Sağlık reformunda uzlaşma arayışı
Dünya Haberleri —

Almanya hükümet/ foto:AFP
- Almanya'da koalisyon ortaklarının, sağlık reformunun son detayları üzerindeki müzakeresi sürüyor. 2027 bütçesinin ana hatlarındaki görüş ayrılıklarına rağmen bugünkü kabinede uzlaşıya varılması hedefleniyor.
Almanya’da Federal Hükümet, önümüzdeki haftalarda ve aylarda, bütçedeki açıklar nedeniyle birkaç büyük reformu hayata geçirmek zorunda. Bu yolda ilk büyük adım, bugün kabine toplantısında oylanacak olan sağlık reformu olacak. Aynı oturumda 2027 bütçesinin temel parametreleri de ele alınacak.
Koalisyon ortakları, kabine toplantısının sonunda planlandığı şekilde gerekli kararların alınacağı konusunda son dönemde iyimser görünüyor. CDU/CSU Bundestag Fraksiyonu’nun kapalı oturumunda konuşan Başbakan Friedrich Merz, sağlık reformuna ilişkin hükümet tasarısının, son görüşmelere rağmen fiilen “tamamlanmış ve karara hazır” olduğunu belirtti. SPD Fraksiyon Başkanı Matthias Miersch da benzer bir açıklama yaptı. Pazartesi akşamı 'tagesthemen' programında “Çarşamba günü kabine kararı çıkmasını herkesin istediğini düşünüyorum” dedi ve özellikle yasal sağlık sigortası için hazırlanan tasarruf paketinde görüş ayrılıkları gördüğünü ifade etti. CSU Eyalet Grubu Başkanı Alexander Hoffmann da koalisyonun uzlaşmaya varacağını öngördüğünü, ancak bunu takip eden parlamento görüşmelerinde bazı değişikliklerin olabileceğini kaydetti.
Sağlık reformu ne içeriyor?
Sağlık hizmetlerinin maliyetleri yıllardır sürekli artıyor. Bu nedenle Federal Hükümet, yasal sağlık sigortasının kapsamlı bir şekilde reforme edilmesi konusunda hemfikir. Sağlık Bakanı Nina Warken’in (CDU) hazırladığı orijinal tasarıya göre; önümüzdeki yıl yaklaşık 20 milyar euro tasarruf edilmesi hedefleniyor. Aynı zamanda sigortalıların prim oranlarının sabit tutulması amaçlanıyor. Bu süreçte özellikle sigortalıların önemli fedakârlıklarda bulunması gerekiyor: Örneğin ücretsiz aile sigortası kapsamı daraltılacak, ilaçlara yapılan katılım payları yükseltilecek, prim hesaplama sınırı yukarı çekilecek, hastalık ödeneği ve çocuk hastalık ödeneği kısılacak. Ayrıca iki yılda bir yapılan cilt kanseri taraması ve homeopati gibi bazı hizmetler listeden çıkarılacak. Tasarıda yalnızca sigortalılar değil, hizmet sunucularının (doktor muayenehaneleri, hastaneler ve ilaç üreticileri) da katkı sağlaması bekleniyor. Reuters haber ajansı, yeni bir taslağın hazırlandığını ve tasarruf hedefinin 16,3 milyar euroya düşürüldüğünü bildirdi.
Ortaklar ne diyor?
SPD, sunulan tasarıyla tamamen aynı fikirde değil. Özellikle “yükün ağırlıklı olarak sigortalıların sırtına yıkılması” eleştirisini dile getiriyor. Fraksiyon Başkanı Miersch, tagesthemen programında bunu “dengesizlik” olarak nitelendirdi. SPD’nin Birinci Parlamento İşleri Müdürü Dirk Wiese ise ARD ve ZDF’nin Morgenmagazin programında, partisinin özellikle hastalık ödeneği, aile sigortası ve diş protezleri konusuna odaklandığını belirtti. Reformun gerekli olduğunu, ancak “sosyal açıdan dengeli olması gerektiğini” vurguladı. Hem Wiese hem de Miersch, sigortalıların yükünü azaltmak için ilaç endüstrisinin daha fazla katkı sağlamasını gündeme getirdi.
Birlik’ten (CDU/CSU) de tasarruf planlarına yönelik eleştiriler geliyor. CSU, özellikle ailelere getirilecek ek yüklerden rahatsız. CSU Lideri Markus Söder, “Eşler için ücretsiz aile sigortasının kaldırılması CSU için söz konusu değil” dedi. CSU Sağlık Politikacısı Emmi Zeulner ise “Sağlık sisteminde gerekli reformların arkasındayız, ancak bunlar adil, dengeli ve halk tarafından anlaşılabilir olmalı” diye konuştu.
ARD'ye göre; çözülmemiş bir diğer konu ise Bürgergeld (vatandaşlık parası) alanların sağlık masraflarının karşılanması. Birlik partileri, bu maliyetlerin artık yasal sigortalıların primlerinden değil, federal bütçeden karşılanmasını istiyor. Bu da federal bütçeye yaklaşık 12 milyar euro ek yük getirecek. SPD’li Maliye Bakanı Lars Klingbeil ise buna karşı çıkıyor. SPD Sağlık Politikacısı Christos Pantazis bir uzlaşı önerisinde bulundu; Federal hükümetin katkısı gönüllü yasal sigortalılar için ödenen asgari prim yönünde kademeli olarak artırılmalı. Bu, ilk aşamada bütçeye yaklaşık 4 milyar euro ek yük anlamına geliyor.
Sağlık Bakanı Nina Warken, kendi tasarısına yönelik değişiklik önerilerine açık olduğunu belirtti ama paketin toplam tasarruf hacminin korunması ve tüm tarafların katkı sağlaması şartıyla.
Çıkmazlar neler
Federal bütçedeki büyük açıklar nedeniyle son dönemde borç freni (Schuldenbremse) konusu yeniden tartışma yarattı. SPD Fraksiyon Başkanı Miersch, tagesthemen’de, İran krizi Almanya’da ciddi ekonomik sonuçlar doğurmaya devam ederse borç freninin askıya alınmasının gündeme alınabileceğini savundu. Birlik partileri ise bu fikre kesin karşı çıkıyor. CDU Genel Sekreteri Carsten Linnemann, yeni borçlanma tartışmasını “siyasi tembellik” olarak nitelendirdi. Başbakan Friedrich Merz için de yeni borçlanma gündemde değil. Almanya’nın bu konuda “kabul edilebilir sınırın oldukça yakınında” olduğunu belirtti. CSU Eyalet Grubu Başkanı Alexander Hoffmann ise “Bütçe acil durumu diye bir şey yok, aksine bütçeyi konsolide etme konusunda net bir görevimiz var” dedi.
Öte yandan SPD’li Dirk Wiese, ARD ve ZDF’nin ortak Morgenmagazin programında meslektaşı Miersch’i destekleyerek, “İran savaşının şiddetlenmesi durumunda ne yapılabileceğini şimdiden sormanın doğru olduğunu” söyledi. Ancak bunun bugün karar verilecek bir konu olmadığını da ekledi.
Başbakan Merz ise görüş ayrılıklarına rağmen kabinede bütçe kararının tehlikede olmadığını düşünüyor. Sadece ana hatlar ve genel yapının belirleneceğini, birçok detayın daha sonra tartışılabileceğini belirtti.
Süreç nasıl işleyecek?
Kabinede alınması beklenen kararlar, sağlık reformu ve 2027 bütçesinin tamamlanması yolunda sadece ilk adım niteliğinde. Ardından Bundestag ve Bundesrat’ta görüşmeler ve oylamalar yapılacak. Dirk Wiese’ye göre hedef, sağlık reformunun yaz aylarına kadar parlamentodan geçirilmesi. Büyük bütçe tartışmasının ise yılın ikinci yarısında yapılması planlanıyor. BERLİN












