeşitli sol güçlerin bir araya gelmesi ne halkta heyecan yaratır, ne de bir sinerji ortaya çıkarır. CHP ile böyle bir ilişki Cumhurbaşkanlığı seçimindeki fiyaskodan daha büyük bir fiyasko ortaya çıkarır. Kaldı ki CHP Türkiye'nin sorunlarına köklü çözüm getirecek bir parti değildir. Türkiye'nin SYRİZA gibi sistem dışı bir toplumsal harekete ihtiyacı vardır. Türkiye'nin en temel sorunlarında AKP'den farklı politika ve projeleri olmayan bir partiden bir şeyler beklemek amiyane deyimle katırdan doğum beklemek gibi bir şey olur.
Türkiye; Kürtleri, Alevileri, sosyalistleri, sol demokratları, Müslüman demokratları, aydınları, sanatçıları, Türkiye'nin demokratikleşmesini isteyen herkesi bir araya getirecek bir ortam ve fırsat yakalamıştır. Türkiye'nin devrimci demokratik birikimi HDP amblemi ile girilecek seçimle ortaya çıkacaktır. Bu umut ve heyecan daha geniş çevreleri etkileyecek ve Türkiye bir anda özlediği siyasi atmosferi yakalayacaktır. Özellikle son 40-50 yıldır yürütülen mücadeleyle ortaya çıkarılan tüm birikim bir araya gelerek muazzam bir sinerji yaratacaktır. Bundan daha büyük gelişme, bundan büyük heyecan verici bir proje olabilir mi?
Kürt Özgürlük Hareketi en başta da Türkiye'nin devrimci demokratik birikiminin harekete geçmesini sağlamak istemektedir. Buna kendi imkan ve gücünü zemin yapmak istemektedir. Böyle bir ittifakta ısrarımızı herkes böyle anlamalı ve buna göre hareket etmelidir.
NOT: Bir önceki makalemizde "herkes parayla geçinmek için her şeyi yapmaktadır" cümlesindeki "parayla geçinmek" ifadesinde bir yazım hatası olmuştur. Doğrusu "para ele geçirmek için" olacaktır.