
Avrupa Kürt İşverenler Derneği (AKEE), hafta sonu Türkiye ve Kürdistan’dan çok sayıda siyasetçinin katıldığı etkinlik düzenledi. Almanya’nın Frankfurt kentindeki etkinliğin ilk günü, geliri Kobanê’ye gönderilmek üzere dayanışma yemeği şeklinde oldu. İkinci gününde ise AKEE’nin 2. Olağan Kongresi yapıldı.
Holiday Inn Otel’deki AKEE bünyesinde faaliyet yürüten 300’e yakın Kürt işveren ile Kürt siyasetinin önemli isimleri bir araya geldi. İlk günkü Kobanê ile dayanışma yemeğinde HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, Amed Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Gültan Kışanak, Mardin Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanları Ahmet Türk ve Februniye Akyol, DBP Van Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Hatice Çoban, Amed Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Osman Baydemir, Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkanı Celalettin Birtane, KDP Temsilcisi ve işveren İdris Şevki, Prof. Mehmet Altan, AKEE Genel Müdürü Avukat Ahmet Yıldırım, AKEE Başkanı Ferhat Hasan Yirik birer konuşma yaptı.
Ferhat Hasan Yirik, açılış konuşmasında Ortadoğu’da, bütün toplumları etkileyen gelişmelerin yaşandığına dikkat çekerek, Kürtlerin bu dönemde her yönüyle güçlü olması gerektiğini söyledi. Yirik, Kürt işverenlerin bir çatı altında buluşmasının hem Avrupa’da, hem dünyanın diğer alanlarında Kürtlerin kendi kimliği ile tanınması açısından önemli olacağını kaydetti.
Ahmet Yıldırım ise Kürt İşverenler Derneği’nin 26 Ekim 2013’te 42 kurucu üye ile işe başladığını hatırlattı ve o günden beri yürüttükleri projeleri ve gerçekleştirdikleri görüşmeleri sinevizyon desteği ile anlattı.
Kurumlaşmanın önemi
HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, konuşmasında kurumlaşmanın önemine vurgu yaptı. Kurumlaşamayan bir toplumu, çölde bir yağmur damlasına benzeten Demirtaş, şunları söyledi: “Bu hayatın her alanı için geçerlidir. Eğer kurumlaşamıyorsak, bu suya yazı yazmak anlamına gelir. 100 yıl önce Ortadoğu, Amerika, İngiltere, Almanya ve Fransa gibi büyük güçler tarafından ellerinde cetvellerle çizilirken, Ortadoğu kendi aralarında paylaşılırken, bizler bir iki aile bir araya gelemeyecek kadar parçalanmıştık. Eskiden başkaları Kürt coğrafyasında ekonomik yatırımlar yaparken, Kürt çoğrafyasına şekil verirken bizler bir iki aile olarak bir araya gelemiyorduk.
Dışarıdan gelen sermayedarlar, kendi aralarında pazara yön veriyordu. Tek başına askeri alanın, tek başına siyasi alanın, tek başına sosyal alanın başarılı olma şansı yoktur. Özellikle ekonomi alanı diğer 3 alan ile ortak/aynı vizyon içerisinde birlikte çalışamazsa, bu fırsatı kaçırmış oluruz. 2115 yılında, yani 100 yıl sonra halen aynı konuşmaları yaparsak bu hepimizin utancı olur.”
Bütün kimliklerinizle var olun
Günümüzde ise Kürt halkının daha bilinçli bir şekilde kendi geleceğine sahip çıktığını ifade eden Demirtaş, şöyle devam etti: “Ezilen halkın işverenin tek kimliği işveren olması değildir. O aynı zamanda mazlumdur, ezilendir, mağdurdur… Aynı zamanda direnişçidir, siyasetçidir, savaşandır. Halkının yanında dayanışmacıdır. Bütün bu kimlikleriniz ile ancak varolabilirsiniz, başarabilirsiniz. Atacağınız her adım, halkların ekonomik, sosyal ve kültürel geleceğini etkileyecektir. Her yatırımınızı sosyal bir proje çerçevesinde ele almalısınız. Paranın her şeyi satın aldığı bir dönemde alternatifler oluşturmak, güçlenmek ve örgütlenmek zorundayız.”
Tek hayaliniz kar olmamalı
Kürt işverenlerin tek hayalinin sınırsız kar, aşırı para kazanma hedefi olamayacağını vurgulayan Demirtaş, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Yatırım yapılacak ise siyasi ve sosyal alan ile birlikte halkımızın ve ülkemizin yararına elini taşın altına koyarak, Kürt işvereni sıradan kapitalist işveren gibi davranamaz. Fedakarlık yapacak. Bir koyup on alma hesabı yapmayacak. Bir koyacak, on koyacak, belki yeri geldiğinde karşılığını maddi olarak alamayacak. Ama kendi ülkesinin yeniden inşasına yüzlerce devletleşmiş halkın devletsiz bir halka sunduğu bu tarihi fırsatta o da en büyük kazancı elde edecek. Halkına özgürlüğü, onurlu bir yaşamı armağan etmiş olacak. Bunun kazancı bire on edinilen kazançtan daha kıymetli, daha kalıcıdır ve her birimiz açısından daha şerefli bir kazançtır.”
Dayanışmacı kalkınma modeli
Kürt halkının ekonomik alanda sermaye üzerinden sömürgeleştirildiğine dikkat çeken Demirtaş, işverenlere hitaben, “Çevremize, doğamıza, kültürümüze ve kimliğimize sahip çıkarak yatırım yapmalıyız. Bu, toplumsal, dayanışmacı kalkınma modeli ile bu mümkündür” dedi.
Geleceğe yatırım yapın
Osman Baydemir ise milyonlarca insanını kaybeden Almanya’nın kendi küllerinden kendini yarattığını ve bugün dünyada ekonomik olarak lider pozisyonunda bulunduğunu söyledi. Ekonominin sadece bireysel zenginlik olmadığını, aynı zamanda toplumsal zenginlik olduğunu hatırlatan Baydemir, başta gençlere yönelik destek projelerine el atılması gerektiğini vurguladı. Baydemir, “Siz bir gencimizi ayda 100 Euro ile okutabilirsiniz, siz bir gencimizi 1000 Euro ile 4 yıl boyunca okutabilirsiniz. Bu sadece bireye değil geleceğinize bir yatırımdır. Bu aynı zamanda bir kalkınma ve güçlenmeye destektir” dedi.
Baydemir, konuşmasında Kobanê ve Şengal’deki direnişe de yer verdi. “Mücadele olursa mutlaka zafer olacaktır” diyen Baydemir, DAİŞ’e karşı Kürt bölgelerinin kendisini tekrar ve daha da güçlü yaratacağını vurguladı.
Mardin Belediye Eşbaşkanı Ahmet Türk de ancak Kürt sermayesinin birleşmesi üzerinden önemli toplumsal ve sosyal projelerin mümkün olabileceğini hatırlattı ve Kürdistan halkını kalkındırmak için önemli adımların atılması çağrısında bulundu.
Türk, Rojava direnişi ve devrimi hakkında da “Eğer Rojava’nın inşasına biz kendimizi hazırlayamazsak, bir çok şey kaçırabiliriz” dedi. Ekonomik yatırımlar ve tarımsal üretimin önemini tekrarlayan Türk, tarım birliklerinin, kooperatiflerin, sebzeleri uzun süre muhafaza edebilecek depolama sistemlerinin, kolektif üretim birimlerinin oluşması gerektiğini sözlerine ekledi.
Türk, konuşmasının devamında “Elbette bir işverenin kazanması lazım. Ama kazanırken, yerelde istihdam yaratması gerekiyor. Örneğin tekstil alanında Ortadoğu’da önemli bir pazar alanı oluşmuştur. Kürt sermayesi bu alanda önemli bir yer alabilir” dedi.
Kobanê‘de iki kez kazandık
Amed Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Gültan Kışanak da Kürt halkının bugün dünya dengelerini değiştirecek bir pozisyona geldiğini dile getirerek, “Kürt halkı uluslararası güçler ve Türk devletinin desteği olmadan Rojava’da 200 bin insanına sahip çıktı. Kürt halkı hem DAİŞ çetelerine karşı savaşta hem de göç eden yüzbinlerce insana yardım etme konusunda örnek teşkil etmiştir. Biz Kobanê’de iki kez kazandık. Birincisi direnerek, ikincisi ise dayanışmayı örgütleyerek. Direnişimizle kendi barışımızı oluşturacak bir duruma geldik. Toplumsal birliğimiz var” dedi.
Kışanak, Avrupa’da Kürtlerin oluşan bu güce her yönüyle sahip çıkması ve desteklemesi gerektiğini söyledi.
Kışanak, Avrupa’ya gelen bir çok göçmen grubunun kimliksizlikle karşı karşıya gelip dağıldığını ancak Avrupa’daki Kürt işverenlerin ülkesini unutmadıklarını, yönünü ülkesine döndüğünü bunun da çok önemli bir durum olduğunu dile getirdi.
“Birlikte büyüyelim, birbirimizin üzerinde basarak değil” vurgusunu yapan Kışanak, birlikte olmanın, güç kazanmanın geleceğe yatırım olduğunu hatırlattı. “Sermaye batmıyorsa, iş kuruyorsa, ekonomik alan açıyorsa öngörülüdür demektir” diyen Kışanak, “Geleceğin nerede olduğunu bilen kazanır ve bizler de geleceğimizin Kürdistand’a olduğunu görüyoruz. Sizler de bunu görüyorsanız, hep birlikte kazanacağız” şeklinde konuştu.
Ankara’nın taşeronu değiliz
Kışanak, konuşmasını şöyle tamamladı: “Biz Ankara’nın taşaronu değiliz. Bize bunu dayatıyorlar ama biz değiliz. Halkımızın neye ihtiyacı varsa biz onu gerçekleştirmek için varız. Halkımızın özgürlüğe ihtiyacı varsa, özgürlük mücadelesi vereceğiz. Halkımızın aşa, ekmeğe, işe ihtiyacı varsa, biz ekonomi mücadelesi vereceğiz. Halkımızın demokratik bir yönetime ihtiyacı varsa, biz o yöentimi inşa etme için halkımızla birlikte olacağız.”
Ortak elektrik üretimi
Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkanı Celalettin Birtane de konuşmasında Amed’e yapılan ve planlanan ekonomik yatırımları aktardı. Yakında ortak elektrik üretimin olacağının haberini veren Birtane, halk sermayesinin bu şekilde güç kazanacağını, köy-komün projeleri üzerinden Kürdistan genelinde bir kalkınmanın yaşanacağını söyledi.
İş, eğitim ve sağlığın bir toplumun üç yaşamsal alanı olduğuna dikkat çeken Birtane, Avrupa’da kimi işverenlerin Kürdistan’da kimi sektörde sörmürgeci bir tutuma girişmesinin tehlikeli olduğunu söyledi. Birtane, dört parça Kürdistan’dan işverenlerin ekonomik birliği sağlaması ve Oradoğu’da önemli bir güç pozisyonuna gelmesi gerektiğini söyledi.
Van Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Hatice Çoban, kürsüye çıkarken Mardin Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Februniye Akyol’u kürsüye davet etti. İki kadın siyasetçi ortak bir konuşma yaptı. Kadın siyasetçiler, Kürdistan’da kadının yeri, demokratik yaşam ve yeni süreç ile ilgili konuştu.
Konuşmasını Kürtçe yapan İdris Şevki de sermeyenin olduğu yerde ekonomik statü üzerinden siyasal değişimlerlerin de yolunun açık olduğunu belirtti. Şevki, bu konuda Avrupa’daki işverenlerin daha da güçlenmesini beklediğini vurguladı. Kendi halkına kalitesiz tüketim malzemeleri sunmamaları gerektiğinin vurgusunu yaptı ve bu konuda ortaya çıkan bazı durumlara yönelik eleştirilerini dile getirdi.
Şevki, konuşmasının devamında Kürt işverenlerin sömürgeci sermaye güçlerinin sunduğu ve toplumsal dengesizlik yaratan projelerden uzak durmaları gerektiğini vurguladı.
Prof. Mehmet Altan da Rojavalı direnişçileri kalem aldığı yazısını okudu.
Ödül töreni
Dayanışma yemeğinde ayrıca ödül töreni düzenlendi. Bu törende 4 ayrı ödül takdim edildi.Birinci ödül, son yılların en başarılı siyasetçisi vurgusuyla Demirtaş‘a verildi. Ekonomik Kalkınma dalında ikinci ödül ise Osman Baydemir’e verildi. Üçüncü ödül, basın emekçilerine gitti. Kobanê direnişini an be an yansıtan İsmail Eskin ve Ersin Çaksu’ya basın ödülü verildi. Dördüncü ödül ise Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası çalışanları adına AKEE Başkanı Ferhat Hasan Yirik’e verildi.
NİHAL BAYRAM/ŞAHİN BOZLAR/FRANKFURT