Dr. Özlem B. GALİP ozlemgalip@hotmail.co.uk Ulusal Sağlık Servisi’nin (NHS) 70.yıl dönümü başkent Londra’da büyük protestolar eşliğinde kutlandı. Protestoya yaklaşık 40 bin kişi katıldı. Protestoda ortak motto Başbakan Therasa May’in istifasına ilişkin oldu. İngiltere’de sağlık yavaş yavaş özelleştirilirken kamu kesintilerinden ötürü insanların hayatlarına mal olacak derecede kötüleşmeye başladı. Muhafazakar Parti 2010’da hükümet parti olur olmaz ilk işi Ulusal Sağlık Servisini özelleştirmeye başlaması olmuştu. Sağlığa ayrılan ödenekleri yavaş yavaş azaltmaya başladı. Saatlerce acil servis kuyruğunda bekleyen hastalar, ameliyat olmayı aylarca bekleyen hastalar, hastanene yatak bulunamadığı için sedyede bekletilip hayatını kaybeden hastalar derken bunların hepsi halkta büyük bir öfkenin birikmesine sebebiyet verdi. Sağlık skandalları, geçtiğimiz Cumartesi günü binlerce kişiyi sokaklara döktü. Sağlık çalışanı eksiği olmasına rağmen binlerce yabancı doktorun çalışma vize başvuruları ret edildiğini belirteyim. Son beş ayda ret alan yabancı doktor sayısı 2,300 dolaylarında. Mesela 6 Kasım ve 5 Nisan arası 3,597 doktor çalışma vizesine başvurmuş ve bu başvurulardan sadece yüzde 34’ü başarılı olmuş. Hastane müdürleri ve çalışanları yüksek taleple baş edemedikleri ve kalitesiz sağlık servisi sunduklarına dair hükümete defalarca açık mektup yazdılar ama hükümet oral bile olmadı. Yılda ekstra 3,500 doktora ihtiyaç olduğunu sağlık kuruluşları aleni bir şekilde ortaya koysalar da hükümetin sert göçmen politikası, insan sağlığından belli ki daha önemli. Haziran ayının başında May, sağlığa 20 milyar sterlin ek ödenek ayırdı. Bu paranın Brexit için ayrılan paradan alındığı haberleri ek ödenek sevincini de yarım bıraktı. May elbetteki tek sorumlu değil, ama çok da masum değil. İki yıldır sadece Başbakanlık koltuğunda. NHS’in düşüşü çok öncesinden başladı. May, Başbakan olmadan önce İçişleri Bakanıyken ülkenin göçmenlik politikasının şekillenmesinde büyük rol oynamıştı. Senelik yabancı çalışan sınırını 20 binde sınırlayanların başında geliyor May. Ülkede onca mühendis, teknik ve sağlık çalışanı eksiği olmasına rağmen kotayı bu hale getirdi. Bu kota sınırlamasını geçici olarak kaldırmasını hükümetten isteyen üç resmi İngiliz kurumunun talebini geçen ay ret eden yine May oldu. Doktor açığını da tıp okuyan öğrencilerin hastanelerde çalışmasına karar vererek kapatmaya çalışıyor. 2020’de yürürlüğe girecek bu karar halkın çoğunluğunu endişelendiriyor. Henüz mezun olmamışlar tarafından tedavi olmak haliyle korkutuyor. Sağlık ve Brexit itirazları yükselirken bir yanda Muhafazakar Parti içerisinde kırılmalar ve bölünmeler gittikçe artıyor. Bir parti değil de bir kaç partiymiş gibi farklı sesler yükseliyor hükümetten. Tüm bunlar ana muhalefet parti İşçi Partisi lideri Jeremy Corbyn’i daha favori bir Başbakan adayı kılıyor haliyle. Bu yüzden de Muhafazakar Parti’nin önde gelen kişileri bu hafta sonu bir araya gelip bir sonraki seçimlerde olası bir İşçi Partisi hükümetini engelleme planları yaptılar. İstedikleri kadar plan yapsınlar bir şey değişmeyecektir. Ülkeyi uçuruma götüren politikaları devam ettikçe Corbyn bir sonraki genel seçimlerde favori konuma gelecektir.