
100'ü aşkın kişi yaralandı. Vekiller yaşananların sistemli bir öldürme politikası olduğuna dikkat çekerek, Meclis araştırması açılmasını istedi.
AKP'nin savaş konseptinin başladığı 25 Temmuz'dan 3 Ekim tarihine kadar Şırnak ve ilçelerinde 43 sivilin katledildiğine dikkat çeken HDP milletvekilleri, sistemli bir öldürme politikasının uygulandığına dikkat çekti. "Katliamlar artık bir soykırım haline dönüştü" diyen vekiller Meclis araştırması açılmasını istedi.
HDP Şırnak milletvekilleri Aycan İrmez, Leyla Birlik, Faysal Sarıyıldız, Ferhat Encü, Şırnak’ta yaşanan ölümler ve hak ihlallerinin araştırılması amacıyla Meclis araştırması için önerge verdi.
Önergenin gerekçe bölümünde, AKP'nin devreye koyduğu savaş politikaları kapsamında sistemli bir şekilde ve aralıksız devam eden katliamların artık bir soykırım haline dönüştüğü belirtildi.
70 günde 43 sivil
Verilen önergede Şırnak ve ilçelerinde 25 Temmuz ile 3 Ekim tarihleri arasında polis ve askerlerin açtığı ateş sonucu Cizre'de 27, Silopi'de 6, Beytüşşebap'ta 4, İdil'de 1, Şırnak kent merkezinde 5 olmak üzere 43 sivilin yaşamını yitirdiği, 100'ün üzerinde kişinin de yaralandığı bildirildi.
Ölüm ve baskı cenderesi
"AKP ve Saray'ın savaş esaslı talimatlarından kendilerine vazife çıkaran kimi kolluk güçleri sivillere karşı düşman hukukunu bile geride bırakacak vahşi uygulamalara başvurmaktadır. Bütün Kürt illeri ölüm ve baskı cenderesine alınmış bulunmaktadır" denilen önergede, sistemli öldürme politikasının en yoğun uygulandığı yerlerden biri olan Şırnak ve ilçelerinde 25 Temmuz ile 3 Ekim günleri arasında 43 sivilin devlet güçlerinin açtığı ateş ya da attığı havan topları sonucu yaşamını yitirdiği, resmi olmayan rakamlara göre 100'ü aşkın kişinin de yaralandığı bilgisine yer verildi.
Vahşetin son vesikası
Sadece Cizre'de 8 günlük sokağa çıkma yasağı ile birlikte bine yakın yapının kurşunların hedefi olduğunun da kaydedildiği önergede, “Cizre’de ölülerini sokağa çıkma yasağından ötürü defnedemeyen yurttaşların çocuklarını ve annelerini derin donduruculara bırakmak zorunda kaldığı ibretlik kareler hafızalarda halen canlılığını korurken, Şırnak merkezde Hacı Lokman Birlik’in infaz edildikten sonra cansız bedeninin zırhlı araç ile sürüklenmesi Kürt halkına yaşatılan vahşetin son vesikası olmuştur. Saray’a bağlı gladio güçleri insanlığı ve vicdanları katledip, ağır suçlar işliyor, videosunu çekiyor, gizlemiyor, yayıyor, bilinmesini istiyor. Bilinçli olarak servis edilen bu görüntüler ülkeyi iç savaş gibi bir felakete sürüklemek amacıyla yapılmaktadır" denildi.
Devletin tarihsel refleksi
Önergede, devlet vahşeti 'Kürt halkının öz yönetim talebine karşı devletin verdiği tarihsel reflekslerinin bir devamı' şeklinde nitelendirilerek, "Kürtlerin eşit ve özgür yaşama iradesini ezme amacıyla yürütülen gayri nizami harbin yürütücüsü konumundaki AKP ve Saray ülkeyi bir ateş sarmalına sürüklemektedir. Türkiye’de insanlık suçu kapsamında değerlendirilecek ağır insan hakları ihlallerinin faillerinin bulunmaması, bulunmak istenmemesi, soruşturulmaması, kovuşturulmaması, yargılanmaması ve suçlu bulananların cezaya çarptırılmaması sivillere dönük vahşetin yegane müsebbibidir" ifadelerine yer verildi.
Meclis araştırması talebi
"Varto’da Ekin Wan adlı kadın gerillanın çıplak bedeninin teşhiri, Cizre’de Hasan Nerse adlı gencin yaralıyken ellerine ters kelepçe vurularak infaz edilmesi, Bünyamin İrci adlı çocuğun yaralı olduğu halde katledilmesi, Kürt halkının evlatlarına ait mezar yerlerinin bombalanması, Hacı Lokman Birlik’in infaz edildikten sonra sürüklenmesi Türkiye’de insanlığın tükenişi olmuştur" denilen önergede, yargısız sivil infazların, katliamların durdurulması, infazlardan sorumlu kolluk güçleri ile mülki amirler hakkında etkin bir soruşturmanın yürütülmesi, delillerin ve tanıkların dinlenerek sorumluların yargı önüne çıkarılması için Meclis Araştırması açılması talep edildi.
ANKARA